Figen Yüksekdağ: "Bu karanlık karşısında aydınlık olma zamanıdır"

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 'Botan Halkına destek' sloganıyla yola çıkan ve Nusaybin'e bağlı Girmeli Mahallesi'nde bekleyen grubu ziyaret etti.

Burada yapılan program, kılınan cuma namazı sonrası başladı. Namaz sonrası programda konuşan HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, "Yaşam için direniş için nöbetteyiz. Halkımıza dayatılan bu vahşetin durdurulması ve büyük insanlık değerlerinin var edilmesi için buradayız" dedi.

"BU ZALİM ABLUKALARI TANIMIYORUZ"

Yüksekdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün bu topraklara özgürlük ve demokrasi getirmeyenler, bu halka barışı çok görenler, her gün daha fazla ablukayla daha fazla ölüm ve katliamla yaşamımızı kuşatmaya çalışıyorlar. Nice abluka yaşandı bu zamana kadar. Onurumuzu teslim almaya çalışan ablukalardı bunlar. Direncimizi, yaşama bağımlılığımızı, özgürlüğe, demokrasiye inancımızı teslim almaya çalışan ablukalardı bunlar. Ama bu halk, nice zalim ablukayı yara yara, kıra kıra yürüdüyse bugün de bu zalim ablukaları tanımıyoruz. Bu ablukaları kırarak yürümeye devam edeceğiz."

"BU KARANLIK KARŞISINDA AYDINLIK OLMA ZAMANIDIR"


Bugün buradan bütün Türkiye halklarına, bütün ezilenlere çağrı yapıyoruz. Artık bu karanlık karşısında aydınlık olma zamanıdır. Eğer bu karanlığın karşısında, ortasında ışık yakmayı başaramazsak, bir meşale tutuşturmayı başaramazsak, aydınlık olmayı başaramazsak, bu zalim karanlık hepimizi yok edecek. Bu zalim iktidar nerede olursa olsun kendisi gibi olmayan herkese yaşamı ve yaşam haklarını yasaklamış, men etmiştir. Bugün bütün Türkiye'de darbenin ve diktatörlüğün zalim uygulamaları, zulmü, işkenceyi bir yönetim biçimi olarak uygulanıyor. İşte bugün bu baskıyı, ablukayı, bu karanlığı dağıtmak için herkesin yaşam için yaşamın enerjisine sahip çıkarak, kendi öz gücüne sahip çıkarak direnmesi gerekiyor.

İşte bu nöbet, buradaki sivil halk direnişi, Cizre'de bir vahşet bodrumunda katletmeye uğraştıkları onurumuzu, direnişimizi, geleceğimizi ve kardeşlerimizi savunmak içindir. Direnen bir halk karşısında çaresiz kalanlar halkımızın darbeye, diktatörlüğe boyun eğmeyen iradesi karşısında çaresiz kalanlar, intikamı, bir bodrum katına hapsettikleri savunmasız insanlardan almaya çalışıyorlar. Bunun kadar büyük bir kalleşlik olabilir mi? Bunun kadar büyük bir zayıflık ve güçsüzlük olabilir mi? Yaşadığımız bugünlerin en küçük bir anını dahi unutmayacağız. Buna emin olsunlar ve halkımıza bu zulmü, bu acıyı yaşatanlar kendileri de iktidarlarını yaşayamayacaklar."

ÖZYÖNETİM AÇIKLAMASI

HDP Eş genel Başkanı Yüksekdağ, "Özerklik, öz yönetim adı altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanların dünyayı başına yıkarız"  diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da tepki gösterdi. Yüksekdağ, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanı çıkmış yine bir halkı, bizleri tehdit ediyor. Neymiş, 'Öz yönetim talep edenlerin dünyayı başlarına yıkarlarmış.' Eğer bu dünya yıkılırsa ey saraydaki ey AKP iktidarı siz de bunun altında kalırsınız. Bu dünya yıkılırsa sizin iktidarınız da bunun altında kalır. Ama bizler bu direnen halk, bu umutlu barışa, demokrasiye, özgürlüğe inanan, insani ve ahlaki değerlerin yolundan ayrılmayan bu halk nice yıkıntının, enkazın altından doğrulup kalktı, hala ayakta dimdik ayakta."

"ÖZGÜRLÜK ABİDELERİNİ DİKECEĞİZ"


Yüksekdağ, şöyle devam etti: "Kobanî'nin yıkıntıları arasından yeni bir medeniyet, yeni bir yaşam yeşertti bu halk. O yıkılan binalardan, o yıkılan şehirden yeni bir umut, yeni bir yaşam inşa etti. Sur'da, Cizre'de, Silvan'da ve Silopi'de yıktığınız her evin yerine halkımızın onur ve özgürlük abidelerini dikeceğiz, bunu unutmayın. İşte bugün ablukaya almaktan başka, yıkmaktan başka, öldürmek, katletmekten başka hiç bir yol bilmeyen bu iktidar karşısında direnmek meşrudur, direnmek haktır, direnmek insan olmanın gereğidir ve görevidir. Bütün Türkiye halklarını bu gereği yerine getirmeye davet ediyorum. Bu göreve sahip çıkmaya davet ediyorum. Bugün darbeye karşı direnen, yaşamını ve geleceğini kazanır. Bugün demokrasi için birleşen yaşamını ve geleceğini kazanır. Eğer direnmezsek, eğer direnenlerin birliğini sağlamazsak, karşımızda ölüm için birleşenler, zulüm için birleşenler kazanır. İşte bizler kötülerin, zalimlerin, zorla, zulümle, ölümle kazanmasına izin vermeyelim diyedir bugün gerçekleştirdiğimiz direniş ve bundan sonra yürüyeceğimiz direniş yolu da. Siyasi iktidar ölüm, zulüm ve katliamlarını durduruncaya kadar yaşamın her alanında bulunduğumuz her yerde bu insanlık nöbetine bu yaşam nöbetine devam edeceğiz."
Yüksekdağ, açıklamalardan sonra Girmeli ve Nusaybin'den ayrıldı.

Bu arada, Girmeli Mahallesi girişinde konumlanan TOMA ve jandarma ekipleri, mahalleye basın, halk ve araçların girişine izin vermezken, çıkışa izin verdikleri öğrenildi.

(Kaynak: CİHAN)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.