Dersim'de bir mağarada 1935 yılına ait mermiler

1938 Dersim soykırımında Laç deresinde hayatını kaybedenlerin yakınları, 76 yıl aradan sonra yasaklı bölgeye girerek yakınlarının kemiklerine ulaştı.

Tunceli merkez ve farklı yerlerinde 1938 yılında başlatılan Dersim Harekatı'nda, aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun olduğu binlerce insan öldürüldü.

Öldürülenlerden bazılarının aileleri, uzun uğraşların ardından cesetlere ulaşıp cenazelerini alırken, çok sayıda kişi ise öldürülme korkusundan yakınlarının cesetlerini dahi bulundukları yerlerden alamadı.

Harekat sırasında aileleri tarafından saklanan ancak askerler tarafından bulunan çok sayıdaki kız çocukları ise asker ailelerine verildi. Yine harekat sırasında öldürülmekten kurtulan çok sayıda aile, sürgüne gönderildi.

Harekatın ardından çok sayıda insanın öldürüldüğü Laç deresindeki Laç mağarasına 76 yıl sonra katliamda yakınlarını kaybedenler ve bir grup gazeteci girdi.

Yöre halkının anlatımına göre, Bor ve Venk köyleri civarında bulunan ve bölgedeki en büyük mağaraların başında gelen Laç mağarasına toplanarak hayatlarını kurtarmaya çalışan 400-500 kişi, günlerce bu mağarada aç ve susuz bir şekilde hayatlarını devam ettirdi.

Çoğunlukla çocukların ve kadınların kaldığı mağara, dere kenarına su getirmeye giden bir kadının askerler tarafından fark edilmesinin ardından anlatılana göre, uçaklarla bombalandı.

Sarp bir arazide olduğu için bölgeye girmekte zorlanan askerler, daha sonra mağaranın karşı tarafına yerleştirdikleri toplarla mağarayı bombaladı. Mağaranın isabet alması sonucu çok sayıda insan hayatını kaybetti, çoğu yaralı ise kaçarken öldürüldü.

76 YIL SONRA YAKINLARININ KEMİKLERİNE ULAŞTI

Dersim 1938 olaylarında hayatını kaybeden çok sayıda insanın mezarının yerleri halen kayıp. Harekat sırasında babası kurtulan, amcası ve çocukları ile akrabaları öldürülen Hıdır Çiçek, güvenlik sebebiyle yasak bölge ilen edilen Laç mağarasındaki yakınlarının kemiklerine 76 yıl sonra ulaştı.

Babasının üst mağarada olduğu için sağ kurtulduğunu, ancak o günleri anlatırken sürekli ağladığını belirten Hıdır Çiçek, öldürülen insanlara ait kemikleri görünce gözyaşlarını tutamadı. Yığınlarla kemiklerin bulunduğu mağarada çeşitli eşyalar da aynen duruyor. Mağarada üretim tarihi 1935 yılı olan mermi kovanlarının bulunması da dikkat çekiyor.

Mağaraya sığınanların büyük bölümünün kendi yakınları olduğunu belirten Hıdır Çiçek, "Her şey ortada. Kemiklerin başında bir şey söylemek çok zor. Mağaraya ilk kez gelmeme rağmen sanki bu mağarada kalmış gibiyim. Bunları gördükten sonra ne söyleyebilirim ki? Aşiretlerin birçoğu buraya kaçıp geliyor. Burada başka bir mağara da var. Kurtulup kaçanlar o mağara sayesinde kurtuluyor. Askerler tarafından insanlar kırılıyor. İçerde cesetler tanınmıyor. Amcamın eşi ve çocuklarını bir kumaştan tanıyorlar. Babamın anlattıklarına göre bu mağarada 500 ile bin arasında insan varmış" dedi.

Uzun yıllar sonra Laç mağarasında öldürülenler için inceleme yapılmasını isteyen Çiçek, vahşet olan bu durum için bu mağaranın bir anıta çevrilmesini istediğini sözlerine ekledi.

Civar köyde oturan ve mağaraya 26 yıl önce amcası ile birlikte gittiğini belirten İsmail Ateş ise, "Burada görünenler insanın yüreğini parçalıyor. Çünkü küçük çocuk kemikleri, kafatasları, çok kötü bir görüntü var. Kendimizi çok zor tuttuk. Çok zor bir durum. Bir de diyorlar fareler gibi mağaralarda zehirledik. İşte gelsinler görsünler geçmişleriyle yüzleşsinler. Ne kadar acı ne kadar zor zulüm yaptıklarını görsünler" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.