Kışanak: Parti çaycımız ajanlığa zorlanıyor!

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak partisinin grup toplantısında konuştu. Kışanak konuşmasında İstanbul Valisi Mutlu ve CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi. Kışanak partide görevli çaycının polis tarafından ajanlığa zorlandığını da söyledi.

Kışanak  partisinin grup toplantısında şunları söyledi:

“Partimizin genel merkezinde çalışan İhsan G. isimli bir arkadaşımız var. Biz ona kısaca İhsan Amca diyoruz. Yaşlı emektardır. Ape İhsan, partide kalır, gece görevli sayar kendini, partide yatar. Ancak öğreniyoruz ki son iki aydır, polisler tarafından ajanlığa zorlanmaktadır. Defalarca arayıp rahatsız ediyorlar, ‘Gelmek görüşmek istiyoruz’ diyorlar, savuşturuyor. Cep telefonunu buluyorlar, otobüs durağında aynı tacize muhatap kalıyor. Kendisini otobüse atıyor, yol boyunca zorluyor polis.

“BİZİM AJANIMIZ OLACAKSIN”

Onu bir araca bindirip götürüyorlar. Açıkça ‘Bizim ajanımız olacaksın, BDP’de ne konuşuluyor bize anlatacaksın’ diyorlar. Tehdit ediyorlar, ‘Eğer kabul etmezsen bir yerde bir olay yapar senin üzerine yıkarız’ diyorlar. 4 Nisan’da yine arıyorlar, görüşmek istediklerini söylüyorlar. Eve gelsinler diyor, yöneticiler geliyor, polis kaçıyor. Telefon numarası 05.. 8... ajanlık teklif edilmiş, tehdit edilmiştir. 34 xx ..98, aracın plakası da budur. Suç duyurusunda bulunduk, Bakanın önüne koyduk. Bize izahat yapmaları lazım. Bu nasıl devlet! Bir siyasi partinin genel merkezine ajan sokmaya çalışmak hangi çözümün aracı olabilir? Ne yapmak istiyorsunuz, insanları tehditle ajanlaşmaya zorlamak çözüm mantığı mıdır? BDP’ye yönelik sayısız saldırı oldu, hiçbirinin faili yakalanmadı, artık Ape İhsan’a yaptıkları sabrımızı taşırdı. Zaten yasa dışı dinleme ayyukta, hukuk mu tanıyorsunuz?

ŞÜPHELİ ŞEKİLDE ÖLENLERİN ÇOĞU KÜRT

'Şüpheli şekilde yaşamını yitiren askerlerin yüzde 90'ı Kürt askerler. Bunu kimse bize izah edemez. Bunun manası ve anlamı vardır. Meclis'in bu konuda bu kadar kayıtsız kalmasını anlamıyoruz.

1 MAYIS

1 Mayıs emeğin günüdür. 1 Mayıs'ı yasaklayan zihniyet emeğin gününü  görmek istemeyen zihniyettir. Biz buradan net şekilde söylüyoruz, 1 Mayıs'ı yasaklamak büyük yanlıştır asla kabul etmiyoruz. Emekçiler nereyi istiyorlarsa o arada kutlayacaklardır. Kimsenin gücü Taksim Meydanı’nı kapatamayacaktır. O gün, 1 Mayıs günü yaşananların tamamı vahimdir. Ama bu yaşananlardan sonra yapılan açıklamalar daha da vahimdir. Kendi şiddetlerini terörü haklı göstermek için yaptıkları açıklamaların her biri suç mahiyetindedir. Vali Mutlu 17 yaşındaki kızı terör suçlusu ilan etti. Sana bu hakkı kim veriyor. Gaz bombasını haklı göstermek için elindekine molotof diyorsun. O kızın elinde molotof bile olsa kafasına gaz bombası atamazsın. Bu zihniyeti kınıyoruz. Dilan'ın kafasına ateş açılmıştır. Bunun için tanığa gerek yoktur. Bu kız hedef alınmıştır. Gaz bombalarını kullanma yönetmeliği de var. 45 derece açıyla atılması gerekiyor. O şekilde atıldıysa 1.55 boyunda bir kıza isabet edemez. Üniversite öğrencisi İbrahim Akal  da gözünü kaybetmiştir. Polis insan canına kast ederek ateş etmiştir. Bunun hesabını verecek. Kimse bunun üzerini örtemeyecek. Dilan'ın elindeki sirke şişesini molotof olarak tanımlamaya çalışan İstanbul Valisi görevden alınmalıdır. Artık hükümet onu görevden mi alır sirkeciye kaymakam mı yapar bilmiyoruz.

GERİ ÇEKİLME SÜRECİ

Geri çekilme süreci ile ilgili net olarak söylüyorum. 99 yılında iyi şeyler olmadı. Çekilme süreci bir tek kişinin burnu kanamadan sürece katkı sağlayacak şekilde ilerlersin. Hükümetin yaptığı açıklamalar doğrudan sorumluluk aldığını ortaya koyuyor. Biz hükümetin açıklamalarını teminat olarak kabul ediyoruz. Herhangi bir askeri operasyondan doğrudan hükümeti sorumlu tutacağız. Bundan sonra yaşanabilecek olumsuzluğun sorumlusu doğrudan hükümet, bakanlıklar, valilikler olacaktır.

Halk ‘ya 99 yılındaki gibi çekilme sonrası Kürt sorunu unutulur mu?’ diye soru soruyor. Halkımızın kafasındaki soruları önemli buluyoruz. Silahların susması önemlidir. Ancak bu kendisi tek başına çözüm değildir. Yapılması gereken reformları gündemleştirmek yasaları Meclis'in gündemine getirmek olacaktır. Meclis'te komisyon kuruldu bu önemlidir.

KİM KONUŞTU BİLEMEDİK

MHP ve CHP'nin komisyona katılmalarının önemli olduğunu düşünüyoruz. BDP olarak resmi olarak 1 üye verdik bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Komisyonla ilgili CHP'nin tutumu anlaşılır değildir. Yeri geldiğinde kendileri de benzer öneriler sunuyorlar ama iş icraata geldiğinde bunları unutuyorlar. CHP'nin tutumu CHP'ye oy verenler tarafından sorgulanmalıdır. Açıkça CHP'ye oy veren kitlelerde halkta memnuniyetsizlik var. Biz CHP'nin bu halini kabul etmiyoruz diyorlar. Antalya'da CHP Başkanı'nın yaptığı konuşmayı herkes hayretler içinde izledi.

MHP'nin başkanı mı CHP'nin başkanı mı konuşuyor dediler. Bunu sivil toplum toplantılarındaki insanlar söyledi. Kılıçdaroğlu MHP ağzıyla bir konuşma yaptı. Bu ülkede milliyetçiliği kışkırtırsanız MHP'ye çalışmış olursunuz dedik.

 MHP'NİN SİZE İHTİYACI YOK

Bugün çözüm süreci tartışılırken bunun ne kadar doğru olduğu ortaya çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu MHP'nin size ihtiyacı yok. Sen de söylemlerinle tutumunla bu ülkede ayrımcılığı körükleyen üslubu kullanırsan zarar eden CHP olur. Bu konudaki yaklaşımlarını gözden geçirmeli dillerine dikkat etmeleri gerekiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.