Erdoğan Ferguson'u anlatıp Türk polisini övdü: 'Bizim polisimiz vatandaşı mı öldürdü?'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili eleştirileri cevapladı ve sarayın 1000 değil 1150 odalı olduğunu açıkladı. Konuşmasında Yavuz Bingöl'le ilgili tartışmalara da değinen Erdoğan, Bingöl'ü savundu, "Şu anda Türkiye'nin o büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtayı kullanıyorlar," diye konuştu.Erdoğan, Ferguson'da siyahları öldüren polisleri kötülerken, Türkiye'deki polislerin 'iyiliğinden' bahsederek, "Bizim burada polisimiz kalkıp da vatandaşı mı öldürdü, silah mı çekti?" diye de sordu.

Çırağan Sarayı'ndaki ASKON 9. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Erdoğan'ın konuşmasından bazı bölümler şöyle:

ERDOĞAN'A GÖRE FERGUSON'UN POLİSİ KÖTÜ, TÜRKİYE'NİNKİ İYİ

Eğer Gezi olayları bastırılmamış olsaydı Türkiye acaba bugün nerede olurdu? Bu sorunun cevabı Mısır'da verildi, Ukrayna'da verildi. Mısır'da 18 yaşındaki Esma kurşunlanarak orada şehit edildi. İşte Rabia denilen olay kökü itibariyle o ve çok önemli. Bu hareket bir kenara konulamaz. Dünyada da demokrasiyi savunduğunu iddia edenlerin bunlara sahip çıkmak suretiyle ne kadar anti-demokratik oldukları ortaya çıkıyor. Ferguson olayları, Arizona'daki olaylar, elinde silahı yok, adamı yatırıyorlar yere ve kafasını yere vurup nefessiz bırakıp öldürüyorlar. Silah filan, molotof yok... Bizim burada polisimiz kalkıp da vatandaşı mı öldürdü, silah mı çekti?

YALOVA'DAKİ AĞAÇLARI HATIRLATTI, KILIÇDAROĞLU'NA YÜKLENDİ

(CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek) Kadıköy'den başlayıp Taksim Meydanı'na gelen zat, oradaki 12 ağacın yeri değiştirildi, kesilmedi. Ama Yalova'daki ağaçlar kesildi. 250'yi aşkın ağaç kesildi. Ağaç değil mi? Neredesin sen, nerede çevreciler, nerede o Taksim'de yürüyenler. Asırlık ağaçlar kesildi, neredesiniz tencere-tavacılar konuşun bakayım.

Bazıları diyor ki 'Ya Cumhurbaşkanı bunlara cevap verir mi?' Ben alışılmış cumhurbaşkanı değilim, olmadım, olmayacağım. Defalarca söyledim: Türkiye'de muhalefet partilerinin üzerinde, medyanın üzerinde çok ciddi şantaj baskısı var. Hiç kimse kusura bakmasın ben burada cevabını vermek zorundayım. Ana muhalefet partisinin Genel Başkanı çıktı, hafta içi adaba, edebe sığmayacak laflar konuştu. Bir engelli kardeşimiz ‘Zihinsel engelli değil mi’ diye soru soruyor. Onun da cevabı: ‘Cumhurbaşkanı’nın zihinsel engelli olduğunu söylemek lütuftur’ gibi söylüyor, o akılsızdır diyor. Bunu söyleyen kim, ana muhalefetin başı. Böyle bir siyasetçi olur mu? Engelli kardeşlerimizle yapılan bir toplantıda bunları söylüyor. Ancak ve ancak kaset ve şantaj böyle birini öyle bir partinin başında tutabilir.

YAVUZ BİNGÖL'Ü SAVUNDU

30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunda çok değerli bir sanatçımızla, Yavuz Bingöl'le Yemen türküsünü birlikte söyledik. Aman Allah’ım... O sanatçımıza söylemediklerini bırakmadılar. Çözüm Süreci toplantısına katıldığı için yapmadıklarını bırakmadılar. Şu anda Türkiye'nin o büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtayı kullanıyorlar. Niye? Sen nasıl olur da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile nasıl böyle bir fotoğraf verirsin. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Hani siz sanata değer veriyordunuz? Hani siz sanatçının yanındaydınız? Bütün sanatçılar sizin gibi düşünmeye mecbur mu, böyle bir şey olabilir mi? Sizin söylediklerinizi söylemedikleri zaman ‘tu kaka’ diyeceksiniz. Bunu sadece bu sanatçımıza değil, hakikati söyleyen bütün herkese yapıyorlar.

"BENİ BAŞBAKAN'LA KARŞI KARŞIYA GETİRECEKLER"

Şimdi beni yazılarıyla Başbakanımla karşı karşıya getirecekler. Biraz terbiyeli ol ya, edep adab bil ya. 'Başbakan dürüst yolsuzluk yapmaz, ama cumhurbaşkanı yolsuzlukların içindeé. Hangi belgen var, bilgin var? Biz o yolsuzluklarla buraya gelseydik senin ve patronunun yolsuzluklarını ortaya çıkaramazdık. Bunlar hükümetleri istedikleri gibi yönettiler, bizi yönetemedikleri için saldırıyorlar.”

DÜZELTME YAPTI: 1150 KÜSUR ODASI VAR

(Cumhurbaşkanlığı Sarayı’yla ilgili eleştirilere cevaben)

Büyüklerimiz çok güzel şeyler söylemişler. Bunlardan biri de şu, itibardan tasarruf olmaz. Çünkü gelenler gidenler oraya bakıyor. Burada bir itibar var, buradan tasarruf olmaz. Beştepe Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılıyor. Yalanlar... Sanki burası benim kişisel sarayım. Dünyayı da gezmemiş, bilmiyor. Devlet yönetimi nedir anlamaz. Çünkü SSK’yı nasıl batırdığını bilirsiniz. 1000 odalı değil. Yanlış biliyorsunuz. 1150 küsur odası var. Ben vatandaşımızı buraya almaya başladım. Burası milletin sarayı, bana ait değil. Milletin sarayını hazmedemiyorlar. Birisi çıkıyor bakıyorsun, 1 milyar dolardan bahsediyor. Biri daha farklı bir şey...

Bunlara koltukların hesabı yok filan diyorlar. Buckingham Sarayı sadece restorasyona giriyor, nedir rakam, 5 milyar pound. Yaklaşık 7-8 milyar dolar. Bunlara benzer ne saraylar var. Bunlar Türkiye’nin büyümesine karşı. Marmaray’a da karşılardı. Kendileri kullanmadı ama cumhurbaşkanı adayları Marmaray’ı kullandı. İsteseler de istemeler de biz Türkiye’yi büyütmeye devam edeceğiz.

Kaynak: Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.