Financial Times: 7 Haziran'da yolsuzluk yapmak iktidar için oldukça cazip

Britanya’nın saygın gazetelerinden Financial Times'ta David Gardner imzası ile yer alan bir yazıda yaklaşan 7 Haziran seçimlerine ilişkin tespitlerde bulunuldu. Gardner, yazısında, "Seçimler Erdoğan'ın imtihanı olacak" dedi. HDP'nin yüzde 10 barajını geçemediği takdirde AKP'nin Meclis'e ortalama 60 milletvekilli daha ekleyeceğini ve Erdoğan’a anayasayı kendi isteği doğrultusunda tasarlama imkanı doğacağını da belirten Gardner, "Bu yüzden 7 Haziran’da yapılacak olan seçimlerde yolsuzluk yapmak oldukça cazip gelebilir," dedi.

Evrensel'den Çağdaş Canbolat'ın çevirisi ile David Gardner'ın Financial Times'ta yer alan yazısı şöyle:

"Türkiye’nin geleceği 7 Haziran’da tehlikede olacak. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin seçimi kazanacağı konusunda bir şüphe yok. Asıl mevzu üç kez başbakan olmuş ve şu an Cumhurbaşkanı olan Recep Tayip Erdoğan’ın yeterince çoğunluk sağlayıp anayasayı değiştirerek başkanlık sistemini getirip getiremeyeceği. Erdoğan, medyasından tutun da yargıya kadar, büyüyen gücünü sorgulayan bütün kurumlara müdahale ediyor ve öyle görünüyor ki bu sefer istediğini elde edemeyecek.

İki yıl önce metropollerde ve Türkiye’nin kıyılarında neoislamist ve müdahaleci yönetimine karşı gerçekleşen Gezi Parkı protestolardan sonra Erdoğan’da bir korku ve kasılma var. Modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasçıları halen geçmiş asırda kalmış ve Erdoğan’ın milliyetçi muhalif Kemalistlerden daha fazla hakimiyeti var. Kürt yanlısı bir koalisyon olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) laik Türklerden, liberallerden ve solculardan destek alıyor ve bunların Cumhurbaşkanının kutlamalarını bozabilme ihtimali var.

KEMALİSTLER DE HDP'YE KADEH KALDIRDI

Karizmatik ve eski insan hakları aktivisti olan Selahattin Demirtaş’ın önderliğinde HDP, Türkiye’nin güneydoğusundaki Kürtler için barış ve özerklik elde etmeyi amaçlıyor. HDP, Kürt direnişçilerle başlattığı müzakere konusunda Erdoğan’ı geri adım atmakla suçluyor. HDP işçi, kadın ve azınlık haklarına vurgu yaparak geniş çevrelere hitap ediyor. Sayın Demirtaş’ın mart ayında parlamentoda “(Erdoğan) seni başkan yaptırmayacağız” demesine 2013 Gezi Parkı komünarlarının yanı sıra Kemalistler de kadeh kaldırdı.

Sayın Erdoğan anayasanın emrettiği tarafsız Cumhurbaşkanı olmayı yüzeysel bir şekilde de olsa uygulamayı reddediyor. Dindar Kürt oylarını toplamaya çalışıyor. Kürtçeye çevrilmiş Kur’an’ı fırsatçı bir şekilde sallayarak ülkeyi şaşırtıyor. Ortanın solu olan HDP, Kürt aşiretleri harekete geçirerek karşılık veriyor. Çirkin hadiseler de yaşandı, bunların içinde HDP’nin binalarına bombalı saldırılar ve Kürt partisini terörist ilan etmeler de var.

HDP BARAJI GEÇEMEZSE MECLİS'E 60 AKP'Lİ VEKİL DAHA EKLENİR

HDP eğer yüzde 10 barajını geçemezse -ki bu aşılması oldukça yüksek bir sınır- Meclise ortalama 60 AKP milletvekilli daha eklenebilir ve Erdoğan’a anayasayı kendi isteği doğrultusunda tasarlama imkanı verebilir. Bu yüzden 7 Haziran’da yapılacak olan seçimlerde yolsuzluk yapmak oldukça cazip gelebilir.

Bu riske karşı 2013’teki başkaldırılardan sonra bir aktivist inisiyatifi olan Oy ve Ötesi girişimi, olası bir yolsuzluğa yer vermemek için 120 bin gönüllü denetleyiciyi sandık başlarına yolluyor.

ERDOĞAN'IN İSTEDİĞİ SONUCU ELDE ETMESİ ÖNÜNDEKİ OLASI ÜÇ NEDEN

Cumhurbaşkanın istediği sonucu elde etmesinin önünde olası üçüncü bir neden daha var. Erdoğan’ın Anadolu’daki muhafazakar Türk kesim ile anormal bir ilişkisi olması. Fakat bu önemli oranda onlara refah getirdiği için gelişti. Şimdi ise geçtiğimiz on yılda görünen ekonomik büyüme yavaşladı, yatırım piyasası durgun ve işsizlik artıyor. Buna karşılık Erdoğan, sahipsiz kalan faiz lobisinin Türkiye’ye karşı komplosunun sonuçları olduğunu öne sürüyor. Erdoğan, faizleri düşürmediği için merkez bankası müdürünü hain bile ilan etti.

Türkiye’nin sıkıntısı kısa vadeli sıcak para dolaşımından oldukça etkilenmesi ve halen son yıllarda başarısında katkısı olan kolay kredi patlamasının yavaşça kesilmesine henüz hazır olmaması. Mesela Gezi Parkı başkaldırılarından sonra Türk lirası yüzde 40 değer kaybetti.

ERDOĞAN'IN DANIŞMANLARI KOMPLO TEORİLERİ AĞIRLIKLI ÇALIŞIYOR

Üstelik seçimlerden sonra, Türkiye’nin kalkınmasında en büyük rolü oynayan ekonomi ekibi büyük ihtimalle istifa edecektir. Cumhurbaşkanın etrafında dolaşan danışmanlarda komplo teorileri ağırlıklı çalışıyor, üstelik bazı teorileri siyasi hicivden de öte. Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’tan şimdiden geleceğin ekonomi çarı diye bahsediliyor. […]

Erdoğan ve en yakınlarının yolsuzluk yaptığına dair geçen sene ortaya çıkan güçlü deliller AKP tabanını etkilememiş görünüyor, çünkü bunlara rağmen Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilebildi. Fakat seçmen, düşen Türk lirası değeri ve hükümdarlığı fazla süren ukala bir parti ve başkanı affetmeyebilir. Cumhurbaşkanının kendini eleştirenlere karşı en sevdiği tehdit “Sınırınızı bilin”. Milyonlarca Türk -çok kültürlü, hem dinci hem laik seçmenler- Erdoğan’ın boğucu baba rolünü reddediyor ve bu seçimlerin artık Erdoğan’ın sınıra geldiğini göstermesini umut ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.