Hüseyin Aygün: Sünni dayatmayı eleştirmediler

Meclis'e cemevi talebinin reddedilmesi ve caminin ibadet yeri olarak gösterilmesine tepki gösteren CHP'li Hüseyin Aygün, partili arkadaşlarına da kırgın: Asıl üzüldüğüm aynı partinin çatısı altında siyaset yaptığım bazı arkadaşlarımın bile beni anlamaması. Sünni dayatmayı eleştirmelerini beklerdim....

 

Helin ALP / Akşam

 

CHP'li Hüseyin Aygün'ün 'Meclis'e cemevi' talebi TBMM Başkanı Cemil Çiçek tarafından, Diyanet'in açıklamalarını referans alıp, geri çevirmesi ve Aleviler için de camiyi adres göstermesi tartışma başlattı...

 

Sünni anlayışın Alevilere zorla dayatılmak istendiğini savunan Aygün'ün, 'Alevilik ayrı dindir' çıkışı ise yeni tepkileri beraberinde getirdi. En sert açıklama CHP'nin Alevi Milletvekili Sabahat Akkiraz'dan geldi. Akkiraz, isim vermeden Aygün'ü eleştirdi ve 'Bu tür açıklamalar provokasyondur' dedi. Tunceli Milletvekili Aygün, bir yılını geride bıraktığı parlamenterlik deneyimini AKŞAM'a değerlendirdi:

 

SAMİMİ BİR YAKLAŞIM DEĞİL

Aleviliğin ayrı bir din olduğuna ilişkin sözlerim, Sünni dayatmaya yönelik bir tepkiydi. Benim açıklamamı sorgulamadan önce, Sünni devlet anlayışının Alevilere nasıl baktığının sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Bu topraklarda Aleviler yüz yıllarca aşağılandı, katledildi. Kahramanmaraş'ta, Çorum'da ve 19 yıl önce Sivas'ta Aleviler 'kafir' ilan edilerek çoluk çocuk demeden öldürüldü. Bütün bunları gözardı edip, benim sözlerimi yargılamanın samimi bir yaklaşım olmadığını düşünüyorum. Şiddet içermediği ve başkalarının özgürlük alanına tecavüz edilmediği sürece inanca müdahale edilemez. Laik devlet tanımını da ifade eden bu öğreti maalesef Türkiye'de sadece lafta kalıyor. 

 

ALEVİLİĞİ DEVLET ŞEKİLLENDİREMEZ

Cemevi'nin ibadethane olup olmadığı kararını Sünni Diyanet'in fetvalarına dayanarak devlet veremez. Elbetti ki Alevilik İslam'ın çatısı altında ortaya çıkmış bir inançtır. Aleviler kendilerini 'Elhamdülillah Müslümanız' diyerek İslam'ın içinde görüyorlar Ama bu inancın kendi motifleri vardır ve bu motifleri devlet şekillendiremez. Asıl üzüldüğüm aynı partinin çatısı altında siyaset yaptığım bazı arkadaşlarımın bile beni anlamaması. Partili arkadaşlarımın Sünni dayatmayı ve buna teslim olan Meclis Başkanı Çiçek'i eleştirmelerini beklerdim.

 

TARİHİ BİR GERÇEĞİ DİLE GETİRDİM

Alevilik ilgili sözlerim nasıl yanlış anlaşıldıysa, aynı yanlış algı Dersim katliamı ve Atatürk'le ilgili açıklamalarım sürecinde de yaşandı. Ben sadece tarihi bir gerçeği dile getirdim. Bu Atatürk'ün ve Cumhuriyetin kazanımlarını inkar etmek değildir. CHP kitlesi artık Dersim tartışmalarının köşede saklı tutulan bir silah gibi kullanılmasını istemiyor. AK Parti'nin CHP ve Atatürk'le sorunu olmasaydı Dersim Katliam'ı için özür dilemezdi. Çünkü, Dersim'le ilgili bir tartışmadan yola çıkarak CHP'yi, Cumhuriyet tarihini, İnönü ve Mustafa Kemal'i hedef alıyor. Dersim için özür dileyen Başbakan, neden Uludere için aynı açıklıkta özür dileyemiyor? Neden Sivas katliamı için özür dilemiyor?

 

CHP VE ATATÜRK HEDEF HALİNE GETİRİLDİ
CHP ve Atatürk ile ilgili yaptığım tartışmalar sağlıklı yürümedi. Hemen herkes taraf oldu. İslamcılar, hızla Atatürk'e saldırdılar. CHP ve Atatürk'ü hedef haline getirdiler. Böyle rövanşist yaklaşınca, CHP seçmeni bu tartışmaya hoşgörüyle bakmadı. CHP içindeki ulusalcılar Dersim meselesini çok bilmediklerinden biraz tepki gösterdiler ama onlarda da bir yumuşama var. Kamer Genç, 'Dersim olaylarını neden açtın, Ak Parti samimi değil, partiye zarar verirler' dedi. Genç'in, haklı olduğunu kabul ettim ama 'ne zaman tartışılmalı' diye sordum, cevap vermedi.

 

DERSİM 38 RAPORU HAZIRLANACAK
Meclis'te kurulan Dersim Komisyonu 78 yıl sonra adının Aslıhan Kiremitçiyan olduğunu öğrenen Fatma Yavuz'u ve diğer mağdurları dinledi. Meclis'e gelen Dersim'in Kayıp Kızları, sürgün hikayelerini, nasıl evlatlık verildiklerini paylaştı. Komisyona şu ana kadar altı bin civarında dilekçe verildi. Belgeler de incelendikten sonra Dersim 38 raporu yayınlanacak. O rapordan sonra Meclis, bazı adımlar atacak.

 

KAYIP YAKINLARINA ÇAĞRI: SAHİPSİZ 9 CENAZE ADLİ TIP'TA BEKLİYOR
1997'de Tunceli Çemişgezek'teki çatışmada öldürülen 17 kişinin akıbeti bilinmiyordu. Hüsnü Yıldız, kardeşi Ali Yıldız'ın cenazesinin kendisine verilmesi için açlık grevi başlatmıştı. Milletvekili olduğumda iki gündür grevdeydi. Meclis gündemine taşıdığım ilk olay bu oldu. Askeri alandaki kazılarda dokuz kişiye ait kemikler bulundu. Cesetlerden birinin Ali Yıldız'a ait olduğu tespit edildi. Bulunan 9 cesedin kime ait olduğu ise bilinmiyor. İstanbul Adli Tıp'ta bekletiliyor. Buradan 90'lardan beri kayıplarını arayanlara sesleniyorum. Adli Tıp'a başvurun.

 

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARININ GELENEĞİNDENİM
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kurduğu siyasi gelenekten geliyorum. Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'de benim gibi sosyalistlerin de olmasını istediğini söyledi. CHP'nin kitle partisine dönüşmesi Kılıçdaroğlu ile başladı. CHP, eski CHP'nin çok uzağında artık. İnsan Hakları İhlalleri, Kürt sorununa bakış açısı, cezaevlerinde yaşanan sorunlara yaklaşımı değişti. Ben de avukatlığımı Meclis'e taşıdım. Yaşanan acılara tercümanlık yapıyorum. Sayın Kılıçdaroğlu'nun Akil İnsanlar Komisyonun kurulması ile ilgili önerisi yeni dönem CHP çizgisinin göstergesi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.