Gülen'e çağrı: Vatanın havası ciğerlerinizdeki mikropları öldürsün

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Fethullah Gülen'i Türkiye'ye davet etti.

Şahin bu daveti yaparken, şair Mehmet Akif Ersoy'un sözlerine atıfta bulundu.

"Mehmet Akif Ersoy da 11 yıl Mısır'da kaldı. Sonra 1936 yılının haziran ayında döndü" diyen Şahin şöyle konuştu:

"Diyor ki Ersoy, ‘Vatanıma döndüğüm için çok mutluyum. İyi ki gelmişim. Şu vatanımın havası ciğerlerimdeki mikropları öldürüyor. Vatanımı çok özlemişim.’ Sevgili hocam, siz de dönün lütfen. Vatanın havasını teneffüs edin, bu temiz hava ciğerlerinizdeki mikropları öldürsün."

Şahin, Yargıtay’da görevli bir kişinin Fethullah Gülen’e, adını vermediği bir işadamıyla ilgili kararı gönderdiğini anlattı. Mehmet Ali Şahin Gülen’in bunun üzerine "Adalet neyi gerektiriyorsa ona göre karar verin" diye cevap verdiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Cemaat; Fethullah Hoca cemaati dediğimiz bizlerin kardeşleri. Ancak acaba yargı içinde bu cemaate sempati duyanlar, bir takım yargıçlar bu projede görev üstlenmiş olabilirler mi? Buna ihtimal verebilir misiniz? Burada ilk defa açıklıyorum. Bu haberi aldığımda uzun süre düşündüm, inanmak istemedim, araştırdım, soruşturdum ve doğru olabileceği kanaatine vardım. Önemli bir holdingin başında bulunan bir kişi hakkında bir ceza davası var ve mahkum olmuş. Dosya Yargıtay’a gelmiş. Yargıtay’da ’Cemaatin imamı’ diye nitelendirilen kişi, ismi bende saklı kendisini tanıyorum. Bu önemli kişinin dosyası ile ilgili ne karar verilmesi gerektiği hususunu dosyanın kısa bir özeti ile birlikte Pensilvanya’ya göndermiştir. Bir savcı, bir hakim böyle bir şey yapabilir mi? diye sordum kendime kafam hafızam kabul etmedi. Ama araştırdığımda maalesef bunun doğru olduğu kanaatine vardım. Kamuda görevli bir takım işgüzarlar var. Hoca efendi, ’Adalet neyi gerektiriyorsa ona göre karar verin’ demiş. Allah razı olsun. Ama oraya sempati duyan bir takım kamu görevlileri maalesef belki yaranmak, belki başka nedenlerle bu tür yanlışlıklar yapabiliyor. Bu işin de öyle bir iş olduğunu düşünüyorum."

Şahin, cemaate bağlı olanları ise şöyle eleştirdi:

"Bir tarikat, mezhep, manevi liderle gönül bağınız olabilir, ondan dersler alabilirsiniz. Bu normaldir. Ama komutanınız ’Falan yere gideceksiniz bayrağı falan yere dikeceksiniz’ dediğinde, siz, ’Ben bağlı olduğum tarikat liderine bir sorayım’ diye düşünürseniz orada disiplin olmaz. Yargı da böyle bir düşünceyle hareket edilirse o yargıda adalet tecelli eder mi? Emniyet’te eder mi? Ama maalesef bizim yargımızda da emniyetimizde de böyle bir yapı oluştu"

SİZİ SEVİYORUZ

Şahin son olarak 1- 1.5 ay önce Fethullah Gülen ile telefonla görüştüğünü açıkladı. Şahin, şunları anlattı: Rahatsızdı, ’Geçmiş olsun’ dileklerimi ilettim. Kendisini severim. Beddua olayından dolayı ciddi eleştiri aldı. İnsan hata yapabilir, keşke söylemeseydi o bedduayı. Çünkü daha önceki vaazlarını ben biliyorum. Beddua etmeyi hep yasaklamıştır. Hata yapmayan, günah işlemeyen sadece peygamberlerdir. İnanıyorum ki o da üzüntü duymuştur. Ancak, ben Karabük’ten muhterem hoca efendiye bir çağrıda bulunmak istiyorum. Hocam artık Türkiye’ye dönün lütfen. Dönün artık Türkiye’ye. İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy da 11 yıl Mısır’da kaldı. Sonra 1936 yılının haziran ayında döndü. Bir röportajı var elimizde döndükten sonra. Ersoy, ’Vatanıma döndüğüm için çok mutluyum. İyi ki gelmişim. Şu vatanımın havası ciğerlerimdeki mikropları öldürüyor. Vatanımı çok özlemişim’ demişti. Sevgili hocam, siz de dönün lütfen. Vatanın havasını teneffüs edin, ciğerlerinizdeki mikropları öldürsün bu temiz hava. Türkiye’de sizin isminizi kullanılarak fitne yayılıyor. Gelin buna vaziyet edin, sizi seviyoruz. Bizim hakkımızda ne söylerseniz söyleyin sizi seviyoruz."

HOCA EFENDİ’YE GÖREVLER DÜŞÜYOR

Mehmet Ali Şahin, fitneyi önlemede Fethullah Gülen’e görevler düştüğünü anlatırken, vesayetçinin üniformalı ile cüppeli olanı arasında bir fark olmadığını söyledi. Şahin, şöyle konuştu: "Vesayetçinin nutuk okuyanı ile hoca efendinin Kırık Testi kitabını okuyanın arasında da bir fark yoktur. O Kırık Testi’yi ben de okuyorum. Hoca efendinin bana hediye ettiği kitap hala masamın üzerindedir. Bu kitabı ben de okuyorum ama herhalde bazıları tersinden okuyor. Türkiye’de başlamış olan bu fitneyi önleme konusunda hepimize ve hoca efendiye görevler düşüyor. Bunu düşünerek değil, içimden geldiği gibi söylüyorum. Hocam siz Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin ekolünü devam ettirmeye, o öğretiyi insanlara anlatmaya çalışıyorsunuz. Bediüzzaman Said Nursi de yurt dışına gidebilirdi, gitmedi. Bu ülkede eziyetler çekti, hapislerde kaldı. Isparta’da Barla Köyü’nde o izbe evde o nüshaları yazdı, gitmedi. Sevgili hocam siz de dönün. Siz orada kalmaya devam ettiğiniz sürece o kadar çok fitne ortaya çıkaracaklar ki, acaba orada kendisini bırakmıyorlar mı? Türkiye ile ilgili bir takım amaçları olanlar onu ve cemaati kullanarak Türkiye’ye zarar mı vermek istiyorlar? diye düşüneceklerdir. Bunun önünü kesin sevgili hocam. Lütfen dönün Türkiye’ye."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.