'Roboski'den Suruç'a, katleden devletin hiçbir koşulda askeri olmayacağım'

Meral Geylani / Demokrat Haber

Roboski'de yaşayan Barış için Aktivite komünü üyeleri Meral Geylani ve Yannis Vasilis Yaylalı, Roboski katliamının 1. yılından itibaren geleneksel hale gelen vicdani ret verme çağrısını katliamın 4. yılı için Roboski'den yaptılar.  Bu yılki çağrı ile 20 Temmuz 2015'te meydana gelen ve 31 kişinin yaşamını yitirmesi ile sonuçlanan Suruç katliamı için ilk olarak Necdet Encü vicdani reddini verdi.

Barış için Aktivite komününün çağrısının Basın açıklaması Roboski-Der'de yapıldı. Basın açıklamasına komün üyeleri Meral Geylani, Yannis Vasilis Yaylalı, Şırnak HDP milletvekili Ferhat Encü, vicdani reddini açıklamak üzere Necdet Encü katıldı. Ayrıca Necdet Encü’nün Roboskili arkadaşları da basın ve vicdani ret açıklamasına destek verdiler.

Basın açıklaması sırasında üzerlerinde " Roboski'den Suruç'a katliamlara karşı vicdani ret veriyoruz",  "Roboski katliamının 4. yıldönümü için vicdani ret çağrısı " yazan pankart ve "Suruçta Katliam var" hashtag'li döviz dikkati çekti

"BU SALDIRININ SİYASİ SORUMLUSU AKP HÜKÜMETİDİR’’  

Komün adına basın açıklamasını Yannis Vasilis Yaylalı okudu. Yaylalı açıklamasında, "20 Temmuz 2015 günü Suruç'ta Amara Kültür Merkezi’nde, Kobane'nin yeniden inşa sürecine destek vermek için, Kobane'ye gitmeyi bekleyen 300 kişiye yakın SGDF üyeleri ve aktivistlerine hunharca bir saldırı gerçekleşmiş ve bu saldırı sonucu iki vicdani retçinin de aralarında olduğu 31 insanımız yaşamını yitirmiş ve yüzlerce yaralı değişik hastanelerde tedavi görmektedir. Suruç katliamında yaşamlarını yitiren genç yoldaşlarımızı minnet ile anarken, ailelerine, yoldaşlarına sabır diliyoruz. Yine Suruç katliamında yaralı kurtulan genç yoldaşlara da acil sifalar diliyoruz "dedi.

"Bu acımasız saldırıyı kim gerçekleştirirse gerçekleştirsin, bu saldırının siyasi sorumlusunun AKP hükümetidir" diyen Yaylalı, konuşmasının devamında, toplumunun duygu ve düşüncede bölünmesine karşı en iyi panzehirin vicdani ret olduğunu ifade ederek; ‘’Barış İçin Aktivite komünü olarak çağrımız, Roboski katliamının birinci yıl dönümü için başlattığımız ve geleneksel hale gelen, bugün daha fazla ihtiyaç duyduğumuz vicdanlarımızı harekete geçirmesi anlamında, ayrıca Suruç katliamını yapanlara en iyi cevap niteliğinde düşündüğümüz, Roboski'de yaşadığımız katliamın 4.yıl dönümü için bir kere daha herkesi vicdani ret vermeye davet ediyoruz" diyerek vicdani ret çağrısı yaptı.

FERHAT ENCÜ: ÖLMEK, ÖLDÜRMEK İSTEMEYEN GENÇLERİ VİCDANİ RET VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ

Basın açıklamasına destek için gelen Halkların Demokratik partisi (HDP)  Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, Roboski katliamının 4. yıl dönümü için vicdani ret çağrısı için kısa bir açıklamada bulundu. 

Encü açıklamasında vicdani ret hakkı için, "Bu şavaşın bir parçası olmak istemeyen , kendi kardeşine karşı silah almak istemeyen gençlerin bu hakkı elde etmeleri gerekiyor diye belirtti.

Devletin zorunlu askerliği yıllardır gençlere dayatmış olduğunu ifade eden Encü, "Bu durumun herhangi bir insani yanı olmadığı temel hak ve hürriyetlere aykırı olduğunu hepimiz bilmekteyiz" dedi. 

20 Temmuz'da gerçekleşen Suruç katliamına da değinen Ferhat Encü,  "Türkiye'nin birçok yerinden gelerek savaştan etkilenen Kobaneli çocuklar için çalışma yürütecek ve ayrıca IŞİD ile gerçekleşen savaş sürecinde  yıkılan Kobane'nin yeniden inşasına katkıda bulunacak, adeta  Türkiye’den Kobane'ye gençlik köprüsü kurulacaktı. IŞİD ‘e her türlü desteği sunan güçler hunharca oluşturulmak istenen bu gençlik köprüsüne saldırdılar" dedi.

Encü, "Bu saldırılar SGDF'li gençlerin açıkladığı gibi bizleri yıldıramayacak ve birliğimizi kuvvetlendirecektir. Bu anlamı ile savaşları reddeden,  ölüp öldürmek istemeyen gençleri vicdani ret vermeye çağırıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

"KATLEDEN DEVLETİN HİÇBİR KOŞULDA ASKERİ OLMAYACAĞIM"

Son olarak da Roboski katliamında akrabalarını kaybeden Necdet Encü vicdani reddini açıkladı. Necdet Encü’nün vicdani ret açıklaması şöyle:

‘’Roboski katliamının üzerinden tam dört yıl geçmiş olmasına rağmen  bir onbaşı bile yargının önüne çıkarılmamıştır. Roboski katliamında bir çok yakınını kaybeden bizler yıllardır adalet için mücadele vermemize rağmen, her türlü adalet arayışımız devlet tarafından bastırılarak, bir çok saldırıya acımasızca maruz kaldık. Biz Roboski katliamı dosyasında  bir adım dahi yol alamayacağımızı, bizden sonra gerçekleştirilen Reyhanlı, Diyarbakır, ve Suruç saldırılarına baktığımızda anlıyoruz.

Fransa’da gerçekleşen IŞİD saldırılarında tüm Avrupa birlik halinde IŞİD terörüne karşı ortak hareket sağlayabilmişken, en son Suruç’ta  IŞİD teröristlerinin saldırısında  gördüğümüz gibi; devlet, kolluk kuvvetleri ve basın hep birlik olup nerede ise katliamda yaşamlarını kaybeden gençleri suçlayan bir tavrı içerisine girmişler ve HDP’nin IŞİD terörü gündemi  ile Meclis’i olağanüstü toplanma çağrısına diğer partiler  duyarsız kalarak, IŞİDterörüne bakışlarını ortaya koymuşlardır.

Suruç’ta Amara Kültür Merkezi’nde Kobane’nin inşası için Kobani’ye gitmek üzere bekleyen gençler bombalı saldırıya maruz kalmış, bombalı saldırı sonrası yaralılarını kurtarmaya çalışanlara, burada bir devlet klasiği olmuş olan mağdura yine  kolluk kuvvetlerin saldırısını gördük. Ppolis gaz ile yaralıları kurtarmak isteyen yurttaşlara acımasızca saldırmıştır. Daha sonra ise Suruç saldırısını kınamak için sokaklara çıkan yurttaşlara  polis her tarafta acımasızca saldırmıştır.

Reyhanlı katliamının üzeri bir çırpıda kapatılmış, Diyarbakır mitingine saldırı yapan IŞİD’li teröristi polis önce gözaltına alıp, daha sonra katliamı yapsın diye bırakmıştır. Tüm bu katliamların hesabını vermemişken, hatta çoğunun hazırlayıcısı TC devleti iken , beni hangi hak ile askerlik yapmaya çağırıyor? Roboski ‘den Suruç’a katleden devletin hiçbir koşulda askeri olmayacağımı ifade ederken vicdani rettimi açıklıyorum.’’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.