Telegraph: Türkiye'nin Suriye'deki rolü sorgulanıyor

"El Kaide cihatçıları Suriye'ye Türkiye'den akın ediyor." Başlık, Daily Telegraph gazetesinin dünya haberleri sayfasının manşetinde yer alıyor.

Ruth Sherlock'un Antakya'dan geçtiği haberde, dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen El Kaide savaşçılarının Türkiye'nin güney illerinde tutulan dairelerde saklandıktan sonra Suriye rejimine karşı savaşmak üzere sınırı geçtiği anlatılıyor.

El Kaide savaşçılarının, Suriye'de Batı destekli Özgür Suriye Ordusu gibi muhalif grupları gölgede bıraktığı belirtilen haberde şu ifadeler kullanılıyor:

"El Kaide'nin Türk topraklarını kullanma kabiliyeti, NATO üyesi olan ülkenin Suriye'deki iç savaşta oynadığı rol hakkında sorular uyandırıyor."

Uzmanların, Türkiye'nin bu akına göz mü yumduğu veya kontrolü mü kaybettiği konusunda kaygılar taşıdığını belirtiyor Telegraph muhabiri. Savunma alanında danışmanlık yapan İngiliz IHS Jane's şirketi utmanı Charles Lister şöyle diyor: "Suriye'deki yabancı cihatçıların sayısının arttığına ilişkin güçlü iddialar var. Bunun, toplanan savaşçıların sınırı kolayca geçebilmesiyle ilişkisi var gibi."

Muhabirin görüştüğü Ebu Abdülrahman adlı Ürdünlü, El Kaide'ye katılmak isteyenleri Türkiye'nin güney illerinde ağırlamak için kurulan bir ağın görevlisi olduğunu ve her gün yenileri eklenen cihatçıları Suriye'ye göndermeden önce "güvenlik kontrolleri" yaptıklarını anlatıyor.

Sayılarının 10 bini bulduğu tahmin edilen ve Irak'tan Avustralya'ya kadar çeşitli ülkelerden geldikleri belirtilen bu savaşçıların bazen Suriye'ye geçmeden önce haftalarca bekledikleri aktarılıyor haberde.

TİMES: CENEVRE 2 ERTELENMELİ

Times gazetesinin başyazısında, "Suriye'de henüz barıştan bahsetme zamanının gelmediği" tespiti yapılarak, Cenevre'de ikincisi yapılması planlanan barış konferansının ertelenmesi tavsiye ediliyor.

İç savaşta hayatını kaybeden 100 binden fazla kişiye bazı günler 200 kişinin eklendiği bir ortamda bu öneriyi yapmanın kulağa "şefkatsizce" gelebileceği başyazıda özetle şöyle deniyor:

"Lakin, Cenevre 2 barış konferansı Suriye halkına umut vadetmiyorsa hiç gerçekleştirmemek daha iyidir. 23 Kasım'a takvimlenen görüşmelerde niyet, Beşar Esad rejimini, nihayetinde Suriye Devlet Başkanı'nın iktidarı bırakmasının yolunu açacak bir geçiş yönetimini kabul etmeye zoralmaktı. Umutsuzca bölünmüş durumdaki muhalefet, Esad'ın iktidarda beklediklerinden daha uzun süre kalmasını içerse bile bu anlaşma şartlarını kabul etme baskısı altında kalacak.

"Cenevre 2 için işaretler hiçbir zaman iyi olmadı. ABD ve Rusya'nın Suriye hükümetiyle kimyasal silah cephaneliğinin imha edilmesi konusunda anlaşmasından sonra Esad üzerindeki bütün ciddi baskı havası ortadan kalktı. Bu süreç 7 ay daha sürecek. En son zehirli kimyasal madde kutusu imha edilene kadar Esad iktidara tutunabilir."

19 silahlı muhalif grubun şimdiden Cenevre 2 konferansına katılmayı "hainlik" ilan ettiği hatırlatılan analizde, Özgür Suriye Ordusu ile daha radikal çizgideki İslamcılar arasındaki anlaşmazlığın da derinleştiğine dikkat çekiliyor.

Batı ülkelerinin konferansı Esad'dan daha fazla istediğine işaret eden Times, şu değerlendirmede bulunuyor:

"Bir barış konferansı için en uygun zamanlama, Esad'ın duvara sıkıştığında olur. Siyasi ve mali olarak yolun sonuna geldiğini ve tek mantıklı çıkış yolunun iktidarı paylaşmak olduğunu hissetmelidir. Cenevre 2, Esad'ın kimyasal silahlarından arınmış ve savunmasız olacağı gelecek yaza kadar ertelenmelidir. ABD liderliğinde güç kullanma tehdidi devam etmelidir." (BBC Türkçe)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.