HDP, DBP, DTK ve HDK’den ortak açıklama: Demokrasi cephesine ihtiyaç var

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, DTK Eş Başkanları Hatip Dicle ve Leyla Güven, HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü ile DBP Demokratik Yerel Yönetimler Birliği Eş Başkanı Tuncer Bakırhan Diyarbakır’da ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

Sur Belediyesi Konferans Salonu’nda yapılan açıklamada DBP’li belediyelere yönelik kayyım hazırlıkları, Lice’deki askeri operasyon, kentlere yönelik alınan acele kamulaştırma kararları, Türkiye ile İsrail ve Rusya ilişkileri değerlendirildi.

Hazırlanan ortak metni paylaşan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, ülkenin içinde bulunduğu kriz ve kaostan çıkmanın tek yolunun Kürt düşmanlığına son verilmesinden geçtiğini ifade ederek, “Tekrar müzakere masası kurulmalıdır. Ancak bu masa AKP ve cumhurbaşkanıyla olmayacaktır. Bu yüzden çağrımız geniş bir demokrasi cephesi oluşturmak için Türkiye halklarınadır. Bu kıskaç ancak böyle kırılır” dedi.

İlk olarak Lice’deki askeri operasyona değinen Tuncel, Lice’de birçok alanın ateşe verildiğini kaydetti.

‘AKP SINIRDA TAMPON BÖLGE HEDEFLİYOR’

DBP’li belediyelere yönelik kayyım hazırlıklarına değinen Tuncel, “Belediye başkanları hapsediliyor, görevden alınıyor. Dün görevden alınan Eruh ve Gercüş Belediye Başkanlarıyla birlikte 33’ü seçilmiş görevden uzaklaştırıldı, 21’i hapiste. Yıkım harekatlarına, nüfus mühendisliği ve kolonizasyon planları eşlik ediyor.

“Şırnak ve Hakkari il merkezlerinin, idari olarak Cizre ve Gever’e taşınarak adlarının değiştirilmesi esasen yurtsever karakterleriyle tanınan bu ilçelerin il ölçeğindeki idari, askeri ve güvenlik yapılarıyla tahkim edilmesi hedefleriyle ilgili. Erciş’in Van’dan, Midyat’ın da Mardin’den ayrılarak il yapılması, Mardin ve Van’ın nüfuslarının 750 binin altına düşürülerek büyükşehir statüsünden çıkarılmasına yönelik.

“Nusaybin, Cizre, İdil, Kızıltepe ve Silopi’nin başka mevkilere nakledilmesi sınır boylarının meskûn alan olmaktan çıkarılmasını hedefliyor. Böylece, Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafında gerçekleştirilmesine uluslararası destek sağlanamayan ‘tampon bölge’nin Türkiye tarafında fiilen gerçekleştirilmesi hedefleniyor. AKP, özellikle olası ‘tampon bölge’de yer alan, hepsi DBP yönetimindeki belediyeleri kendi vesayetine sokmak için kayyım gibi akla hayale gelmez icatlar peşinde” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE HIZLA YIKIMA SÜRÜKLENİYOR’

Tuncel, iktidarın önüne koyup izlediği bu politikaların Türkiye’yi vahim bir noktaya getirdiğini savunarak, “Erdoğan kendisiyle beraber Türkiye’yi hızla bir yıkıma sürüklüyor. AKP her yeri bir savaş cephesine dönüştürmüş durumda. İntihar saldırılarında 269 sivil ölüm, kuşatılan kentlerde en az 500 sivil ölüm, binlerce güvenlik görevlisi ve gerilla ölümü, sayısız savaş suçu ve katliam işlendi” dedi.

Bir an önce çatışmasızlığa geri dönülmesini istediklerini söyleyen Tuncel, “Yıkım operasyonlarına son verilmesini,  halklarımızın iradesini hiçe sayan nüfus mühendisliğine son verilerek Kürt halkının tarihsel yerleşim merkezlerinin askeri gerekçelerle boşaltılmasından vazgeçilmesini; halka verilen bütün zararların tazmin edilerek, sorumluların adalet önüne çıkarılmasını; Sayın Öcalan’ın bir an önce dâhil olacağı şekilde müzakerelere yeniden başlanmasını istiyoruz. Emekçilerin, AKP’nin mezhepçi ve cinsiyetçi kuşatması altında hayat alanları durmadan daralan kadınların, Alevilerin, gençlerin İzmir’den Gever’e kadar uzanan geniş bir demokrasi ittifakında bir araya gelmeleri bu kıskacı dağıtabilir” şeklinde konuştu.

DEMİRTAŞ: DIŞ POLİTİKADA İLKESİZLİK HAKİM

Açıklamanın ardından güncel olaylara ilişkin basının sorularını yanıtlayan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, belediyelere kayyım atanırsa halkın bunu kabul etmeyeceğini ifade ederek, “AKP bugün ayakkabı giyemezsiniz, diye bir yasa dahi çıkarabilir. Ama asıl olan buna halkın uyup uymayacağıdır. Kayyım meselesine de böyle bakmak gerekiyor. Gerekli yasayı hazırlayabilirler elbette ama halk bunu kabul etmeyecektir” ifadelerini kullandı.

İsrail ile yapılan anlaşmaya değinen Demirtaş, “İçerdeki sıkışmışlığı aşmak ve bütün muhalif kesimlere karşı giriştiği savaşta güç kazanmak için İsrail, Rusya hatta Suriye ile de anlaşabilir. Dış politikada ilkesizlik, omurgasızlık üzerinden bir siyaset yürütülüyor dün eleştirdiği ile bugün anlaşıyor, şaşırtıcı bir durum değil” dedi.

Demirtaş, Türkiye’nin dış politikada sıfırlarda olan itibarının AKP ile birlikte eksilere düştüğünü, Türkiye’nin büyük tavizler vermeden bu anlaşmaları yapmayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mavi Marmara gemisinin Filistin’e yardım götürmesini eleştiren açıklamasına ilişkin Demirtaş, “Sata sata iktidara geldi, görüştüğü destek aldığı herkesi sattı adeta satış ve pazarlama müdürü gibi çalışıyor. İHH aileleri çıkıp bir şey söylemeli.

‘Mavi Marmara katliamdır’ diye çıkıp meydanlarda oy topladı. Bunun hesabını biz zaten soruyoruz, yalnızca bizim değil AKP ye oy verenlerinde sorması gerekiyor. ‘Toprak kanla sulanırsa vatan olur’ diyor. Dünyada kana doyan başka toprak var mı? Böyle dediği sürece bu ülkeye barış gelmez. Kan kendi çocuğunun kanı değil tabi, fakir fukaranın çocuğunun kanı. Batıda yaşayanlar, asker ve polis aileleri buna ses çıkarması gerekiyor” dedi.

(Kaynak: Evrensel)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.