Kılıçdaroğlu: Hırsızlığın arkasında olana adam denmez!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Grup toplantısına tahliye edilen CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay da ilk kez katıldı. Balbay salona gelişinde partililer tarafından alkışlar ve sloganlarla karşılandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, 2002 yılında iktidar partisi milletvekili Salih Kapusuz ve 25 arkadaşının verdiği önerge sonucunda TBMM'de rüşvet ve yolsuzluk olaylarının araştırılması, alınacak önlemlerin belirlenmesi için komisyon kurulduğunu hatırlattı. Kendisinin de bu muhalefet partisinin temsilcisi olarak bu komisyonda yer aldığını, uzun bir çalışma yaptıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, komisyon raporunun her iki siyasal partinin temsilcilerince, bir olay hariç, oy birliği ile kabul edildiğine işaret etti.

Raporda, "Yasama dokunulmazlığının, rüşvet ve yolsuzluklarda kaldırılması, bakanların yargılanmasının önünün açılması, ticari sırrın tanımının yeniden yapılması, finansman konusunda siyasal partilerin yeniden yapılandırılması ve şeffaf hale getirilmesi, yolsuzlukla mücadele yasası çıkarılması ve kamu ihale yasasının AB standartlarına göre düzenlenmesi" gibi öneriler yer aldığını aktaran Kılıçdaroğlu, raporun 2002 yılında hazırlandığını, ancak bugüne kadar bu önerilerin hiçbirinin hayata geçirilmediğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, "İktidar oldular, bu komisyonu kurdular, öneriler gitti, Bakanlar Kurulu'na, bütün bakanlıklara gönderildi, 'gerekli önlemleri alın' dendi, 'TBMM'nin ve iki siyasal partinin iradesi budur' dendi. Ama bunların hiçbirisi yerine getirilmedi" dedi.

"İLK KEZ BİR BAŞBAKAN YOLSUZLUKLARI SAVUNUR HALE GELMİŞTİR"

AK Parti'nin iktidara geldiğinde Acil Eylem Planı hazırladığını, bu planda da "Yolsuzluk ve usulsüzlük konusunda cezalar caydırıcı hale getirilecek, siyasetin finansmanı saydam hale getirilecek, mevzuattaki sır kavramı yeniden düzenlenecek, yolsuzluklar konusunda hükümet, kamu yönetimi, yargı, medya, sivil toplum, sağlıklı bir diyalogla yolsuzluğu işleyecek ve yolsuzluk olaylarının üzerine gidecek" şeklinde maddeler bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, acil olarak nitelendirilen bu düzenlemelerin hiçbirinin yapılmadığını iddia etti. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Yolsuzluk olaylarının patladığı 17 Aralık'tan sonra Sivil Dayanışma Platformu diye bir platform gazetelerin arka sayfasına tam sayfa ilan verdi. Erdoğan'ın bir fotoğrafı, altında 'sağlam irade' yazıyor. Şimdi ben merak ediyorum; bu Sivil Dayanışma Platformu kimlerden oluşuyor? Ve bu parayı nereden buluyorlar? Eğer onlarda ahlak varsa, onlar gerçekten kendilerini bu ülkenin namuslu bir yurttaşı olarak görmek istiyorlarsa bu paraları nereden sağladıklarını çıkıp kamuoyu önünde açıklasınlar. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir başbakan yolsuzlukları, rüşveti savunur hale gelmiştir. Kendilerine Sivil Dayanışma Platformu denen grup kimlerden oluşuyor. Birisini söyleyeyim; Hak-İş. Buradan Hak-İş yetkililerine sesleniyorum; işçinin parası ile mi o ilanı verdin, yoksa kendi cebinden mi o parayı verdin? Çık millete söyle. Yeri gelince mangalda kül bırakmıyorsunuz. Bir siyasal iktidara destek verebilirsiniz, bunu anlayışla karşılayabilirim. Ama yolsuzluğa ve rüşvete bir sendika asla ve asla destek olamaz."

"İSTİFA ETTİRDİĞİN ADAMLAR NEDEN MAL VARLIKLARINI AÇIKLAMIYORLAR?"

Vatandaşın iyi niyetle AK Parti'ye oy verdiğini, ancak iktidarın vatandaşa verdiği sözleri yerine getirmediğini savunan Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin 2002 seçimlerinin ardından hazırladığı Demokratikleşme Programı'nı örnek gösterdi. Bu programda da "Toplumları ve devletleri tahrip eden yozlaşma, yolsuzluk, usulsüzlük, çıkarcılık, iltimas, hukuk önünde ve fırsat açısından eşitsizlik, ırkçılık, partizanlık, despotluk gibi olumsuzluklar partimizin en yoğun mücadele alanlarıdır" ifadesinin yer aldığını aktaran Kılıçdaroğlu, "Tam tersine asıl iştigal konuları bu" dedi.

Programda "Siyasetin kirlenmesini önleyen düzenlemeler yapılacaktır" dendiğini de belirten Kılıçdaroğlu, "Nerede bu düzenleme? Yok. Millet sana ne diye oy verdi? Bunları yap diye oy verdi. Sen milleti kandırdın" şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, bu programda seçimle gelenlerin mal varlıklarının kamuoyunun bilgi ve denetimine sunulmasının da yer aldığını, ancak uygulanmadığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Defalarca seslendim, Sayın Başbakan; herkesi suçlayabilirsin, sen kendine güveniyorsun, bakanlarına, onların çocuklarına da güveniyorsun. Alın teriyle kazanılan malı deklare etmek ayıp değildir, onurdur. O adamlar, istifa ettirdiğin adamlar neden mal varlıklarını çıkıp kamuoyuna açıklamıyorlar? 2002'de 'Açıklayacaklar' diyorsun, 2014, 'Sakın açıklamayın' diyor. Sana oy veren milletin önüne nasıl çıkıyorsun sen? Hangi anlayışla çıkıp, 'bana oy verin' diyorsun. Sen bu milleti kandırdın."

AK Parti'nin kuvvetler ayrılığı ilkesinin hassasiyetle korunacağı sözünü de verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Kuvvetler ayrılığı ilkesi kalmadı ki. Cemil Çiçek açıkladı, '138. madde çökmüştür' dedi.

Geçmiş olsun. Ben söylesem 'Anamuhalefet Partisi'nin genel başkanı söylüyor' diyecek. Ben söylemiyorum, TBMM Başkanı söylüyor. Güçler ayrılığı ilkesi çökmüşse, orada devlet çökmüştür artık" değerlendirmesinde bulundu.

"MEMLEKETİ RÜŞVET, YOLSUZLUK GÖTÜRÜYOR"

Sayıştay raporlarının TBMM'ye gönderilmemesini de eleştiren ve iktidarın denetim mekanizmalarının çalışmasını engellediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, "Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren bütün yurttaşlarıma sesleniyorum; sizi kandıran siyasal iktidara teslim olmayın. Onlardan birisi diyor ya 'Biatsa biat sonuna kadar arkasındayım', hırsızlığın sonuna kadar arkasında olan adama adam denmez bizim ülkede. Her yer rüşvet, her yer yolsuzluk, maalesef öyle" dedi.

Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin çok ve halka hoş gelecek şeyler söylediğini, ancak söylemleri ile eylemlerinin birbirini tutmadığını savunarak, "Laf tamam, iş yok. Laf tamam, iş yoksa ne oluyor? Memleketi rüşvet, yolsuzluk götürüyor" ifadesini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.