Meclis'te 'Çözüm süreci komisyonu' kuruldu

Çözüm sürecine yönelik komisyon kurulması önergesi Meclis'teki görüşmenin ardından yapılan oylamayla kabul edildi. Partisi adına söz alan Oktay Vural, "Sizi PKK ile baş başa bırakıyoruz" diyerek MHP'li vekillerle birlikte Genel Kurul Salonu'nu terk etti. MHP'ye sonradan CHP de katıldı.

'Çözüm komisyonu'nun görüşüldüğü Meclis'te bugün gerginlik hakimdi.

AK Parti'nin, 'çözüm süreci ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili önergesini, CHP'nin önergesi ile birleştirmek istemesi yoğun tartışmalara neden oldu.

CHP VE MHP'LİLER KÜRSÜYE YÜRÜDÜ

İktidar partisi, çözüm süreciyle ilgili kendi önergesiyle, CHP'nin daha önceden verdiği önergenin birleştirilmesini istedi. AK Partili 20 milletvekili, CHP'nin önergesine imza attı. CHP önergeyi geri çekmek isteyince Meclis'te sert tartışmalar yaşandı. CHP ve MHP'li 100 milletvekili başkanlık kürsüsüne yürüdü.

Meclis, bugün yine gerilimli bir oturuma sahne oldu.

AK Parti'nin, 'çözüm süreci ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili önergesini, CHP'nin daha önceden verdiği 'toplumsal mutabakat' önergesiyle birleştirilmesini istemesi tartışmalara neden oldu.

AK Parti'nin önergesi üzerine CHP'li milletvekilleri önergelerden imzalarını çektiler. Ancak, aynı önergeye AK Parti'den 21 vekilin imza atması üzerine Başkanlık Divanı önergelerin birleştirilmesine onay verdi.

Bunun üzerine CHP ve MHP'li yaklaşık 100 milletvekili, kürsüye yürüdü, Başkanlık Divanı önünde sert tartışmalar yaşandı.

Yaşanan gerilim üzerine birleşime bir süre ara verildi.

CHP'lilerin imzasını çektiği önerge AK Parti önergesi olarak işlem görürken, önergesinden vazgeçmeyen ana muhalefet partisi, 50 vekilin imzasıyla aynı önergeyi bir kez daha Meclis Başkanlığı'na sundu.

KILIÇDAROĞLU: ŞEYTANCA BİR OYUN

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin, çözüm sürecine ilişkin Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesinin, partisinin önergesiyle birleştirilmesine tepki göstererek, ''Bizim önergemizi değiştirerek, kendi amaçları için kullanmak istiyorlar. Şeytanca bir oyun'' dedi.

AYDIN: CHP İMZASINI ÇEKSE BİLE ÖNERGE DÜŞMEYECEK

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''AK Parti, CHP ve BDP'nin önergelerinin birleştirilerek görüşülmesinde CHP önergeden imzasını çekerse ne olur?'' sorusuna, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve arkadaşlarının Mart ayında verdiği önergeye kendilerinin de 20 milletvekiliyle imza koyduklarını belirterek, ''CHP imzasını çekse bile önerge düşmeyecek'' yanıtını verdi.

Aydın, kurulacak komisyonunun adının ne olacağını Meclis Başkanlığı'nın takdir edeceğini ifade etti.

Kurulacak komisyonun 17 milletvekilinden oluşacağını, AK Parti'ye 10, CHP'ye 4, MHP'ye 2, BDP'ye bir milletvekili düşeceğini anlatan AK Parti Grup Başkanvekili, salt çoğunluğu sağlamanın komisyonun çalışmalarını yürütebilmesi için yeterli olacağını kaydetti.

Çözüm süreciyle ilgili olarak Meclis'in ve siyasi parti gruplarının desteğini almak istediklerini de belirten Aydın, ''Bu konudaki tavrımız, sorunun çözümü konusunda ne kadar samimi olduğumuzu gösteriyor. O nedenle CHP'nin önergesine imza bile koymakta bir beis görmüyoruz'' dedi.

CHP'NİN ÖNERGESİ

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun 4 Mart tarihinde verdiği önerge şöyleydi:

"Yaklaşık otuz yıldır Türkiye’nin gündemini meşgul eden kanlı çatışmalı ortama sebebiyet veren olay ve olguları araştırmak; toplumu kutuplaştıran, toplumsal barışı dinamitleyen, ülke kaynaklarını heba ettiren ve en önemlisi de yurttaşlarımızın yaşamına mal olan bu sürecin son bulması için çözüm yollarını araştırarak TBMM’ye bu bağlamda öneriler sunulması maksadıyla Toplumsal Barışı Bozan Olayları Araştırma ve Çözüm Yolları bulma amacıyla Anayasa’nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereği, Meclis araştırması açılmasını arz ederiz."

İNCE: İKİ ÖNERGE TABAN TABANA ZIT

Öte yandan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, iki önergenin taban tabana zıt olduğunu söyledi.

İnce, "Önergelerin birleşmesiyle bize gol atmaya çalışıyorsunuz, bu sizin yapınızda var" sözleri ile tepki gösterdi.

ŞANDIR: OYLAMAYA KATILMAYACAĞIZ

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ile Meclis'te basın toplantısı düzenledi.

Kurulması planlanan komisyona üye vermeyeceklerini vurgulayan Şandır, ''Böyle bir komisyonunun kurulmasının Meclis'te oylanmasına katkı vermeyeceğiz. Meclis'te bu oylamaya katılmayacağız'' ifadesini kullandı.

BDP ise, "Hakikatleri Araştırma Komisyonu" önergesinin AK Parti'nin önergesiyle birleştirilmesini destekledi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ise milletvekillerine seslendiği konuşmasında çözüm sürecine yönelik gayretlerinin karşılık bulmadığını söyledi

'GAYRETİMİZ KARŞILIK BULMADI'

TBMM Genel Kurulu'nda, ''Terör sorununun çözümüne yönelik sürecin bütün boyutlarıyla değerlendirilmesi, Meclis'in ve toplumun bilgilendirilmesi'' amacıyla Meclis Araştırma komisyonu kurulmasına dair görüşmelerde Hükümet adına söz alan Atalay, bu komisyon vasıtasıyla hem Meclis'in bilgilendirileceğini ve hem de katkısının alınacağını söyledi.

Meclis'te siyasi partilerin çözüm sürecinde desteklerinin alınması için her zaman büyük bir gayret içinde olduklarını dile getiren Atalay, ''Ama maalesef bu gayretimiz bugüne kadar karşılık bulmadı'' dedi.

Dünya örneklerine bakıldığında terör gibi büyük sorunların partiler üstü görüldüğünü, iktidar ve muhalefetiyle birlikte mücadele edildiğini ifade eden Atalay, bu sorunları çözen bütün ülkelerde iktidar ve muhalefetin yakın işbirliği yaptığını kaydetti.

Atalay, ''Birbirini suçlama yerine mümkün olabildiğince paylaşarak, tekliflerini ortaya koyarak... Hatta en büyük çözümleri getiren ülkelerde muhalefet bu konuları iç siyaset malzemesi bile yapmamıştır'' diye konuştu.

'BİLGİLENDİRMEYE AÇIĞIZ'

AK Parti olarak bu işbirliğini arzu ettiklerini ve hep bunun arayışı içerisinde hareket ettiklerini söyleyen Atalay, gerekirse Meclis'i Genel Görüşme çerçevesinde de bilgilendirmeye de her zaman açık olduklarını dile getirdi. Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

''30 yıldır devam eden Türkiye'nin en önemli sorunu olan bu sürece ilişkin komisyon kurulmayacaksa başka hangi amaçla komisyon kurulabilecektir Böyle önemli bir konuda Meclis'in değerlendirme, teklif ve katkılarının alınması büyük önem taşımaktadır. Kurulacak komisyon ile karşılıklı bir bilgilendirmede söz konusu olacaktır. Bu bakımdan Hükümet olarak bu komisyona çalışmaları esnasında her türlü yardım ve destek sağlanacağına emin olunmalıdır. Komisyon aracılığıyla çözüm sürecinin farklı aşamalarıyla ilgili Meclis'i ve milletvekillerimizi bilgilendirme imkanını da bulmuş olacağız. Çözüm sürecinde bu konuda söyleyecek sözü olan her bir vatandaşımızın sözünü duyurması bizi güçlendirecek ve ülkemizin sahip olduğu kültüre zenginliğin sisteme yansımasını sağlayacaktır. Bu nedenle bu komisyonun oluşturulması çözüm sürecinde ileriye doğru attığımız bir adım olacaktır.

'SÖZÜM VAR' DİYENE DAVET

Bu sorun sadece iktidarın sorunu değil Türkiye'nin sorunudur. Bu nedenle bütün siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının ve kanaat önderlerinin çözüm sürecine ilişkin olumlu katkı vermelerini bekliyoruz.

'Sözüm var' diyen herkesin desteğini almaya, sözünü dinlemeye hazırız. Akan kanın durması, kardeşliğin yeniden tesisi ve büyük Türkiye ideali için sürece destek verenleri aziz milletimiz hep hayırla yad edecektir.

'DESTEK YÜZDE 58'

Şu anda milletimizde büyük bir umut var. Elimizde çok iyi kamuoyu araştırmaları var. Bölge bölge, il il bu konuda milletimizin taleplerini, düşüncelerini, kaygılarını da alıyoruz ve gerçekten daha önce açıklandığı gibi son araştırmamız ki onun üzerinden de 20 gün geçti, yenilenmesi gerekiyor, referandum oranına, yüzde 58'e ulamış durumda. İnşallah milletimizi bu umutları boşa çıkmayacak.''

SESSİZ DEVRİM

AK Parti'nin 2001'de kurulduğu andan itibaren bu konularda hangi politikaların izleneceğini programlarında yazdıklarını belirten Atalay ''Bugün yaptıklarımızın orada yazılı olduğu görülecektir. Biz konjonktürel, günübirlik siyaset yapmadık. Vizyon ortaya koyan, stratejisini iyi çalışan, ne yapacağımızı o günden ifade eden bir yol izledik'' dedi.

İktidara gelir gelmez olağanüstü hali kaldırdıklarını, ilk günden itibaren Türkiye'nin normalleştirilmesi yönünde çabalara başladıklarını anımsatan Atalay, ''Demokratikleşme sürecini hazlandıran, insan haklarının çıtasını yükselten, geçmişin korkularıyla yüzleşen bir Türkiye oluşmaya başladı. Bu amaçla çok önemli adımlar atıldı. 10 yılda AK Parti hükümetlerinin yaptığı sessiz devrimi, bir kitapla da anlatacağız'' diye konuştu.

Bu süreçte güvenliğe yönelik bakış açısını değiştirdiklerini aktaran Atalay, ''Terör sorunu, unsurları ile vatandaşlarımızın demokratik taleplerini birbirinden kesin şekilde ayırdık. Vatandaşlara hakkını, hukuku, onlar talep etmeden kendilerine iade edilmiştir. Türkiye'nin on yılık tarihi budur'' ifadesini kullandı.

Atalay, ret ve inkar politikalarına son verdiklerini, sorunlarla yüzleştiklerini dile getirerek, ''Attığımız bütün adımlarda farklılığımız zenginliğimiz, çoğulcu toplum temel hedefimiz ve toplumsal sağduyu da en büyük güvencemiz oldu. Bin yıldır bir arada yaşamış bir milletin varisleri olarak farklılığımızı zenginlik olarak gördük' dedi.

Çözüm sürecine ilişkin araştırma önergelerinin görüşmelerinde MHP Grubu adına kürsüye Grup Başkanvekili Oktay Vural çıktı.

'YIKIMDAN SORUMLU BAKAN'

Kendisinden önce konuşan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ı, ''Yıkımdan sorumlu bir bakan'' diye nitelendiren Vural, ''Bakmış, ne görüyor ne duyuyor. Bu konuşmayı yapan, açılımla ilgili de konuştu. Aç aç dedik, bir türlü açamadı. Ne konuştu, çözüm ne, barış dediğin ne, hiçbir bilgi vermiyor'' dedi.

Vural, çözüm ve barış sözcüğünün, kılıf, teslimiyet için araç olarak kullanıldığını savunarak, çözümün, barışın kiminle olacağını sorduklarını ancak cevap verilmediğini belirtti.

İmralı ve Oslo'da ne konuşulduğunun, mertçe millete anlatılması gerektiğini ifade eden Vural, ''Ama bakıyoruz, Sayın Bakan, konuştu, konuştu, ne söyledi, ey milletvekilleri çözüm neymiş Cevap yok, içi boş. Bunlar minareyi çalmışlar, kılıfını hazırlıyorlar'' dedi.

TAMPON BEZETMESİ

Bu sürece desteğin sadece yüzde 24 olduğunu, her iki AK Partili'den birinin, İmralı'nın muhatap alınmasına karşı çıktığını savunan Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Öyle olsaydı araya tampon, akil adamları koyarlar mıydı, Meclis'i tampon olarak koyarlar mıydı Abbas, Tarzan zorda, millet uyandı. PKK projesini millete hazmettirmek istiyorlar. Buna başka partileri bulaştırmak için her türlü yolu kullanıyorsunuz, biraz mert olun. Size gelip, 'PKK'nın istediği üzerine komisyon kuracağız, yeni Cumhuriyet kuracağız, rejim değişikliği yapacağız' dediler mi. Bu, oyun, tuzak. Baldıran zehiri, kefenden bahsedenler, bugün bu milletin huzuruna çıkıp gerçekleri sizlerle paylaşmadılar.

'PKK İLE BİRLİKTE DARBE YAPTILAR'

Bu milletin Cumhuriyetine, milli kimliğine, milli mücadelesine, hukuk devletine Oslo'da, İmralı'da darbe planları hazırlandı. PKK ile birlikte Türk milletine darbe planı yaptılar. PKK ile Türk milletini korkutuyorsunuz. 511 milletvekiliyle 2007'de terör örgütünü bertaraf etmek amacıyla sınır ötesi operasyon yetkisi verdik, PKK'yı bertaraf edin diye. Bugün PKK taraf haline dönüştürülüyor, bu Meclis'e onaylatılıyor. Bertaraf edilmesi gereken PKK'yı, siz taraf haline, muhatap haline dönüştürdünüz. Sizin artık yol arkadaşınız PKK, düşmanınız MHP oldu, arkadaşlarınız bölücüler, düşmanınız milliyetçiler oldu.

'HANİ BALDIRAN İÇECEKTİN?'

Bu önergenin altında İmralı canisinin parafı vardır. Hani kefen giymiştin, baldıran içecektin. Niye akil adamlara içiriyorsunuz, siz için. Siz terörün gölgesinde siyaset yapıyorsunuz, milletin değil karanlık mihrakların iradesiyle hareket ediyorsunuz. Araştırma komisyonu talebi PKK'dan geliyor, PKK'nın istek ve taleplerinin meşrulaştırmaktır. Kullanacağımız 'hayır' oyunun bile namusu ve şerefi vardır. Böyle bir ahlaksızca düzene MHP, 'hayır' oylarını bile alet etmeyecek, sizi PKK ile birlikte baş başara bırakıyoruz.''

Vural'ın bu sözlerinin ardından MHP'li milletvekilleri, salondan ayrılmak üzere ayağa kalktı. Bu sırada TBMM Başkanvekili birleşime ara verdi. Aranın ardından devam eden görüşmelere, MHP milletvekilleri katılmadı.

CHP DE TERK ETTİ

CHP Grubu adına Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin konuşma yapmasının ardından da CHP milletvekilleri Genel Kurul Salonu'nu terk etti.

BALUKEN: MECLİS SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMELİ

Önerge görüşüldüğü sırada konuyla ilgili söz alan, BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Bu süreç, halkların kardeşliğini esas alan, halkların eşitliğini, özgürlüğünü, demokrasiyi, barışı esas alan bu süreç, 75 milyonun ortak isteğiyle -inancımız odur ki- yürümeye devam edecek" dedi.

Meclisin bütün bu süreç içerisinde kendi sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmesinin önemli olduğunu belirten Baluken, "Türk'ünden, Kürt'ünden, Laz'ından, Çerkez'inden, Alevi'sinden Sünni'sine kadar bu ülkedeki bütün zenginliklerin sorunlarını çözmek en başta bu Parlamentonun, bu Meclisin görevidir. Bu Meclisin bu sorumluluktan kaçmayacak şekilde, bu sorumluluğa cesaretle yürüyecek şekilde bir süreç yürütmesi gerçekliğini buradan vurgulamak istiyorum" diye konuştu.

Kürt sorununun çözümüne yönelik sağlıklı projelerle ilgili konuşmak için önce sorunun nereden kaynaklandığına değinmenin gerektiğini belirten Baluken, cumhuriyet dönemi ve öncesiyle ilgili hatırlatmalarda bulundu. Baluken, Kürtlerin tarih boyunca inkar, ret ve asimilasyon politikalarına boyun eğmediğine vurgu yaptı.

KOMİSYON KURULDU

Daha sonra Genel Kurul'da, BDP, AK Parti ile CHP'nin verdiği ancak imzasını geri çekmesi üzerine AK Parti'li Can ve 20 milletvekilinin imzasıyla işlem gören önergeler, birleştirilerek kabul edildi.

Oylamaya, CHP ve MHP'nin Genel Kurul'a terk etmesiyle AK Parti ve BDP katıldı.

Komisyon, 17 üyeden oluşacak ve üç ay süreyle görev yapacak. Komisyon, gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilecek.

Önergenin kabul edilmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı. (NTV, ANF, Ajanslar)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.