Arat Saadetyan: Beşiktaş taraftarı Aras'ı yedirmez!

Beşiktaş Jimnastik Kulübü, 25 yaşındaki İstanbul doğumlu Ermeni oyuncu Aras Özbiliz’i Spartak Moskova’dan transfer etti.

Sağ kanat oyuncusu Özbiliz Moskova’dan İstanbul’a geldi.

Beşiktaş 25 yaşındaki oyuncu için Spartak Moskova ile 1.5 milyon Euro’ya anlaşmaya vardı.

Özbiliz, Hollanda’nın Ajax ve Rusya’nın Kuban Krasnodar takımlarında forma giydi.

İlk sezonunda Spartak formasıyla 32 maçta forma giyen 25 yaşındaki futbolcu, Ermenistan Milli Takımı’nda yaşadığı çapraz bağ sakatlığı sebebiyle 1 yıl sahalardan uzak kaldı.

SAT-7 Türk’ten Seyfi Genç, spor yazarı ve vivabesiktas.net sitesi editörü Arat Saadetyan ile Aras’ın transferini görüştü:

Aras Özbiliz’i tanıtır mısınız? Kimdir, neler yapmıştır?

Aras 1990 İstanbul Bakırköy doğumlu… Diyarbakırlı Ermeni bir ailenin çocuğu. Babası İhsan Özbiliz. İlginç bir anektod ilk soyadları Zibilizyan… Sonra soyadlarını değiştiriyorlar…

Aras doğduktan hemen sonra ailenin bir kısmı Hollanda’ya göç ediyor. Aras futbola 8 yaşında HVV Hollandia takımında başlıyor. Ardından Ajax akademisinin yolunu tutuyor ve eğitimini orada alıyor.

Yani çok iyi bir alt yapı eğitimine sahip Aras. Cv’nizde Ajax Akademisi varsa bu çok özel bir şeydir. Avrupa’nın en iyi alt yapı okulundan bahsediyoruz, haliyle dünyanın sayılı alt yapılarından. Buraya kolay giremezsiniz, yeteneğinizi göstermeniz gerekiyor. Onun dışında yeteneğinizi doğru kullanabileceğinize dair kişisel özelliklerinizi de göstermeniz gerekiyor.

Aras da yeteneklerini doğru kullanıyor, 2010 yılında A takımda şans buluyor. İlk maçına 28 Kasım 2010’yılnda VVV-Venlo karşısında çıkıyor. O maçta ikinci yarıda oyuna girip gösterdiği performansla teknik direktör Martin Jol’un övgüsünü kazanıyor.

Jol sonrası Frank De Boer da şans veriyor Aras’a. İlk golünü 3 Nisan 2011’de Heracles’e atıyor ve 2014 yılına kadar sözleşme imzalıyor Ajax onunla. Ancak bir sürpriz oluyor ve Mayıs 2012’de Rus ekibi Kuban Krasnodar, 1 milyon Avro karşılığında Aras’ı kadrosuna katıyor.

Burada 25 maça çıkıp 11 gol atıyor ve Spartak Moskova’nın dikkatini çekiyor. 2013’te 10 milyon Avro gibi sağlam bir transfer ücreti ile Spartak’ın yolunu tutuyor ama orada işler istediği gibi gitmiyor ve beklenen patlamayı bir türlü yapamıyor… Tabi sakatlıklar da yakasını bırakmıyor. En büyük şansızlığı bu. Orada ciddi bir sakatlık geçiriyor. 2014 yılında çapraz bağ kopması nedeniyle 8-9 ay sahalardan uzak kalıyor.

Aras 25 yaşında ve bu yaşına kadar birçok sakatlıkla mücadele ediyor ama bir şekilde üstesinden geldiğini söylemekte fayda var… Ancak bu sakatlıklar kariyerini ciddi şekilde etkiledi. Ajax forması giymek için bile sakatlıklar nedeni ile 20 yaşına kadar bekliyor. Bunun nedeni ise üç kez çok ciddi sakatlık geçirmesi, o yetenekte bir oyuncunun Ajax kültüründe 17 yaşında A takım formasını giymesi gerekiyordu…

O dönemki antrenörü Frank de Boer’in Aras yeteneklerini anlatan çok ilginç bir cevabı var bir soru üzerine “Üç kez ciddi sakatlık geçirdi ve bu sakatlıkların uzun süren rehabilitasyon süreçleri nedeniyle de bu zamana kadar beklemek zorunda kaldı. Çok fazla zorlukla mücadele etti, ancak her seferinde savaşarak bu mücadeleleri kazanmasını bildi. Ayrıca süratinden de bir şey kaybetmedi. Test sonuçlarına göre o halen daha takımın en hızlı oyuncusu” diyor 2010 yılında.

Aras’ın Beşiktaş’a transferi yıllardır gündemdeydi. Şimdi Beşiktaş yönetimi nasıl ikna etti Aras’ı?

Aras’ın 3 sezondur Beşiktaş ile adı anılıyor. Bursa ile de adı anılmıştı. Ancak Aras’ın transferi kolay bir transfer değil. Birincisi çok genç bir oyuncu, ikincisi o dönemler için maliyeti çok yüksek, üçüncüsü potansiyeli olan bir oyuncunun kariyer anlamında o yaşta Türkiye’yi seçmesi çok kolay bir şey değil.

İlk tercihleri Avrupa oluyor bu oyuncuların ki bu da çok doğal. Aras Beşiktaş’ı nasıl tercih etti? Aras birçok sakatlıkla mücadele etti ve Rusya’da beklenen patlamayı yapamadı. Kuban sezonu fena değildi ancak Spartak’ta geçirdiği yıllar kayıp yıllar. Orada forma şansı bulamadı, sakatlıktan yana da 8-9 ay oynayamadı. Aras’ın direk oynayacağı bir takıma ihtiyacı vardı. Bu anlamda Beşiktaş Aras için çok uygun bir takım.

Beşiktaş tarafından bakacak olursak Beşiktaş için harika bir transfer. 2 yıl önce 10 milyon Avroya transfer olmuş bir oyuncuyu 1.5 milyon Avro gibi bir transfere kapatıyorsunuz. İkincisi fazlasıyla yetenekli ve potansiyeli olan bir oyuncu. Yani her iki taraf için de transferin şartları oluşmuştu aslında…

Yönetimin Aras’la ilgili planı nedir? Real Vallecano’ya kiralık gitmesi, sahalardan uzak kalması nedeniyle bir hazırlık amaçlı mı? Yoksa bu transfer spordan çok ticari kaygılar mı taşıyor?

Aras özel bir oyuncu. Çok fazla sakatlık geçirmiş olması bir risk taşıyor ama potansiyeli bu riske değer, ikincisi ise aldığınız risk sadece 1.5 milyon Avro… Futbol piyasası için oldukça düşük bir rakam. Bu rakama bu yetenekte bir oyuncu ülke içinde alamazsınız dolayısı ile risk bile sayılmaz…

Planı ne Beşiktaş’ın? Aras’ın oynadığı bölgede şu an Beşiktaş’ta birçok oyuncu var. Dolayısı ile Aras bu sezon kiralanmasıydı forma şansı bulması çok zordu, onun için çok akılcı bir hareketle Real Vallecano kiralık gönderildi. Orada forma giymeyi başarırsa ki başarır bu onun maç eksiğini kapatır. Sezon sonu hazır bir şekilde Beşiktaş’a döner.

Gelecek sezon içinse Beşiktaş’ın Gökhan Töre’yi ciddi bir rakamla Avrupa’ya pazarlayacağı konuşuluyor. Ki Töre ve Aras aynı bölgenin oyuncuları. Dolayısıyla Beşiktaş Töre‘den ciddi bir transfer ücreti ile kasasını doldurup, cüzi bir rakamla transfer ettiği Aras ile Töre’nin yerini doldurmayı planlıyor olabilir… Ancak şu da var, Aras eğer Real Vallecano’da ciddi bir performans sergilerse bol sıfırlı bir rakamla İspanya’ya da transfer olabilir. Her halükarda Beşiktaş kazanmış olur ama bir Beşiktaşlı olarak Aras’ı Beşiktaş forması ile seyretmeyi elbette ki çok isterim…

“TÜRKİYE’DE DOĞDUM VE DOĞDUĞUM TOPRAKLARA DÜŞMAN OLAMAM”

Aras Beşiktaş’a neler kazandırır? Gerek spor, gerek taraftar, gerekse de toplum üzerinde nasıl katkısı olur?

Aras’ın burada çok zorluklarla karşılaşacağı muhakkak. Daha şimdiden ırkçı yorumları görebiliyoruz sosyal medyada. Basın da mutlaka kaşıyacaktır, Aras’ı sorularla sıkıştıracaktır…. Ancak Ben Aras’ın Ermenistan’daki bir gazeteye verdiği röportajda “Ben Türkiye’de doğdum ve doğduğum topraklara düşman olamam” dediğini hatırlıyorum ki harika bir cümle. Bu cümle Aras’ın buradaki milliyetçi iklimle baş edebilecek insani değerlere sahip olduğunu gösteren bir cümle.

“BU KULÜBÜN ÇOK ÖZEL BİR TARAFTAR TOPLULUĞU VAR”

Bir de şunu söylemek lazım, Aras Türkiye’de oynayabileceği yegane kulübe geldi ve bu kulübün çok özel bir taraftar topluluğu var. Beşiktaş çok özel bir semttir, çok kültürlülüğün var olduğu bir semttir, demokrat bir semttir. Beşiktaşlılar için önemli olan şey Beşiktaş takımıdır.

Bunu şunun için söylüyorum. Türkiye’de milliyetçiliğin bu kadar yükseldiği bir dönemde Ermeni kimliğinizle önemli bir takımda futbol oynamak kolay iş değildir. Aras’ın en büyük kalkanı Beşiktaş semti ve Beşiktaş taraftarı olacaktır, Beşiktaş’ın çok kültürlü semt hali olacaktır. Beşiktaş taraftarı Aras’ı yedirmez. Hele bir de futbolunu oynasın siz o zaman görün tribünleri.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.