Kılıçdaroğlu: Gazeteci özgürlüğün timsalidir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu basına yönelik baskıya ilişkin, “Gazeteciler hapiste, gazeteler, TV'ler kapatılıyor. Gazeteci, düşüncesini benimsemesek bile, özgürlüğün timsalidir. Gazetecilerin hapse atılması doğru değildir. Gazeteci elbette yargılanabilir. Tutuksuz yargılansın” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.  

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

‘DARBE GİRİŞİMİNİN SİYASAL AYAĞININ ORTAYA ÇIKMASI LAZIM’

26 Temmuz'da oy birliği ile TBMM'de karar alındı; darbe girişimin, araştırma komisyonu kurulmasına karar verildi. Bugün 17 Ağustos. MHP, HDP ve CHP komisyona üye verdiler. AKP üye vermedi. Binali Bey'e sormak zorundayım; Neden arkadaş bu komisyona milletvekili görevlendirmiyorsunuz? Bu darbe girişiminin siyasal ayağının ortaya çıkarılması lazım. Bunu parlamentonun araştırması lazım.  

Bütün siyasilere söylüyorum. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset sokmayın. Camiye her siyasi görüşten vatandaşımız gidiyor. Cami bir siyasi partinin arka bahçesi haline dönüşür mü? Kışlaya siyaseti sokarsanız, Türkiye darbeden kurtulamaz. Oraya da kapatmanız lazım. Adliyeye siyaseti sokarsanız adalet olmaz. Adalet böyle olmaz.  

Yargıtay'a 160 üye atandığında 'yanlış yapıyorsunuz Yargıtay'a 160 militan atadınız' dedim. Bağırdılar. Şimdi onların hepisin Yargıtay'dan çıkardılar.  

TÜM SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI  

Demokrasinin olmadığı ülkede darbeyi önleyemezsiniz, biz tam demokrasi istiyoruz. Üçüncü sınıf demokrasi istemiyoruz. Bakın gayet açık net söylüyorum; yüzde 10 seçim barajını 12 Eylül'de darbe yapanlar getirdi. Türkiye darbe hukukundan arındırılsın diyoruz, seçim sistemi değişmeli. Tüm siyasi partilere sesleniyorum.  

‘BÜROKRATLAR TBMM’YE HER TÜRLÜ SORUNUN CEVABINI VERMELİ’  

İstihbaratın başında olan bir kişi, TBMM'ye gelip bilgi vermiyorsa, onun güvencesi başbakandır. "Meclis'i adam yerine koymayın" diyor. Yasama organını güçlendirelim deyip, kapıyı döndükten sonra "boşverin" deme durumuna kimse düşmemelidir. Bürokratlar TBMM'ye gelip her türlü sorunun cevabını vermeli.  

Devlet bakidir, hükümet geçicidir. Liyakat sistemi eğer yoksa, devlet çökmüş demektir. Liyakat sisteminin özünde bilgi vardır, deneyim vardır. "Bizim cemaatten bunu getirelim, bu bizim akrabamız" demek devleti çökertmektir. Türkiye bugün bu noktaya taşınmışsa, liyakat sistemi çöktüğü içindir.  

NUMAN KURTULMUŞ'A ÇAĞRI

Bugün bir KHK yayınlandı. Özel hareketçı olacaklar KPSS'ye girmeyecekler. Niye girmeyecekler? Herkesin çocuğu bu sınava giriyor. Bir adam sözünün eri olmak zorunda olmalıdır. Numan Kurtulmuş'a sesleniyorum. Sözünün eriysen, ya bu uygulamayı değiştir ya da istifa et. "Ben liyakatı söyledim" de adam gibi istifa et.    

Abdullah Gül, aklımızı fikrimizi bir kişiye teslim etmemeliyiz diyor. Neden aklımızı bir kişiye teslim etmeyelim, çünkü aklımızı kullanalım. Bunu eğitimle yapacağız. Bugünlerde çok sık kullanılır, üst akıl öyle dedi, şöyle dedi. Sende akıl yoksa üst akıldan söz edersin tabii. Elin oğlu Mars'a gidiyor, biz aklımızı birisine kiraya veriyoruz.  

‘GAZETECİLER ÖZGÜRLÜĞÜN TİMSALİDİR’

Gazeteci ne yapmış Fetullah Gülen’i savunmuş. E peki çıkıp meclis kürsüsünde övgüler düzenler var, onları ne yapacaksınız?   Şimdi gazeteciler hapiste, gazeteler, TV'ler kapatılıyor. Bunu dünyaya anlatamazsınız. Gazeteci, düşüncesini benimsemesek bile, özgürlüğün timsalidir. Gazetecilerin hapse atılması doğru değildir. Gazeteci elbette yargılanabilir. Tutuksuz yargılansın.  

BU TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE YAKIŞIR MI?  

OHAL'i fırsat bilip, sanatçıyı, gazeteci tutuklamak, işinden etmek Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır mı? Çoluk çocuğu var, evine ekmek götürecek bu adamlar. Hiçbir siyasetçi sanatçıyla uğraşmasın. Sanatçı herkesi eleştirir. Eğer sanatçıya konu olursan, sanatçı seni eleştirir.   Sakarya'da bir öğretmen gözaltına alınıyor. Gözaltında ölüyor. Belediye ambulans vermiyor, imam namazını kılmıyor. Sonra bir başka arkadaş buluyorlar, cenaze namazını kılıyorlar defnediyorlar. Suçlu olup olmadığı belli değil, bunu nasıl yaparsınız.  

‘KİMSE 17/25 ARALIK’I AKLAMAYA ÇALIŞMASIN’  

Kimse 17/25 olaylarını aklamaya yeltenmesin, darbeyi de bunun için kullanmasın. 17/25 ayrı yerde duruyor. Darbeciler nasıl yargılanıyorsa, bu devleti soyanların yargılanması lazım.  

HAKKARİ VE ŞIRNAK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ'   

Hakkari 1936'da, Şırnak 1990'da il olmuştur. Ne Şırnak'ın ne de Hakkari'nin il olmaktan çıkarılmasını doğru bulmuyoruz. Bunun mücadelesini vereceğiz. Ben Hakkari'nin güvenliğini, Şırnak'ın güvenliğini sağlayamıyorum diyorsan, hükümette ne işin var.

Bırak güvenliği sağlayan birileri gelsin. Eğer güvenlik nedeniyle bunu yapıyorsanız, Yüksekova ve Cizre il olsun diyorsanız sorun yok. 81 ilimiz vardı, 83 ilimiz olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.