'Sultanahmet bombacısı Selefi olduğu için örtbas edildi, DHKP-C'li olsaydı bağıra bağıra anlatacaklardı'

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Sultanahmet bombacısı selefi bir İslamcı olduğu için olay hemen örtbas edildi. Ama eğer o kadın DHKP-C'li olsaydı Başbakan ve Cumhurbaşkanı gece gündüz bağıra bağıra anlatacaklardı. Ama selefi olduğu için hiç bir tepki gösterilmiyor” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki devlet törenine katılan 16 tarihi Türk savaşçısıyla ilgili tartışmaları değerlendiren Demirtaş, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı 18. Osmanlı padişahı İbrahim'e benzeterek, “Orada anormal olan askerler değil takım elbiseli Cumhurbaşkanı'dır. Hatta Deli İbrahim örneğini verdim. Kendisi öyle giyinebilirdi” diye konuştu.

HDP Genel Başkanı Demirtaş CNN Türk'te Hakan Çelik'in sorularını yanıtlarken, Fethullah Gülen, Cizre olayları ve hükümet ile IŞİD ilişkilerine dair çarpıcı yorumlarda bulundu.

AKP İLE IŞİD İLİŞKİSİ BİR TELEFON MESAFESİNDE

Geçen günlerde bir astsubay sınırda IŞİD tarafından kaçırıldı. Kaşla göz arasında o astsubay geri alındı. Musul rehineleri için yaşananları da biliyoruz. Yani AKP hükümetinin IŞİD ile ilişkileri bir telefon mesafesindedir. Hatır gönül ilişkileri gelişmiş durumda. Şu anda Nusra ve IŞİD'in Suriye'deki militanlarının neredeyse tümü Türkiye üzerinden gitti. Cihatçı olduğu bilinen fişlenmiş insanlar sınır kapısından turistik geziye gidiyoruz diye geçiyorlar. Devlet de buyurun gidin turistik gezinizi yapın diye bu cihatçıların pasaportlarına damga vuruyor. Bunu kim inkâr edebilir? Sultanahmet bombacısı selefi bir İslamcı olduğu için olay hemen örtbas edildi. Ama eğer o kadın DHKP-C'li olsaydı Başbakan ve Cumhurbaşkanı gece gündüz bağıra bağıra anlatacaklardı. Ama selefi olduğu için hiç bir tepki gösterilmiyor.

HÜKÜMET CİZRE İLE HALKI BASKI ALTINDA TUTMAK İSTİYOR

Devlet içinde gerilim siyaseti ile süreci zorlayan bir çete var. Ama bunlar hükümete rağmen yapılmış şeyler değil. Hükümet Cizre ile mesaj veriyor. “İstersem bu tür güçleri halkın üstünde Demokles'in kılıcı gibi tutarım” diyor. İstediğim zaman bu güçleri devreye sokarım siz de hiç bir şey yapamazsınız diyor hükümet. Yoksa plakasız polis araçlarının sokaklarda ne işi var? Benim kişisel kanaatime göre bu hükümet ile bu anlayış ile 50 yıl müzakere edilse bile çözüm için sonuç almak gerçekçi değil. Demokrasi anlayışı bu kadar daralan barışı sağlamak kolay bir iş değil.

VATANIN BÖLÜNMESİNİ EN İYİ KÜRTLER BİLİR

PKK ve Öcalan ayrılıkçı bir siyaset izlemediklerini açıkça belirtiyor. Yıllar önce bu değişim yaşandı zaten. Türkiye içinde birlikte bir çözüme hazır olduklarını ilan ettiler. Bölünme paranoyası yaratanlar bir tehdit ve düşman algısı yaratmak istiyor. Biz HDP olarak da yeni yaşam adıyla yeni bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. Türkiye'nin batısında acaba ülke bölünür mü kaygısı var ve ben bunu anlıyorum. Bunun bir tarihsel geçmişi vardır. Ama unutulmasın ki 1916'da çizilen haritalar ile biz Kürtler anavatanı bölünmüş bir halkız. Bölünmek ne demektir bunu en iyi Kürtler bilir.

PKK NEDEN SİLAH BIRAKMIYOR?

PKK 15 yıldır ateşkes ilan ediyor. Bu sorunun muhatabı hükümettir. Barış grupları Habur'dan geldikten sonra tutuklandı. Hatta bir tanesi cezaevinde hayatını kaybetti. Bunlar yasası çıkmadan çözülecek sorunlar değil. İstemek yetmez bir şeyler yapmak lazım. Biz de bunun için siyaset yapıyoruz.

KÜRTLER ABD'Yİ KURTARICI OLARAK MI GÖRÜYOR?

Büyük kitleler “Biji Obama” diye slogan atmıyor. Kameralar karşısındaki sınırlı bir olaydı. Ama biz ABD ile tabii ki ilişki kurarız. Bütün dünya ABD ile ilişki kuruyor. Ancak ABD'yi kurtarıcı olarak görmek söz konusu değil. Özgücümüzle siyaset yapıyoruz.

RUSYA'YA NEDEN GİTTİ?

Dünyanın her yerinde projelerimizi anlatmaya çalışıyoruz. Suriye için partimizin bir çözüm projesi var. Bunu bütün dünya ile paylaşıyoruz. Bunu gizli saklı da yapmıyoruz. Rusya ziyareti de bu temelde yapılmıştır.

ERMENİ SOYKIRIMI’NI TEREDDÜTSÜZ KABUL EDİYORUZ!

Biz hiç tereddüt etmeden Ermeni soykırımının gerçekliğini kabul ediyoruz. Kürtlerin de herkesin de rolü olmuştur bu soykırımda. Ama siyasi irade Enver Paşa ve Talat Paşa'nın başını çektiği İttihat ve Terakki'idir. Madem Osmanlı'nın bütün mirasını sahipleniyorsanız çıkın bunu sa sahiplenin. Öyle değilse de bu acı ile yüzleşilsin.

AK SARAY VE KÜLLİYE TARTIŞMASI

Daha önce de söyledim. Orada (16 Türk devletini temsilen askerlerden oluşan karşıma töreni) anormal olan askerler değil takım elbiseli Cumhurbaşkanı'dır. Hatta Deli İbrahim örneğini verdim. Kendisi öyle giyinebilirdi. Kendisi Türkiye'ye bir kalıp dayatmaya çalışıyor. Osmanlı'da camiilerin etrafında kütüphanelerin de içerdiği külliyeler vardı. Şehirler de külliyelerin etrafında şekillenirdi. Şimdi bize kaçak bir sarayı dini bir mekanmış gibi yutturmaya kalkmasınlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.