Karayılan'dan çarpıcı açıklamalar

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan Sterk tv’de katıldığı özel programda gazeteci Sinan Cudi’nin sorularını yanıtladı.

KCK Yürütme Konseyi’nin ilan ettiği deklarasyonu da çok yönlü değerlendiren Karayılan; önemli açıklamalarda bulundu.

'Çözüm süreci'ni değerlendiren Murat Karayılan; AKP’nin sorumluluklarını yerine getirmediğini söyledi. Kürdistan24.Org'ta yer alan habere göre, Karayılan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

KARAYILAN: SÜREÇ TIKANDI, TEK TARAFLI YÜRÜMÜYOR

Abdullah Öcalan'ın üç aşamadan oluşan bir süreç başlattığını söyleyen Karayılan, o dönem yapılanları ise  şu sözlerle ifade etti:

1. Ateşkes ilan edilip gerilla geri çekilecekti. Bu yapıldı. Ateşkes ilan ettik ve çekilmeyi başlattık.

2. İse yasal süreçti. Bu da Türk Devletinin, AKP hükümetinin göreviydi. Ama karşı taraf bunu yapmadı, ikinci aşamayı başlatmadı.  Bu sebeple süreç bir yıldır birinci aşamasındadır. Niye? Çünkü AKP yapılması gerekenleri yapmadı, atılması gereken adımları atmadı, sözünü tutmadı. Sürecin birinci aşaması bitmiş ama ikinci aşaması başlamamıştır. Süreç tümüyle bitmiş değil ama tek tarafla yürütülüyor. Başkan APO, biz yürütüyoruz. Süreç tıkanmıştır. Ama sonuna kadar tek taraflı yürümez. Eğer seçimden sonra adım atarlarsa atarlar, adım atılmazsa süreç bitmiştir. Bunun sürece yayılması da gerekmiyor. Seçimden bir-iki hafta sonrasına kadar adım atılmadığı takdirde sürecin bittiğini herkesin bilmesi gerekiyor.”

"SÜREÇ YASALLAŞTIRILMALI"

"Peki, ne tür adımlar bekleniyor?” sorusuna ise Karayılan’ın yanıtı şöyle:

“Bu süreci yasallaştırmaları gerekiyor. Müzakere sürecinin yasallaşması için bir çerçevenin çıkması lazım. Aynı zamanda müzakere eden taraflar için eşit koşulların oluşturulması lazım. Bunun için Başkan APO’nun şartlarının düzeltilmesi lazım. Ve biz müzakere sürecine üçüncü bir tarafın dahil olmasını istiyoruz. Sürece hakemlik edecek bir taraf gerekiyor. Kimin sözünü tutup tutmayacağını bu üçüncü tarafın gözlemlemesi gerekiyor.

“Eğer AKP şimdiye kadar adım atmış olsaydı biz şimdi sürecin üçüncü aşaması olan ‘normalleşme’ sürecini konuşuyor olacaktık” diyen Karayılan sözlerini şöyle sürdürdü:

”Ancak AKP bunu yapmadı. Bu süreçten faydalanmak istedi. Seçimler için kullanmak istedi. Askeri alanlarda karakollarını oluşturdu. Bir çok yerde ateşkesin şartlarını ihlal ettiler. En son Heftanin’de çatışma yaşandı. Bir çok yerde biz tek taraflı davrandık ama bundan sonra ateşkes ihallerine karşı yanıt vereceğiz.”

‘ÖCALAN ZİNDANDAYKEN GERİLLA SİLAH BIRAKMAZ’

Gerillanın hangi koşullarda silah bırakmayı tartışacağını değerlendiren Karayılan şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı:

“Başkan APO ve tüm siyasi tutsakların özgürlüğü olmadan gerilla silah bırakmaz. Bunu herkesin bilmesi lazım. Bu olmadan gerilla asla silah bırakmaz. Bu da nasıl olur? Büyük bir gerilla kongresi olur, ve Başkan APO gelip katılırsa kongre’de silah bırakma kararı çıkar. Ama Başkan APO zindanda olduğu müddetçe kimse gerillanın silah bırakmasını beklemesin.

Gerilla Başkan APO’nun talimatlarına bağlıdır. Ama başkan APO zindanda gerillaya silah bırakma çağrısı yaparsa bile gerilla güçlerimizi bunu yerine getirmeyecektir. Bu gerillanın kararıdır. Başkan APO’nun tüm talimatları yerine getirilir. Ama Başkan APO’nun özgürlüğü şartı ile uygulanır. Başkan APO özgürlüğüne kavuşmadan gerilla silah bırakmayacaktır.”

"SÜREÇ BİTERSE ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞÜMÜZ SÜRECEKTİR"

“Biz sorunun demokratik ve barışçıl yollardan çözümünü istiyoruz” vurgusunu yapan Karayılan; son bir yıllık süreçten pişman olmadıklarını ancak; devlet adım atmadığı için çözüm gelişmedi” dedi:

“Kürtler kendi siyasal haklarını istiyor. Eğer Türk devleti seçimden sonra bunun gereğini yerine getirirse süreç bu şekilde devam eder.  Biz bir yıllık süreçten pişman değiliz. Başkan APO’nun Newroz Deklarasyonuna bağlıyız. Bu süreçten kazanımlarımız oldu. Dünya barışçıl olduğumuzu gördü. Barış istiyoruz, ama şeref ve onurumuza bağlıyız. Bunun için gerekirse savaşırız da. Bu süreçte tüm dünya bunu görmüş oldu. Bu bir yıllık süreçte Kuzey ve Rojava’da kazanımlarımız oldu. Kararımız doğruydu. Başkan APO’nun kararı doğruydu. Biz bu karar gereği çözümün gelişmesini istedik. Ama çözüm tek taraflı olmaz. Onlar adım atmayınca çözüm gelişmedi.”

SÜREÇ BİTERSE NE OLACAK?

Süreç biterse ne yapacaksınız?” sorusuna Karayılan’ın yanıtı ise şöyle:

“Biz, Kürtlerin kendi kendilerini yönetmesini istiyoruz. Çağımızda tüm halklar ve toplumları kendi iradeleriyle yönetiliyor. Biz de bunu istiyoruz, eşitlik istiyoruz. Eğer adım atmazlarsa biz 8 ana madde’den özerkliğimizi örgütleyeceğiz. Yani devletin atmadığı adımları biz kendi gücümüzle hayata geçireceğiz. Hiç kimse bizi durdurmayacaktır, özgürlük yürüyüşümüz devam edecektir.”

"DEVLETE OY VERMEK SAVAŞA OY VERMEKTİR"

Yerel seçimleri de değerlendiren Karayılan, seçim sonuçlarının süreci etkileyeceğini belirtti:

“Değerli halkımız, Kürdistan’da yaşayan tüm halkları, barış isteyenler oylarını sistem partilerine vermesin. AKP, Kürdistan’da devleti temsil ediyor. Oylarınızı devlete vermeyin. Çünkü devlet çözüm istemiyor. Devlete oy vermek savaşa oy vermektir. Eğer sizi temsil edenlere, barış isteyenlere oy verirseniz o zaman tüm dünya sizin bu iradenize saygı göstermek durumunda kalır. AKP, Kürtlerin oylarını alıp Öcalan’ı ve Kürt hareketini görmezden gelirim diye düşünüyor. Bu savaş demektir. Eğer savaş bir daha başlasa bu defa bitmez.

Devlet, bize ‘üç beş terörist’ dedi. Ama bizi bitirebildilermi? Hayır. Çünkü biz halk hareketiyiz. Biz kendi dilimizle yaşamak istiyoruz. Bu dili bize Türk devleti deği Allah vermiş. Niye çocuklarımız kendi ana dilleriyle eğitim göremiyorlar.

Din, vicdan, iman sahibi herkesin oyunu kendisine vermesi lazım. Sadece Kürtler değil Arap ve Türkmen kardeşlerimizde oylarını AKP’ye vermemesi gerek. Oylarını devlete vermemesi gerek.”

"URFA’DAN SERHATA BÜYÜK BAŞARILAR YAKALAYACAĞIZ"

Urfa seçimlerini de değerlendiren Karayılan, AKP’nin para dağıtarak oy istediğini söyledi:

“AKP Urfa’da para dağıtarak oy toplamak istiyormuş. Bunun şerefle alakası yok. Bu seçimer iki parti arasındaki seçim değil. Bu Kürtler ve Devlet arasındaki seçimdir. Kürtler ya kendileri için ya da devlet için oy kullanacaklar. Bu kadar önemlidir. Farklı düşünenler, siyasi fikri ne olursa olsun kimsenin oyunu devlete vermemesi lazım. Kürtlerin de kendi haklarıyla yaşaması için oyların Kürt iradesine verilmesi lazım.”

"AKP’NİN DE FETHULLAH’IN DA DİNLE ALAKASI YOK"

AKP ve Fethullahçılar arasındaki kavgayı da değerlendiren Murat Karayılan, Kürtlerin artık bir daha kandırılamayacağını söyledi:

“AKP, yalan söylüyor. Türk devleti Kürtlere karşı sabıkalıdır. Kürtleri hep kandırmışlardır. Ama artık bizi kandıramazlar. Artık Başkan APO’yu kandıramazlar. Çözüm getireceğiz diyorlar. Ama bu yalandır. 12 senedir bu yalanı söylüyorlar. Bunların müsülmanlıkla alakası olabilirmi?

Müslüman olan halkın parasını çalarmı? Hırsızlık yaparmı? AKP’nin de, Fetullah’ın da ne oldukları ortaya çıktı. Bunların din ile alakası yok.

Biz dini siyasete alet etmiyoruz. Ama en temiz hareket bizi. Halkımız için hayatımızı feda ediyoruz. Her gün şehit veriyoruz.

Bu seçimler kişilerin seçimi değil. Belki bazı yerlerde adayların tespitinde bazı sorunlar olmuş olabilir. Ama herkes bilmeliki, verileyek oy kişiye değil halka gidiyor, davaya gidiyor, Kürt davasına gidiyor. Adaya değil oyu kendinize veriyorsunuz.

Bazı çevreler çıkarlarından dolayı AKP’ye yaklaşıyor. Hayat sadece maddi çıkarlardan ibaret değil. Maneviyat var. Ben inanıyorumki, Rıha’dan Serhat’a kadar önemli başarılar olacaktır. Tüm dünya bu seçimlere bakıyor. Bizim ilişkilerimiz var, biliyoruz. Seçimlerdeki başarılar tüm dünyada etki yaratacaktır.

Türk Devleti 90 yıldır bizi türkleştirmek istedi. Ama biz türkleşmedik. Biz de bir hakikatız ve böyle kabul görülmek istiyoruz. Siyasi fikirleri ne olursa olsun herkesin oy kullanırken bunu düşünmesi gerekiyor.

"KÜRTLERİN SURİYE STRATEJİSİ DOĞRUDUR"

Karayılan programda Suriye ve Rojava’daki durumu da değerlendirdi.

Suriye’deki savaşın bölge savaşı olduğunu vurgulayan Karayılan mevcut durumda bir tıkanmanın olduğunu ve şimdi herkesin diyalogtan bahsettiğini ama Kürtlerin bunu üç yıl önceden söylediğini hatırlattı.

Karayılan; Kürtlerin Suriye ve Rojava’da doğru bir strateji izlediğini ve başaralı olduğunu söyledi.

Karayılan devamla şunları belirtti:

“Biz Kuzey’de ateşkes ilan edince Türkiye Rojava’ya yönelik saldırıları organize etti. Buna karşı YPG’nin kahramanca direnişi hesapları boşa çıkardı. Bu direniş sonucu Kantonlar ilan edildi. Bazılar, ‘şimdi bunun vakti değildi’ diyor. Bunlar yanlış tespitler. Bugün Rojava’da ekmek ve sudan önce yönetime ihtiyaç var. Kantonların yönetimine dahil olmayanlar yanlış yaptılar. Orada hayat devam ediyor ve bunu organize olması lazım. Su hiç bir zaman tersine akmaz. Rojava’da ilan edilen Kanton yönetimlerine dahil olmayanlar halkın duygularını yaşamıyorlar. Onlar konuya uzaktan bakıyorlar. Her Kürt yurtseverinin görevi Rojava’ya sahip çıkmaktır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yilmaz Polat 3 yıl önce

Herzaman yaninizdayiz Baskan herbiji serok APO

Avatar
Huseyin o 3 yıl önce

Her biji baskan azlnlza yureginne sallk sizden konnayaya bir mesaj bekliyordum halklmz uyandl artlk hickimse durduruamz hbiji konay yeni coba hlkl