Roboski'de çocuklarını kaybeden eski koruculardan çağrı: 'Üç beş kuruş için halkınızı satmayın'

'Çözüm süreci'nin rafa kaldırılmasının ardından yeniden girilen çatışma ortamı ile beraber AKP'nin 5 bin yeni korucu kadrosu açması, gözleri tekrar koruculuk sistemine çevirdi. Yıllarca koruculuk yaptıktan sonra oğlu M. Ali Tosun'un Roboski katliamında yitiren ve koruculuğu bırakan Zeki Tosun, "5 bin korucunun alınmasının Kürt halkına karşı darbe politikasıdır. Korucular operasyonlarda özel tiplere siper olarak kullanılıyor. Beş kuruş için kimse halkını satmasın" derken, Roboski katliamında oğlu Cemal Encü'yü kaybettikten sonra koruculuğu bırakan Süleyman Encü ise, "Herkes bilsin ki Kürt oldun mu ne olursan ol, ne yaparsan yap yine onların gözünde aynısın. AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı inkar ve imha politikasıyla, koruculuk sistemini Kürtlere dayatıyor. Bunun için Kürtler bu politikaları, koruculuğu kabul etmeyerek boşa çıkarmalıdır" dedi.

"BASKI VE TEHDİTLE OPERASYONA GÖTÜRÜYORLAR"

1990'lı yıllarda koruculuk yapan ve 28 Aralık 2011 tarihinde Roboski'de TSK'ya ait savaş uçaklarıyla yapılan bombalamada öldürülen 34 sivil yurttaş arasında oğlu M. Ali Tosun'unun da bulunduğu Zeki Tosun, korucu alımlarına tepki gösterdi.

Seçim sürecinde 5 bin korucunun alınmasının Kürt halkına darbe politikası olduğunu savunan Tosun, DİHA'dan Erdoğan Altan'a yaptığı açıklamada, "1988'lerden beri koruculuk yapan insanları gördük. Bizzat bunların içinde yaşadık, şahit olduk. Koruculara yönelik baskı politikaları da gözler önündedir. Korucuları zorla operasyona çıkarıyorlar. Aksi taktirde görevden alma ya da maaş kesintileri uygulanıyor. Baskı ve tehditle operasyona götürülüyorlar. Korucular köy korucusu olarak tanımlanıyor, köy bekçisi olması gerektiği yerde, devlet tarafından özel harekat timi ya da dağ komandosu olarak görülüyor. Zorla operasyona çıkarıp, askerlerin önünde siper olarak perde olarak koyuyorlar" dedi.

'YANLIŞ SİSTEME DAHİL OLMAYIN'

Koruculuk sisteminin yanlış bir sistem olduğunu ve kimsenin bu sisteme dahil olmaması gerektiğini altını çizen Tosun, şu çağrıyı yaptı:

"Benim çağrım, vicdanı olan insanlıktan yana olan ve de bu devletin kirli sistemini bilen herkesedir. Lütfen lütfen lütfen belki eskiden yanlış bir sistem üzerine kurulan koruculuk zorla ve dayatmalarla kabul ediliyordu, ama bugün kimse bu yanlışa dahil olmamalıdır. Koruculuk sistemine girmeyin. Koruculuk sisteminin hiçbir temeli yoktur. Koruculuk sisteminde hukuk ve adalet diye bir şey yoktur. Koruculuk sistemi bir uzman çavuşun elindedir. Her şey bir uzman çavuşun keyfiyle gelişir. Bugün 5 bin korucu kadrosunun yeniden gündeme getirilmesi bir seçim propagandasıdır, saray propagandasıdır. Bu 5 bin korucu sarayın korucusu olacaktır, seçimin korucusu olacaktır. Koruculuk sistemini yeniden dayatmaya çalışıyorlar. Kürtler bu silahları almamalı, yanlış bir çözüme dahil olmayın. Üç beş kuruş için halkınızı satmayın."

'NE YAPARSAN YAP ONLARIN GÖZÜNDE AYNISIN'

Roboski katliamında oğlu Cemal Encü'yü kaybettikten sonra koruculuğu bırakan Süleyman Encü ise, 1990'lı yıllarda köylere baskın yapıldığı ve zorla koruculuğu dayatılmasıyla yerinden göç etmemek için korucu olduğunu söyledi. Korucu olduktan sonra askerlerin yerine nöbete gitmeleri için tehdit ettiklerini dile getiren Encü, "Her zaman nöbet ve operasyonlara çıkmama konusunda tartışmalarımız oluyordu ve tehdit ediliyorduk. Biz de yerimizden yurdumuzdan olmamak için kabul ediyorduk. Ama şimdi herkes bilsin ki Kürt oldun mu ne olursan ol, ne yaparsan yap yine onların gözünde aynısın. Şimdi de AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı 90'lı yılların bakış açısıyla, inkar ve imha politikasıyla, koruculuk sisteminin Kürtlere dayatıyor. Bunun için Kürtler bu politikaları koruculuğu kabul etmeyerek boşa çıkarmalıdır" şeklinde konuştu.

DEVLET KORUCU POLİTİKASI: ALIMLARA HİÇ ARA VERİLMEDİ

Basına yansıyan rakamlara göre 1985-2009 yılları arasında 123 bin köy korucusunun görev yaptığı görülürken, İçişleri Bakanlığı'nın verdiği bilgilere göre; 2009 Mart ayında 48 bini kadrolu, 23 bini gönüllü toplam 71 bin köy korucusu bulunduğu açıklanmıştı.

Koruculuğun kaldırılması yönündeki taleplerin sıklıkla dillendirildiği 'Barış Süreci' sonraki dönemlerde de korucu alımları yapılmaya devam edildi. 2013 Mart ayı itibariyle dört aylık süreçte valilik ve kaymakamlık gibi resmi kurumların kapılarına korucu alımları isimleriyle beraber asılmıştı. Van'ın Çatak ve Gürpınar ilçelerinde 280, Bitlis'te 600, Hakkari'de 110, Muş'ta 95, Ağrı'da 25, Siirt'te 120, Diyarbakır'da 250, Batman'da 100, Mardin'de 80, Bingöl'de bin 800 ve Urfa'da 90 korucu kadrosu açılmıştı.

İHD VERİLERİ: 136 KİŞİYİ ÖLDÜRDÜLER

İHD Genel Merkezi, Nisan 2003 itibariyle çeşitli adli suçlara karışan 2 bin 376 korucu hakkında herhangi bir yasal işlem yapılmadığını belirtirken, Nisan 2004'te Genelkurmay Başkanlığı'nın koruculara ve korucuların karıştıkları suçlara ilişkin hazırladığı raporda, 4 bin 821 geçici ve gönüllü köy korucusunun çeşitli suçlara karıştığı ve ceza aldığın vurgulamıştı. 2005 yılında dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, 4 bin 72 geçici köy korucusunun suç işlediğini, bunlardan 853'ünn tutuklandığın açıklamıştı.

Yine İHD'nin verilerine göre; son 6 yılda korucular devletin silahlarıyla toplam 136 kişiyi öldürdü. 1985-1992 yılları arasında ise her üç korucudan biri suç işlediği için silahı geri alındı. Sadece 1986 ile 1996 arasındaki 10 yıllık sürede 23 bin 222 geçici köy korucusunun görevine işledikleri çeşitli suçlar nedeniyle son verildi. AKP hükümetinin korucuların işlediği suçlara rağmen 5 bin korucu ve 5 bin özel harekat timlerinin alınacağı açıklaması ile dikkatleri yine koruculuk sistemine çevirdi.

KARIŞTIKLARI SUÇLAR

İHD'nin 1992-2002 yıllarını kapsayan raporuna göre korucuların köy yakmalar, köy boşaltmalar, insan kaçırma, taciz-tecavüz, silahlı saldırı, infaz, gasp gibi ihlalleri dikkat çekiyor. Genelkurmay Başkanlığı'nın, 2004'te hazırladığı raporu da İHD'nin raporunu doğruluyor. Rapora göre korucular gasp, soygun, öldürme, yaralama, toplu saldırı, mesken ve araçlara saldırı, insan kaçırma, uyuşturucu madde kaçakçılığı, silah ve mühimmat kaçakçılığının da aralarında olduğu çok sayıda suça bulaştığı kaydedildi.

(DİHA'dan derlenmiştir. Haberin tamamına gitmek için tıklayınız.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dimitri 1 yıl önce

koruculuk insanlik sucudur.

Avatar
Labirent 1 yıl önce

Koruculuk oyunuyla kimse halkını satmaya kalkmasin bunun hem dünyada hemde mahserde hesabı verilmez vicdaninizi sorgulayin neden asker askerliğini yapmıyor yure halkını ateşe atıyor düşünün çünkü Kürdü kurde kirdirmak istiyor oyuna gelme oyuna sahip çık