"Urfa'da katledilen gazeteciler IŞİD'i rahatsız eden şeyler yazıyordu"
dokuz8HABER/Oğul Doğa Gökşin

Urfa’da katledilen iki gazeteciden birisi olan İbrahim Abdülkadir’le aynı hücreyi paylaşan gazeteci arkadaşı dokuz8HABER’e konuştu: "Çıkardıkları gazete Rakka'da faaliyette bulunan RBSS IŞİD'i rahatsız eden şeyler yazıyordu."
 
Suriye’yi terk etmek zorunda kalarak Urfa’da “Ayn El Vatan” isimli bir gazeteyi çıkaran iki Suriyeli gazeteci IŞİD tarafından 1 Kasım seçimlerinden birkaç gün önce öldürüldü.
IŞİD’in Türkiye içinde iki gazeteciyi katletmiş olması gibi büyük bir olay dünya medyasının gündemine girdi ancak Türkiye’de 1 Kasım gölgesinde kalmışa benziyordu.
 
IŞİD SURİYELİ İKİ GAZETECİYİ TÜRKİYE’DE ÖLDÜRDÜ VE ÜSTLENDİ
 
Urfa’da aynı evde kalan ve tuttukları ofiste haftalık “Ayn El Vatan” isimli gazeteyi çıkaran İbrahim Abdülkadir gazetecinin yazı işleri müdürü, Fares Hammadi ise muhabir olarak görev yapıyordu.
Gazetecilerin öldürülme yöntemi ve bu iki gazetecinin kimlikleri ilk andan itibaren cinayetin IŞİD tarafından gerçekleştirildiğini düşündürttü. Cinayetleri geçen gün üstlenen IŞİD bu tahminleri haklı çıkardı. Seçimlerin gölgesinde kalmış gibi gözüken bu cinayetlerle ilgili her geçen gün ortaya çıkan yeni ayrıntılar konuyu daha güçlü bir şekilde gündeme taşımaya başladı.
 
İBRAHİM ABDÜLKADİR RAKKA’DAN HABER YAPAN ÖDÜLLÜ BİR AKTİVİST MEDYA AĞI OLAN RBSS ÜYESİYDİ
 
İbrahim Abdülkadir aynı zamanda 2015 yılında Gazetecileri Koruma Komitesi (The Committee to Protect Journalist) tarafından Uluslararası Basın Özgürlüğü ödülü alan Raqqa is Being Slaughtered Silently (Rakka Sessizce Katlediliyor) isimli aktivist medya grubu için muhabir olarak çalışıyordu. Rakka’da IŞİD’in yaptığı suçları belgeleyen bir haber aktivistleri muhabir ağı olan RBSS, bu faaliyetlerinden dolayı sadece ödül almakla kalmıyor aynı zamanda IŞİD’in ölüm listesinde de yer alıyor.
 
RAKKA’DA IŞİD HAPİSHANESİNDE KALAN İBRAHİM ABDÜLKADİR BURADA MUHAMMED’LE TANIŞTI
 
İbrahim Abdülkadir daha önce Rakka’da medya aktivsitliği yaparken IŞİD’e yakalanıyor ve hapse atılıyor. Burada da kendisiyle aynı dönemde yakalanan Muhammed’le hücre arkadaşı oluyor. Dokuz8HABER olarak Muhammed’e ulaştık ve kendisiyle katledilen gazeteci İbrahim’i ve Suriye’de özellikle IŞİD bölgesinde gazetecilik yapmanın, medya aktivistliğinin zorluklarını konuştuk:  
 
TÜRKİYE’DE YAŞAYAN MUHAMMED DOKUZ8HABER’E İBRAHİM ABDULKADİR’İ VE RAKKA’YI ANLATTI
 
Muhammed şu an Güneydoğu Anadolu’da yaşıyor ve fixer muhabirlik ve medya aktivistliği yapıyor. Can güvenliği sebebiyle tam ismini kullanmıyoruz. Fixer’ın işi, kurumsal bir medyada çalışan muhabir ile sahada bilgi kaynağı olan kişiyi buluşturmak. 
 
İBRAHİM’LE RAKKA’DA IŞID HAPİSHANESİNDE AYNI HÜCREDE KALDIK
 
İbrahim ile nerede, nasıl tanıştın?
 
Şöyle, İbrahim’le Rakka’da IŞİD’in elinde tutukluyken tanıştım. Gözaltına alındıktan birkaç gün sonra başka bir zindana, odaya taşıyorlar. Orada buluşuyoruz. Aynı köşede, aynı battaniyenin üzerinde yatıyorduk. Bir de ortak arkadaşlarımız vardı ve bu ikimizi kaynaştırdı.
 
O senden önce mi tutuklanmıştı?  
 
Evet benden önceydi. IŞİD’e karşı savaşan Özgür Suriye Ordusu’na bağlı Ahfad el Resul’da habercilik yapıyordu. O suçla yakalandı. İspat edilemeyince bırakmışlar. İbrahim hapishanede on gün falan kalmıştı.
 
HAPİSHANE KOŞULLARI
 
İbrahim’in senin de hapisten kurtulmanda bir payı oldu mu?
 
Zar zor içeriye bir kurşun kalem içi kaçırılmıştı. İçeriye girip çıkarken hep arama olurdu ama buna rağmen kurşun kalem içi içeriye sokulabilmişti. Kağıt paraların üzerimizde durmasına izin veriyorlardı, onunla dışarıya mesaj gönderiyorduk. Yolladığım mesajlardan birini o taşımıştı. Arkadaşlarımla bağlantı kurabilmesi için bir şeyler yazmıştım.
 
Sonrasında İbrahim Türkiye’ye geliyor. Urfa’da haftalık bir gazete çıkarıyor. Peki, başka işler yapıyor muydu?
 
İBRAHİM’İN SURİYELİLERİN SORUNLARIYLA İLGİLİ URFA’DA ÇIKARDIĞI GAZETE GİZLİCE SURİYE’NİN KUZEYİNDE DAĞITILIYORDU
 
Aynı zamanda Rakka Sessizce Katlediliyor grubunun bir üyesi. O grup için birşeyler yapıyordu. O grup için Rakka’da da çalıştı. Çıkardığı gazete Urfa’ya göç eden Suriyeliler’in sorunları ve Rakka’da yaşananlarla ilgiliydi. Gazete Suriye’nin Kuzey bölgelerinde gizlice dağıtılıyordu. Sosyal içerikli bir gazeteydi.
 
IŞİD İbrahim’i ve arkadaşını neden öldürdü sence?
 
İBRAHİM’İN ÇIKARDIĞI GAZETE VE RBSS IŞİD’İ RAHATSIZ EDEN ŞEYLER YAZIYORDU
 
Çıkardığı gazete ve özellikle RBSS, IŞİD’i rahatsız eden şeyler yazıyordu. Aynı zamanda RBSS, IŞİD’in cinayetlerini belgelemeye, IŞİD’in bulunduğu bölgelerden dışarıya haber çıkarmaya çalışıyordu.

                       İbrahim Abdülkadir'in Urfa'da katıldığı bir eylem.
Ama IŞİD bunların birçoğunu kendi de yayınlıyor zaten.
 
“RESMİ OLARAK BİR YERDE ÇALIŞMIYORUM AMA BAĞLANTIYI BEN KURUYORUM, HİKAYEYİ HAZIRLIYORUM, BAZEN REUTERS BAZEN CNN GELİYOR HABERİ YAPIYOR”
 
IŞİD kendi propagandasını yapıyor. Ne diyor? Mesela “bu adam ajan,” Rusya ajanı, Amerika Ajanı diyebilir. “Ve ben bunu öldürüyorum” diyor. Bu grup ise tam tersini söylüyordu. “Bu adam Suriyeli, şunu, bunu yapmış zamanında.” gibi şeyler yazıyor. IŞİD “o, rejim yanlısı” dediyse bu grup gerçeği yazıp düzeltiyordu. IŞİD, çok basit şunu söylüyor “Biz devrimi desteklemek için bulunmuyoruz, biz İslam Devleti kurmak için buradayız”


Uluslararası Basın Özgürlüğü ödülü aldıktan sonra RBSS aktivisti tarafından Rakka sokaklarında çekildi. Rakka'dan IŞİD ve Rejim karşıtı haberler geçen grubun üyeleri IŞİD tarafından aranıyor. Bu fotoğraf bir bakıma IŞİD'e meydan okuma.

 Siz de muhabirlik ve “fixer”lık yapıyorsunuz.
 
Resmi olarak hiçbir yere çalışmıyorum ama bağlantıyı kuruyorum, bir hikaye hazırlıyorum, sonra da muhabirleri çağırıyorum, onlar geliyor haberi yapıyor. Bu bazen Reuters oluyor, bazen CNN.
 
Savaş ortamında medya aktivisti olmak toplumun işine nasıl yarıyor?
 
“BİZ KENDİ DAVAMIZI YAŞADIKLARIMIZI ANLATMAK İSTİYORUZ.”
 
Bizim bir davamız var. Bu davayı yabancı bir gazeteci, burada iki gün geçirip bir haber yazıp The Guardian’da yayımlayabiliyor. Ne yazık ki haberin normalde %50’si yanlış bilgilere dayanarak yazılmış oluyor. Biz kendi davamızı, yaşadıklarımızı biz anlatmak istiyoruz. IŞİD “seksi bir hikaye” ve herkes onlardan bahsediyor. Ama biz başka şeylerden de bahsetmek istiyoruz. IŞİD kadar kötü bir rejim var. IŞİD benim canımı acıttı, arkadaşlarımı infaz etti ama sadece IŞİD üzerinde dolaşmak biraz rahatsız edebiliyor. Biz haber yaparken Esad rejimi ile ilgili haber yapmaya medyayı başka konulara da yönlendirmeye çalışıyoruz.
 
IŞİD “seksi bir hikaye” derken ne demek istiyorsunuz?


Sadece bugün (30 Ekim) Suriye’nin genelinde 100’den fazla insan hayatını kaybetti. Çatışmalar yüzünden, Rusya yüzünden. Özellikle batı medyası bununla ilgilenmiyor, bunu başlık yapmıyor. Ama ne zaman IŞİD birini kesse bu hemen haber oluyor, başlığa taşınıyor.  
 
Bu işin zorlukları neler? Mesela Türkiye’de haber takip ederken gözaltına alınan 2 VİCE NEWS muhabiriyle birlikte onlara fixerlik yapan Muhammed İsmail Resul da gözaltına alındı, tepkiler üzerine VICE muhabirleri serbest kaldı ama Resul hala Türkiye’de hapishanede.
 
“ARKANDA GÜÇ-DEVLET OLUNCA KURTULABİLİRSİN, BİZ GÖZALTINA ALINIRSAK KİM HESAP SORACAK?”
 
Suriye vatandaşı olarak bizim korunma durumumuz yok, “Geçici Koruma Yönetmeliği” zaten bir hak tanımıyor. Yurt dışında bir sıkıntı olursa seninle ilgili Büyükelçiliğini ararsın, müdahale edilir. Gördük de yani, Türk gazetecinin rejim tarafında bırakılmasını, Fransız vatandaşlarının IŞİD’in elinden kurtulmasını ve İtalyan kadınlarının serbest kalmasını gördük. Arkalarında güç olduğu için kurtulabilirler. Ama biz gözaltına alınırsak, kim hesap soracak. Büyükelçiliğin yok, adam gibi bir devletin kalmadı zaten, çalışma iznimiz yok. Gelen giden ezebiliyor. Resul, Iraklı. Irak da adam gibi bir devlet değil.
 
“ONLARCA HABER YAPTIM AMA GÜVENLİK NEDENİYLE SADECE ÜÇÜNDE İSMİM YAYINLANDI”
 
Bugüne kadar sadece bir haberde isminin geçiyor” olması Resul’ün gazeteci olmadığına dair kanıt sayılıyor. Bugüne kadar kaç haber yaptın? Kaçında İsmin yayımlandı?
 
Onlarca haber yaptım. Sadece üçünde ismim yayımlandı. Bunu güvenlik için yapmak zorundayız.
 
Siz de sonuçta haber yaparken IŞİD’le, YPG’yle veya ÖSO’yla ilgili bağlantı yakalayıp yapıyorsun.
 
O bağlantılar var zaten. Sonuçta ulusal basın için de haber yapıyoruz. O grupla ya da bu grupla bağlantıya geçmek gerekiyorsa geçiyoruz. Ki yaptık yani, Kobane olaylarında çatışmaya dâhil olan kişilerle görüştük.
 
“TÜRKİYE’DE DE KIRMIZI ÇİZGİLER VAR, ONLARI AŞARSAN TUTUKLANABİLİRSİN AMA GAZETECİYSEN AŞMAK ZORUNDASIN”
 
Bu sebeple Türkiye’de de yargılanabilirsin
 
Tabii ki aynen Resul gibi olabilir. Burada da bir takım kırmızı çizgiler var, onları aşarsan tutuklanabilirsin, ama gazeteciysen aşmak zorundasın, yoksa yaptığın haberin ne anlamı kalır. TRT haberleri gibi…Ama o kırmızı çizgilerin etrafında dolaşıyorsan eğer tehlikelerle karşılaşabilirsin.
 
Sahada olan bir muhabir olarak Türkiye’nin kırmızı çizgileri neler?
 
Dediğim gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin bir takım kırmızı çizgilerini hepimiz biliyoruz. PKK meselesi, Kürt bölgesinde bulunan insanların sıkıntılarının karartılmaya çalışılması ve sonra oradaki perdeyi açmaya çalışan tüm insanlar bu durumla karşılaşabiliyor.
 
Sen de birgün böyle bir durumla karşılaşabilirsin, o zaman ne yapılabilir?


Resul’le ortak arkadaşlarımız var. Ama bilmiyorum, ne yazık ki ben Resul için birşey yapamazken sen nasıl bir şey yapabilirsin benim için. Facebook profil fotoğrafını değiştirirsin, bir kaç tane yazı yazarsın. O kadar yani. Avukat tutmakla bile olmaz. Bunu konsolosluğun yapması gerekiyor. Ben Suriye rejimine karşıyken konsolosluğun böyle bir işlem yapacağını sanmıyorum. Diplomatik bir temsilcimiz yok.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.