Eren Erdem’den Erdoğan’a mektup

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bir mektup göndererek tekrar üniversite sınavına girebileceğini tavsiye etti.

Erdem mektupta, "Hangi bölümü okusam acaba’ diye tereddüt yaşıyorsanız, en başta iktisatı, işletmeyi, uluslararası ilişkileri, felsefeyi ve öğretmenliği boş verin derim.

"İktisata yeteneğinizin olmadığını 2008’de ‘kriz teğet geçti’ cümlenizden, işletmeye yeteneğinizin olmadığını ülkenin dört bir yanını bedavaya satan özelleştirmelerinizden,uluslararası ilişkilere yeteneğinizin olmadığını ‘Kardeşim Esad ve Katil Esed’ söylemlerinizden, felsefeye yeteneğinizin olmadığını her fırsatta dillendirdiğiniz ‘ben bilirimciliğinizden’ ve öğretmenlik için 17-25 Aralık’ta ‘anlamadım babacım’ diyen Bilal’den gayet iyi biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Eren Erdem'in Erdoğan'a yolladığı o mektup şu şekilde:

Sayın Cumhurbaşkanı,

Diploma konusunda yaşadığınız büyük sıkıntının farkındayım. Üniversiteli olmanın, akademinin, okumanın, entelektüel dünyanın sizin için hiçbir anlam ifade etmediğinin de farkındayım. Ancak gelin görün ki, demokrasilerde “HUKUK” diye adlandırılan değerler sistemi, onun cisimleşmiş hali “ANAYASA” diye bir üst metin ve o üst metninde de bağladığı “YASA” adında bazı normlar var ve ‘cumhurbaşkanı olabilme şartı’nı 4 yıllık bir fakülteden mezun olma koşuluyla ilişkilendiriyorlar.

Demokrasiyi bir araç gördüğünüzü veya Anayasa’yı tanımadığınızı biliyorum. Anayasa’nın hiç ama hiç işinize gelmeyen kurallarla donatılmış küçük bir kitap olduğunun da farkındayım. Ama ben bir milletvekili olarak gücümün yettiği ölçüde sizin hukukun üstünlüğü adına o yok saydığınız ve küçümsediğiniz değerlerin tümünü bir gün mumla aramak zorunda kalmamanız için de mücadele etmek durumundayım.

Bu nedenle size üniversiteye giriş için bir FORM yolluyorum. Formun arkasında yapmanız gereken işlemlerin çıktısını da ekliyorum. Sakın ‘bu yılı kaçırdım’ diye üzülmeyin; çünkü öğrenmenin yaşı yoktur ve önünüzde Saray’ın entrikalarından kurtulup kampüslerde, şenliklerde, en azından sorgulayan gençlerle geçireceğiniz zamanda çok şey öğreneceğinizi biliyorum.

‘Hangi bölümü okusam acaba’ diye tereddüt yaşıyorsanız, en başta iktisatı, işletmeyi, uluslararası ilişkileri, felsefeyi ve öğretmenliği boş verin derim. İktisata yeteneğinizin olmadığını 2008’de ‘kriz teğet geçti’ cümlenizden, işletmeye yeteneğinizin olmadığını ülkenin dört bir yanını bedavaya satan özelleştirmelerinizden,uluslararası ilişkilere yeteneğinizin olmadığını ‘Kardeşim Esad ve Katil Esed’ söylemlerinizden, felsefeye yeteneğinizin olmadığını her fırsatta dillendirdiğiniz ‘ben bilirimciliğinizden’ ve öğretmenlik için 17-25 Aralık’ta ‘anlamadım babacım’ diyen Bilal’den gayet iyi biliyoruz.

Bir şeyler öğrenmek, en başta hayata ve insana bakışınızın değiştirmek ve…

- Hukukun, hak aramanın yönetiminiz altında ne kadar zorlaştığını anlamanız,

- Haksızlığın nasıl kurumlaştığını görmeniz,

- Mazlumluğun, mağdurluğun ve madûnluğun ne olduğunu anlamanız,

- Tüm bu haksızlıklara karşı dik durabilmenin erdemliliğini kavramanız ve

- Masum insanların ölümüne neden olan iftira ve davaların savcısı olmaktan kurtulmanız için…

Size bir AVUKAT olmanızı tavsiye ediyorum.

Tabi ki, bölüm konusunda yardımcılarınıza da danışabilirsiniz (Yiğit Bulut hariç). Bu arada sınava hazırlanırken sakın cemaatin yayınlarından soru çözmeyin, maazallah ‘paralelci’ falan demesinler.

Son olarak, üniversite sürecinde, bir toplumu sürekli baskıyla ve korkuyla yönetemeyeceğinizi öğrendiğinizde bana değil, her fırsatta kötülediğiniz akademisyenlere teşekkür edebilirsiniz.

Saygılarımla,

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.