'Tüm demokrasi güçleri IŞİD'e karşı durmalı'

Bazı temaslarda bulunmak üzere Türkiye'de bulunan Rojava heyeti, İstanbul'da bir grup, akademisyen, gazeteci, siyasetçi ve sivil toplum örgütü temsilcisi ile biraya geldi. Buluşmada, heyet içerisinde yer alan PYD MYK üyesi Beşîra Derwîş, demokratik özerkliğin halkların sorunlarına çare getirecek en yeni model olduğunu anlattı. Rojava Halk Meclisi Eş Başkanı Abdulsalam Ahmad ise tüm demokrasi güçlerini İŞİD'e karşı durma çağrısında bulundu.

Rojava'dan Türkiye'ye bir dizi temaslarda bulunmak üzere gelen Rojava Halk Meclisi Eş Başkanı Abdulsalam Ahmad başkanlığındaki Rojavalı siyasetçiler, İstanbul'da Suriye ve Irak'ta yaşanan son gelişmeleri paylaşmak üzere 78'liler Vakfı Girişimi'nin davetiyle İstanbul'da bir grup akademisyen, gazeteci, siyasetçi ve sivil toplum örgütü temsilcisiyle kahvaltıda bir araya geldi. Beyoğlu'nda bulunan Cezayir Restoran'da düzenlenen kahvaltıya Rojava Halk Meclisi Eş Başkanı Abdulsalam Ahmad, Kürt Sol Partisi Genel Sekreteri Muhammedê Musê, PYD MYK üyesi Beşîra Derwîş, TEV-DEM Diplomasi Komitesi Sözcüsü Çinar Salih'ten oluşan Rojava heyeti ile gazeteci Nazım Alpman, yazar Faik Bulut, akademisyen Hülya Gülbahar, gazeteci Murat Çelikkan, BDP İstanbul İl eş başkanları Emrullah Bingül ve Arife Çınar, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi, gazeteci, akademisyen katıldı.

'KÜRT HAREKETİ OLARAK ROJAVA HAKKINDA ÜÇÜNCÜ BİR YOL DENEDİK’

Kahvaltının ardından 78'liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, açılış konuşması yaptıktan sonra Rojava'dan gelen heyet üyeleri konuştu. Rojava Halk Meclisi Eş Başkanı Abdulsalam Ahmad, PYD adına herkesi selamlayarak konuşmasına başladı.

Ahmad, halkların 1963'ten beri Baas rejiminin yönetimi altında asimilasyon politikalarına maruz kaldığını, Kürt halkının da çeşitli sürgün politikalarına maruz bırakıldığını söyledi. Admad, "Ama halklar bu politikalara baş kaldırdı. Kürt halkı da bu halklarla birlikte eylemlere katıldı" dedi. Kendi tercihlerinin barışçıl yöntemlerle çözüm olduğunu belirten Ahmad, Suriye rejimi barışçıl eylemleri başka mecraya itelediğini ve kendilerinin de Rojava'da üçüncü bir yol denediklerini söyledi. Suriye'deki çatışmaların mezhepsel çatışmalara ve egemenlik savaşlarına dönüşmeye başladığını belirten Ahmad, Rojava'yı bu egemenlik savaşından uzak tuttuklarını ve kitlesel halk eylemlilikleri ile halkın devlet kurumlarına el koyduğunu söyledi.

'HALKLARIN İHTİYAÇLARINI GİDERECEK TÜM KURUMLAR KURULMUŞ DURUMDA’

Afrin, Cizire ve Kobane'de kantonları ilan ettiklerine işaret eden Ahmad, Cizîre'de rejim güçlerinin hala mevcut olduğunu ancak Rojava'nın tamamının kendi kontrollerinin altında olduğunu söyledi. YPG'nin ÖSO'ya karşı durduğunu ve daha sonra El Nusra ve şimdi de IŞİD'in bölgelerine saldırmaya çalıştığını dile getiren Ahmad, "Büyük bir direnişle YPG bu saldırıları kırdı. Bizim bölgelerimizde şimdi de facto bir hükümet kurulmuş durumda. Yasal kurumlarımız ve yasalarımız var. Halkların ihtiyaçlarını giderecek tüm kurumlar kurulmuş durumda. Cizîre bölgesinde Kürtler, Türkler, Araplar yer almakta ve onlar da bizimle birlikte yönetici konumdalar. Yönetimimiz çağdaş bir yönetim" şeklinde konuştu.

4 ay sonra seçimlere gideceklerini belirten Ahmad, seçimler için uluslararası geçerli olan yasaları ortaya koyduklarını ve Arap, Kürt, Süryani, Türkmenler için kotalar koyduklarını söyledi.

'ROJAVA’DAKİ DİRENİŞ TÜM HALKLARIN DİRENİŞİDİR’

Rojava'daki direnişin tüm halkların direnişi olduğunu da vurgulayan Ahmad, Rojava'da olası bir kırılmanın yaşaması durumunda bunun tüm Ortadoğu'yu etkileyeceğini ifade etti. IŞİD'in yaptığı katliamları hatırlatan Ahmad, "IŞİD zaten sınırları tanımıyor. Cihadi bir programa sahip. Onlarla birlikte hareket etmeyen halklara kafir diyor. İnsanlık dışı yaptığı katliamlar göz önünde. Zaten Musul'a geçmekle birlikte sınırı da ortadan kaldırdılar. Amaçları Irak ve Şam'ı ele geçirmek. Amaçları, mezhepsel savaşlar yaratmak. Biz Kürt ve Türk halkı olarak bizim bölgemizde demokrasi istiyoruz. Tüm demokrasi güçleri İŞİD'e karşı durmalı. Rojava'daki yönetim yeni bir tecrübe. Herkes bunu görmeli, barış içinde yaşamak ve yönetim modelimizin tüm Suriye'ye yaymak istiyoruz" şeklinde konuştu.

'SURİYE MUHALEFETİNİ OLUŞTURAN BİR KONGRE OLUŞTURMAK İSTİYORUZ’

Kürt Sol Partisi Genel Sekreteri Muhhamedê Musê, Rojava ve Suriye'de yaşanan savaşın hem kendi bölgelerinde hem de diğer bölgelerde çok büyük sıkıntı yaşattığına dikkat çekerek, "Maalesef Suriye muhalefeti bu sıkıntılar karşısında bir muhalefet geliştiremedi. Biz de buna karşı proje geliştirdik. Birinci nokta diktatörlük rejimini yıkmak, ikincisi Rojava'da demokratik sistem oluşturmak, üçüncü de Suriye'de var olan hakların tanınmasıdır. Amaçlarımızdan biri de tüm Suriye muhalefetini oluşturan bir kongre oluşturmaktır" dedi.

Amaçlarından birinin Suriye muhalefeti ile diğerinin ise Kürt siyasi hareketi ile birlikte olmak olduğunu ifade eden Musê, "Çünkü, tıpkı Suriye Ulusal Kongresi'nde yaşanan sıkıntılar Kürt partiler arsında da yaşanmakta. Bu amaçlar doğrultusunda Arap muhalefeti ile görüşmeler gerçekleştirdik. İstanbul'da da Suriye muhaliflerine bağlı gruplarla görüştük. Bunlar, Suriye Ulusal Konseyi'nde siyasi heyet içerisinde yer alıyor. Yaptığımız görüşmelerde taleplerimi olumlu karşılandı. Çalışmalara devam edeceğiz" dedi.

'DEMOKRATİK ÖZERKLİK HALKLARIN SORUNLARINA ÇARE GETİRECEK’

PYD MYK üyesi Beşîra Derwîş de PYD'nin amaçları hakkında bilgiler verdi. Derwîş, "Biz demokratik özerkliğin halkların sorunlarına çare getirecek en yeni model olduğunu düşünüyorduk. Biz bu projeyi ilk önce PYD'nin adına sunduk ama gördük ki Rojava'da herkes bunu istiyor" dedi. PYD'ye karşı "neden bir ulus-devlet istemediği" yönünde suçlamaların olduğunu ifade eden Derwiş, böyle bir devletin halkları büyük bir katliama götüreceğini ve PYD'nin halkın hizmetinde olan bir parti olduğuna dikkat çekti.

‘ROJAVA’DA KADIN DEVRİMİ’

TEV-DEM Diplomasi Komitesi Sözcüsü Çinar Salih da Rojava'nın halkların birlikte barışçıl bir şekilde yaşam yeri olduğunu ve ulus devlet mantığının bugüne kadar bölgedeki birçok halkın birbirine karşı ön yargısı oluşturduğunu kaydederek, "Bunun için bizim için en önemli prensip bu ön yargıları ortadan kaldırmaktır. Bizim için vatan ve toprak kavramı kutsal değildir. Bizim için insanların yaşamları ve hakları kutsaldır. Burada yaşayan insanlar özgürce yaşıyorsa bu bizim için kutsaldır" dedi.

Kadının varlığının kendileri için öneme sahip olduğunun altını çizen Salih, "Bundan dolayı Rojava'nın tüm yaşam alanlarında kadın devrimi kendini hissettiriyor. Bu anlamda Rojava'daki devrim bir kadın devrimidir. Biz nasıl yaşayacağın cevabını Rojava'da verebiliriz. Onun için bölgede birçok defa erkeklerin bile karşı koyamadığı yerde kadınlar YPJ ile eylemler yapmışlardır. Küçük birimlerden en üst birimlere kadar kadınlar yönetimi paylaşmışlardır. Zaten esas prensip eş başkanlık modelidir. Bu modelde her yerde uygulanıyor. Küçük komünlerden meclislere kadar yaşam ortaktır. Eş başkanlık sadece siyasi alanlarda değil aile içerisinde de bu modelin uygulanmasını istiyoruz. Kaostan çıkış yolu olarak bunu görüyoruz" şeklinde konuştu.

'TÜRKİYE İLE DİYALOĞA AÇIĞIZ’

Konuşmaların ardından kahvaltıya gelen davetliler, heyet üyelerine sorular yöneltti. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in "Kürt halkının kendi yönetimini tanırız" sorusu üzerine Ahmad, olumlu gördüğünü söyleyerek, "AKP hükümet, kendi içindeki Kürtlerle barışırsa diğer parçadaki Kürtlerle de barışacaktır. Ve Türkiye'nin özerk bölgeleri de desteklemesi lazım" dedi.

"YPJ'nin içinde evli kadınlar da yer alıyor mu?" sorusu üzerine TEV-DEM Diplomasi Komitesi Sözcüsü Çinar Salih, YPJ'nin içinde evli kadınların olduğunu ve bunların içinde yaşamını yitirenlerin de olduğunu söyleyerek, "YPJ'nin oluşumu ve güçlenmesi sadece Kürt kadınlarını değil, bölgedeki tüm kadınları güçlendirdi. Herkes YPJ'ye saygı duyuyor ve gurur duyuyor" dedi.

"PYD ve AKP hükümeti arasında süre giden bir ilişki var mı?" sorusu üzerine Ahmad, şu an öyle bir diyalogun olmadığını, ancak Türkiye ile diyaloga açık olduklarını söyleyerek, "Türkiye ile diyaloglarımızı yükseltmemiz lazım. Çünkü ortak çıkarlarımız var. Türkiye ile Rojava arasındaki kapıların açılması ve resmi bir diyalogun kurulması lazım" diye cevap verdi.

Konuşmaların ardından toplantı sona erdi. Rojava heyeti 22 Haziran Pazar günü Ankara'da yapılacak olan HDP kongresine katılmak üzere bu akşam Ankara'ya hareket edecek.

Kaynak: DİHA

Resim: bestanuce.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.