Kılıçdaroğlu Diyarbakır'da: Sizi biz savunduk siz bize oy vermediniz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Diyarbakır'da konuştu: Sürecin başarısını demokrasiyi içine sindirmeyen bir insana bağlamışız. Ne konuşuluyor? Hiç kimse bilmiyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi'nin düzenlediği "TİGRİS Diyalogları" toplantısı için Diyarbakır'a gitti.

Kılıçdaroğlu'nun heyetindeki en önemli isim ise HDP'nin "Cumhurbaşkanlığı adayımız ol" önerisi götürdüğü CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen oldu. Kılıçdaroğlu, HDP- BDP'nin kalesi Diyarbakır'a öğle uçağıyla gidişi sırasında Türmen'i yanına oturtarak, kendisine verdiği önemi de gösterdi. Kılıçdaroğlu ve Türmen yolculuk boyunca gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu Diyarbakır'da katıldığı 2. Tigris Diyalogları toplantısında ise şu mesajları verdi:

Bu sorunun çözümünde biz ne düşünüyoruz? Bunu anlatmak için geldim. Yeni bir sürecin içindeyiz. Dayatmacı olmayan bir cumhurbaşkanı adayından yana tavır almanızı çok isterim. Bu ülke kavgadan çok etti. Herkesi kucaklayan, güzel bir dil kullanan birini cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtalım. İçerde gerilim var, bölgede gerilim var. Gerilimden beslenen bir siyaset anlayışı var. Ülkeyi yöneten kişi hem barıştan söz edip hem kılıç taşırsa olmaz. Barıştan yana, huzurdan yana bir tavır sergilemek zorundayız. IŞİD yetkilileri açıkça insanları rehin alırken sessiz kalıyorsa, basında yer almasın diye yargı karar çıkarıyorsa hepimizin oturup düşünmesi lazım. TIR’larla silahlar nereye gidiyor, düşünmeniz lazım. Adımın Kemal olduğunu bildiğim kadar o TIR’larla silah gittiğini biliyorum. O silah döndü bizim insanımıza karşı.

Bir süreç yaşıyoruz şöyle bir algı var. Bir yerde genç ölüyor, sesimizi çıkarmayalım. Bu da doğru değil. Ben kimse hayatını kaybetmesin istiyorum. Düşüncesinden dolayı hiç kimse hapse atılmasın istiyorum. Bizim ülkemizde insanlar 3. Sınıf demokrasiye layıktır diye bir algıyı kabul etmiyorum. Yasamayı arka bahçesi haline getiren, havuz medyası oluşturan anlayışın ülkeye demokrasiyi getirmeyeceğini sizin de bilmenizi isterim. Sürecin başarısını demokrasiyi içine sindirmeyen bir insana bağlamışız. Ne konuşuluyor? Hiç kimse bilmiyor. CHP neden bu konuda çalışmıyor diye bize soruyorsunuz. Bizim sözlerimiz bu bölgede de yeteri kadar yankı bulmuyor.

SİZİ BİZ SAVUNDUK, SİZ BİZE OY VERMEDİNİZ

Roboski’de bir olay oldu. 34 yurttaşımız öldürüldü. En net olayı takip eden parti CHP’dir. Bizim raporumuzu okumayan varsa lütfen okusun. Her olayı sonuna kadar izledik. Hesabı verildi mi? Verilmedi. Hesabı sorulmadı. Hesabını sormak isteyen CHP’ye bölgede oy çıktı mı? Hayır. O zaman aramızda sorun var. Ben sizin hakkınızı savunuyorum siz sizi savunmayana oy verdiniz. Sınır ötesi parlamentonun yetkisinde. Talimatı kim verdi? Hükümet. Bu açık gerçek ortada dururken biz bölgeden beklediğimiz desteği alamadık. Buraya sitem etmeye ve sitemlerinizi dinlemeye geldik. Süreçle ilgili yüksek beklenti yaratıldı. Yüksek beklenti karşılanmazsa sonu felaket olur. Sorunun çözümünde birinci nokta karşılıklı güvendir. Yalan söylemeyen, güvensizlik eksenine oturtulmuş bir sorun çözülmez. Biz ne söylüyorsak beğenir ya da beğenmezsiniz çıkıp kamuoyu önüne çok açık ve net söylüyoruz

HAYATIMDA DUYDUĞUM EN SAÇMA GÖRÜŞLERDEN BİRİ

Sorunu çöz sana sonsuz kredi dedim. Ertesi gün ne diyorsun dedi. Ben bekledim ki bölgede Kılıçdaroğlu’na destek çıkacak. Tam bir sessizlik. Şöyle bir algı da var. AKP sorunu çözecek, CHP karşı. Hayatımda duyduğum en saçma görüşlerden biri. Ne yaptık da sorun çözülmedi. Sanki biz iktidardayız da onlar muhalefette. İktidarda olan sensin. Parlamentonun yarısından fazlası sende. Sen sorunu çözdün de hayır mı dedik. MİT müsteşarı ile ilgili kanunu 24 saatte geçirirken kimse engel olmuyor da bu sorunu çözmek için CHP’yi engelmiş gibi gösteriyor. Samimi değiller.

AKİL İNSANLAR HEYETİNİ BİZ ÖNERDİK

Bir kitapçığımız var. Toplumsal Barışı demokrasi ile güvence altına almak. Bu kitapçıktan edinmek isteyene biz göndereceğiz. CHP bu konuda ne düşünüyor, ne adımlar attı? AKP’nin dediği gibi hiç çözüm üretmedi mi? Burada göreceksiniz. 31 Mayıs 2012’de arkadaşlarım TBMM Başkanı Çiçek’i ziyaret etti. 10 maddelik Kürt sorununun çözümü yönündeki öneriyi Çiçek’e sundular. Akil insanlar heyetini ilk o önerilerde biz sunduk.

SİYASİ HAYATIMA MAL OLSA BİLE

6 Haziran 2012’de ben vekil arkadaşlarımla Erdoğan’ı ziyaret ettim. Yöntemi, sorunun çözümü ile ilgili düşüncelerimi aktardım. Parlamentoda Uzlaşma Komisyonu kuralım dedim. Bu işin ucunda ölüm var. İnsanlar ölüyor. BDP ve MHP’yi dışarda bırakalım, biz bir araya gelelim. Adı toplumsal uzlaşma. İki önemli faktörü sistemin dışına atarsanız bu sorunu nasıl çözeceksiniz. Bu sorunun çözümü siyasi hayatıma mal olacaksa onu da göze alırım. Yeter ki bir kişi hayatını kaybetmesin. Ama olmadı. Kapalı kapılar ardında demokratik çözüm olmaz. Süreç yasal bir zemine oturtulmak zorundadır. Süreç saydam olmalıdır. Elbette birileri karşı çıkabilir. Ama samimi olarak tartışırsak bu sorunu aşabiliriz. Türkiye’nin bu sorunu çözme birikimi var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
A BİNBİR 2 yıl önce

.sen şimdi kürt sorunu konusunda ne diyorsun buradan ne anlamak gerek , sen söyledikleri tekrar oku bakalım. bu kadar laf edi̇p bi̇r şey söylememek böyle oluyor herhalde