Kışanak: İmralı'dan yakınız; BDP-AKP niye görüşmüyor?

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında konuştu.

SAKIK'IN SÖZLERİ

Kışanak, Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın yanlış anlaşılan sözleri üzerinden yapılan polemikleri yersiz bulduklarını  belirterek, "Bizler bu ülkede yaşayan herkesin kimliğine, kültürüne, inancına saygı duyularak herkesin kendisi gibi yaşaması gerektiğini savunan bir partiyiz, dedi ve Sakık'ın da bunları kabul eden birisi olduğunu belirtti, "Sözleri maksadını aşmış ve bazı çevreler tarafından istismar edilmiştir. Zaten milletvekilimiz de yanlış anlaşılmadan dolayı özür dilemiştir," diye konuştu.

"TÜRKLÜĞÜ ÜST KİMLİK YAPMAK AYRIMCILIKTIR"

Kışanak, ayrımcı uygulamalar ile hakların belirlenemeyeceğine işaret ettiği konuşmasında  şöyle konuştu:

"Türkiye'de yaşayan 20 milyona yakın Kürdün büyük bir kısmı kendisinin bir halk olarak tanımlanmasını istiyor. Bunun mücadelesini veriyor. Kürt halkı olarak haklarına kavuşmak istiyor. Buna da saygı duyulması lazım. Bu başka kimliklerin reddi anlamına gelmiyor. Kültürel ve etnik kimlik olarak Kürt olan birisi kendisini Türk olarak görüyorsa buna da saygı duyarız. Ama Kürtlerin hak taleplerine de saygı duymak lazım. Türklüğü bir üst kimlik yapmak ve herkesi bunun içine koymak ayrımcılığın ta kendisidir."

"AKP'NİN SURİYE POLİTİKASI: SURİYE'YE ÖZGÜRLÜK, KÜRTLERE BASKIDIR"

Kışanak,Ortadoğu'daki gelişmelere de değindiği konuşmasında, "AKP'nin ve Türkiye'nin politikası Suriye'ye özgürlük Kürtlere ise baskıdır," dedi ve "Şam'da özgürlükçü olacaksın, Kürtlere gelince 'Özerklik hakkı olamaz. Demokratik Suriye'ye şekillendiremezler' diyeceksin. Bunun adı ayrımcılıktır. Suriye'de demokratik yönetimden yanaysan Rojava'da Kürtlerin de arkasında olman lazım" diye konuştu.

EMNİYET: ÇATIŞMALAR ŞİDDETLENECEK

Kışanak, Viranşehir Kaymakamlığı'nın 1 ay süre ile kentteki bütün etkinlikleri yasakladığına dikkati çektiği konuşmasında, "Bu gerçekten vahim bir durumdur. 1 ay boyunca büyük bir ilçede sen bütün eylem ve etkinlikleri yasaklama yetkisini nereden alıyor ve bunu bu kadar pervasız kullanarak demokratik bir ülkede olduğunu nasıl savunuyorsun" diye sorarak, asıl sorunun burada olduğunu kaydetti.

"EMNİYETİN YAZSISI ÇETELERİN VİRANŞEHİR VE CEYLANPINAR'DA YUVALANDIĞININ KANITIDIR"

Kışanak, "Emniyet Müdürlüğü tarafından yazılan yazıda, 'Suriye'de ÖSO ile PYD denilen grup arasında çatışmalar var önümüzdeki günlerde bunun şiddetleneceği yönünde bilgi var. Bundan dolayı etkinlikler yasaklanmıştır' denildi. Bu kararın kendisi Serêkaniyê'de çatışan çetelerin Viranşehir ve Ceylanpınar'da yuvalandığının tescilidir. Açıkça 'oradaki çatışmaları şiddetlendireceğiz' diyorlar. Biz bir kez daha söylüyoruz; Rojava'daki halkımızın yalnız kalmasına razı olmayacağız. Çeteleri halkın üzerine sürmenize, bir parça ekmeğe muhtaç etmenize izin vermeyeceğiz. Bir yolunu bulup oraya yardım yetiştireceğiz. Bunu anlamanız lazım" ifadesinde bulundu.

"İÇİŞLERİ BAKANI SERÊKANİYÊ'DEKİ ÇATIŞMALARI İZAH ETSİN"

"Esad'ın Serêkaniyê'de bir tek gücü bile yoktur" diyen Kışanak, "İçişleri Bakanı, Serêkaniyê'de çatışmaların niye sürdüğünü bize izah etsin. Nereden toplandığı belli olmayan kişileri silahlandırıp oraya yolluyorlar. Serêkaniyê'ye giden gruplar sadece Kürt karşıtı bir politika için gidiyorlar. Bunu inançlı kesimlere sunuyoruz. Dünyanın dört bir yanından çapulcuları toplayıp kimse Kürtlerin üzerine süremez" diye konuştu.

VİRANŞEHİR'DEKİ POLİS MÜDAHALESİ

Kışanak, kaymakamın kadınlara, "Oradaki çatışmaların gündemleşmesini istemiyoruz ondan bunu yapmayın" dediğini belirterek orada yaşananlara ilişkin şu açıklamaları yaptı:

"O kadın buluşmasına yönelik saldırının asıl nedeni budur. Burada yapılan resmi görüşmelerde orada mitingin yapılacağı söylenirken, hiçbir gerekçe yokken insanlara pervasızca saldırı olmuştur. Sayısız gaz bombası attılar ve bunu meşrulaştırmak için senaryo yazılmıştır. Ortada ne taş atma ne de provokasyon vardır. Bize söz verip bu saldırıyı engelleyemeyenler bize hesap vermelidir. Bunu bulup ortaya çıkarmak hükümetin görevidir. Bu saldırıdan sonra ikinci bir vahamet yaşandı. İnsanların bir kısmı dağılmıştır. Yarım saat geçtikten sonra sadece milletvekilleri ve parti yöneticileri basına açıklama için çıkınca bu kez de onların üzerine gaz bombası atılmıştır. Ortada eylem yok bir şey yok. Biz insanlara dağılmaları konusunda ricada bulunduk. Çünkü polis provokatif davranıyordu. Bu çok açık ve net bir şekilde kasıtlı bir saldırıdır. Hükümet ya bunu açığa çıkaracak ya da sorumluluğuna ortak olacaktır."

"KAFAMIZA HEDEF ALINDI"

"Orada ölüm ile yüz yüzeyiz. Kafamıza hedef alınarak gaz fişeği atıldı. Kıl payı kurtulduk. Kazara milletvekillerinden birinin kafasına gelseydi bugün her şey çok başka olurdu."

"BİZİ BASKI NOKTASINA POLİS TERÖRÜYLE GETİREMEZSİNİZ"

"Bize 'sokağa çıkmayın yoksa böyle öldürmeye çalışırız' diyorlarsa buradan söylüyoruz bir gün olur ölürüz. Ölümden korkmuyoruz. Bizi ölüm korkusu ile sindirip susturamazlar. Ben orda kaymakamı arayıp 'öldürürseniz öldürün bunun sorumlusu sensin korkmuyoruz' dedim. Bizi öyle baskı noktasına polis terörü ile getiremezsiniz. Bu mücadele ölüm ile sınavını vererek bu günlere geldi."

GÖRÜŞMELER

Kışanak, "Görüşmeler var. Kürt sorunun çözmek için bir yol bulalım deniliyor. Ama sokakta bize yansıması budur. Nasıl izah edeceksiniz bunu. Halka yansıması bu olursa halkı neye ve nasıl ikna edeceksiniz. Aklınızın bir kenarından böyle bir kaygı geçiyor mu? Yoksa 'Kürtlere her şey revadır' mı diyorsunuz? Kürtler bunu böyle düşünmüyor. Cezaevinde 10 bin tutuklu, sokakta şiddet, eylemlere yasak varken 'biz bunu çözüyoruz' diyorsanız buna kargalar bile güler" dedi.

"BİR AYI HEBA ETTİLER"

Kışanak, bir aydır BDP'den bir heyetin İmralı'ya gidip gitmeyeceğinin tartışıldığını söyleyerek, "Bir ayı böyle bir tartışma ile heba ettiler. BDP çözüm önerileri ile katkı sunmak istiyor niye bunu engelliyorsunuz? Basın üzerinden spekülatif haberler ile niye bu süreci geciktiriyorsunuz. Medyada yazılanların tamamı yalan ve asılsızdır. Bizden beklenti konusunda ifade edilmiş bir şey yoktur" diye konuştu.

"BU BİR AYLIK SÜREÇTE NELER YAŞANDI"

BDP heyetinin İmralı'ya gitmesinin önemli olduğunu; çünkü BDP'nin önerileri ile pozitif katkı yapmak istediğini söyleyen Kışanak, "Bir ay geride bırakıldı; bu süreçte neler yaşandı bunu bilmemiz önemlidir. Görüşmeler yapıldı mı? Hangi kriterler var. Sorunlar aşıldı mı? Bize bunu versinler katkı sunalım. Medya üzeriyle spekülatif bilgiler süreci tıkatır. Hükümetin bu konuda daha ciddi ve samimi olmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

"BDP VE AKP NİYE GÖRÜŞMÜYOR?"

"Tüm Türkiye halkının barış ve çözüm konusundaki beklentisi ve umudu çok yüksektir. Kimsenin bunun üzerinden siyaset yapmaya hakkı yoktur," diye konuşan Kışanak, "Kimsenin bunları boşa çıkaracak, zamanı tüketecek bir duruş içinde olmaya hakkı yoktur. Hükümet bu şekilde yaklaşmalıdır. Bunu kamuoyuna ve BDP ile olan ilişkilerine yaklaşımda göstermelidir. AKP grubu ile BDP grubunun arasında birkaç metre var. İmralı'dan daha yakın. Biz niye görüşmüyoruz," diye sordu.

Kışanak, "...Siz BDP ile konuşsanız kim size ne diyecek. Türkiye kamuoyu çözümün, diyalog ve müzakerenin arkasındadır. Niye bu yolu tercih etmiyorsunuz. Kendileri mutfakta pişirip sonra onu olduğu gibi Meclis'ten çıkarmaya çalışacaklar," dedi.

"ÇÖZÜM DİYE YAPILAN HER ŞEY YENİ BİR SORUN YARATIYOR"

Kışanak, kamuoyunun 3. Yargı Paketi konusunda beklentiye sokulduğunu ancak ortaya hiçbir şeyin çıkmadığını belirtirken, anadilde savunma hakkına ilişkin çıkarılan yasanın da kadük olduğunu söyledi. Kışanak, "Şimdi yoksul insan bu tercüman parasını ödeyemeyecek. Çözüm diye yaptığınız her şey yeni sorun yaratıyor. Herkes TMK'nin yanlış olduğunu söylüyor; ama siz değiştirmemek için bin dereden bin su getiriyorsunuz. Yasayı yaptığınız cezaevleri halen çocuklarla doludur. Bu kadar açık destek sunmaya hazır bir parti var. Bunları konuşalım birlikte yol alalım diyor, ama daha bir görüşme bile yapmadınız. Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz," diye konuştu.

"KORUCULU İFLAS ETMİŞ BİR SİSTEMDİR"

Sokakta değişen bir şey olmadığını söyleyen Kışanak, halkın da kafasının karışık olduğunu belirterek, "Saldırılar, tutuklamalar ve askeri operasyonlar aynı hızla devam ediyor. Kendilerinin deyimi ile son yılların en büyük askeri operasyonu Dersim'de devam ediyor. Madem çözmeye çalışıyorsunuz niye son yılların en büyük operasyonunu yapıyorsunuz. Bunlar insanların kafasında soru işareti yaratan uygulamalardır. Korucuların sayısını arttırmaya çalışıyorsunuz. Koruculuk iflas etmiş bir sistemdir. Bu kaldırılsın diye yıllardır herkes konuşuyor. Bunu kaldırmıyorsun bir de yeni kadro açıyorsun. Bingöl'de 800, Batman, Malatya, Ergani gibi birçok yerde kadro açmışsınız. Hem sorunu çözeceğim diyorsun hem de bunu yapıyorsun. Bu işi yapacaksanız doğru dürüst yapın," dedi.

15 ŞUBAT ÇAĞRISI

Kışanak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan'ın uluslararası komplo ile Türkiye'ye getirildiği 15 şubat önümüzdeki günlerdedir. Herkes net bir şekilde eylemlerini ve tepkisini ortaya koymalıdır. İmralı sistemi Kürt sorununun çözümü önünde en büyük engeldir. Bu sistem kaldırılmalıdır. Hükümet Sayın Öcalan ile görüşmelerin iyi bir noktaya gittiğini söylüyor. Hükümete düşen de 15 Şubat etkinliklerinde kolaylaştırıcı önlemi almaktır. Etkinliklere müdahale etmeden halkın Sayın Öcalan'a verdiği desteği ifade edeceği bir ortamı yaratmaktır. Hükümet ve İçişleri Bakanı gerçekten görüşmelere anlam atfediyor ve bu sorunu çözmek istiyorsa 15 Şubat etkinliklerine engel olmasın çağrısında bulunuyoruz." (ANF)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.