Duran Kalkan: Düşen Ahmet Davutoğlu değil, Erdoğan’dır
PKK Yürütme Kurulu Üyesi Duran Kalkan, dokunulmazlıkların kaldırılarak HDP’nin tasfiyesi ve AK Parti Genel Başkanlığı’ndaki değişime ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın politikalarının iflas ettiğini savunan Duran Kalkan, “Düşen Ahmet Davutoğlu değil, Tayyip Erdoğan’dır. İktidarının sonu gelen Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

Duran Kalkan’ın gündeme ilişkin değerlendirmelerinden bazı bölümler şöyle:

“HDP AKP’NİN OYUNLARINI BOZUYOR”

“HDP, AKP faşizmini meclis kürsüsünden teşhir eden, bu konuda Türkiye halklarını bilinçlendiren bir propaganda çalışması yürütme imkanı buldu. Tayyip Erdoğan ve AKP bundan korkuyor. Maskeleri düşüyor, gerçek yüzleri açığa çıkıyor. Tüm medyayı elinde tutmuşlar, toplumu kandırmaya çalışıyorlar. Onun için kendine biat etmeyen, diz çökmeyen medyayı susturmaya, gazetecileri yargılamaya ve tutuklamaya, gazete ve televizyonları kapatmaya çalışıyorlar. Bunları yapsalar da meclisteki HDP’nin varlığı, gerçekleri meclis üzerinden topluma taşırıyor. Bu da AKP’nin oyunlarını bozuyor, maskesini düşürüyor. Buna tahammül edemiyorlar ve buradan kurtulmak istiyorlar. Aslında dokunulmazlıkları kaldırma istemi, böyle bir meseledir.”

“ERDOĞAN FİİLEN MECLİSİ FESHETMEK İSTİYOR” 

“HDP’nin meclisten atılması ve meclisin bir siyaset kurumu olmaktan çıkarılması, işlevsiz hale getirilmesi düşünülüyor. Tayyip Erdoğan fiilen meclisi feshetmek istiyor. Meclisin resmi olarak kalmasını, kendi dikte ettirdiklerine yasal kılıf uydurmasını, ama herhangi bir denetim gücü olmamasını istiyor. Tayyip Erdoğan’ı teşhir eden herhangi bir görüş, sesin meclisten çıkmamasını istiyor. Dokunulmazlık meselesi budur.”

“HDP bu konuda belli bir direnç gösterince, eşkıya gibi saldırdılar. Neredeyse zorla atacaklar. Meclise babalarının malı gibi yaklaşıyorlar ve HDP’yi de yabancı görüyorlar. Bir de Tayyip Erdoğan sıkışınca ikide bir, “ben seçimle geldim” diyor ve seçilenlerin hakkından söz ediyor. O zaman HDP’liler seçilmedi mi? Kürdistan’daki DBP’li belediye eşbaşkanları seçilmediler mi? En son Ahmet Davutoğlu da sözde seçim ile gelmedi mi? Seçilmişleri bir çırpıda yıkıyor, seçim sadece Tayyip Erdoğan için işliyor. Seçimin yarattığı meşruiyeti sadece kendisi için görüyor. Diğerlerini seçim saymıyor, seçilmiş kabul etmiyor. Faşist, tekçi zihniyet budur.”

“HDP’LİLERİN DOKUNULMAZLIKLARININ KALDIRILMASI SAVAŞ GEREKÇESİDİR”

“HDP’lilerin meclisten atılması, tutuklanmaları vb. her şey faşist saldırılardır. Siyaset kurumunun hiçbir biçimde işleyemez, AKP diktatörlüğünü denetleyemez bir konuma getirilmesidir. Zaten bulunmayan siyaset yapma koşullarının tümden yok edilmesi, her şeyin savaşa indirgenmesidir. Bu bakımdan dokunulmazlığın kaldırılması bir savaş, saldırı demektir. HDP’li vekillerin, milletvekilliklerinin düşürülmesi bir savaş gerekçesidir. Tutuklanmaları savaştır, siyasetin bitirilmesi ve tek çizgi olarak savaşın bırakılmasıdır. Bu nedenle de buna karşı başta HDP’nin kendisi, herkes direnmek zorundadır. Tüm devrimci demokratik kesimler, bu faşist saldırganlığa karşı güçlerini tümden seferber ederek direnmelidir. Demokratik siyaset temelinde direnilmeli, her türlü meşru yol ve yöntemler ile direnilmeli. Faşizme karşı direnişte tüm mevziler sonuna kadar kullanılmalıdır. Asla hiçbir mevzi tam kullanılmadan bırakılmamalıdır, geri çekilmemelidir.”

“AKP 22 MAYISTA YOK OLUP GİDECEK” 

“AKP’nin kısa zamanda dağılacağını ilk önce biz iddia ettik. “AKP çok yakında çökecek” dedik. “1 Kasım’da ortaya çıkan hükümet, 7 Haziranı görse de 1 Kasımı göremeyecek” dedik. Şimdi açığa çıktı ki, 7 Haziranı da göremeyecek. Ahmet Davutoğlu, seçim kazandığını ve başbakan olduğunu sanıyordu. Bunun bir yanılsama olduğu şuan net bir biçimde ortaya çıkmıştır. 1 Kasım seçiminin ortaya çıkardığı hükümet, 7 Hazirana da varmadan görevi bıraktı. Öyle anlaşılıyor ki 22 Mayısta yok olup gidecek.”

“AKP’NİN İÇİ KAYNIYOR”

“Bunu nasıl değerlendirmek gerekiyor? AKP’nin içinde ayrılıklar gün yüzüne çıkıyor değil, AKP’nin içi kaynıyor. Tayyip Erdoğan’ın izlediği politikaya karşıt olan bir cephe var. Tayyip Erdoğan da ayakta kalabilmek için bütün bu güçlere karşı şiddetli bir mücadele veriyor. Diktatörlüğü içinde bütün ipleri eline alıyor ki, en ufak bir gedik olmasın ve o gedikten sızılarak iktidarına zarar verici gelişmeler ortaya çıkmasın. Şimdi yaşanan durum budur.”

“DÜŞEN DAVUTOĞLU DEĞİL ERDOĞAN’DIR”

“Türkiye’deki demokratik güçler, uluslararası demokratik çevreler ve insan hakları kurum ve kuruluşları, Ahmet Davutoğlu görevi bırakınca yargılanmasını isteyecekler mi? 24 Temmuz saldırısını başlattığı için, bu temelde Cizre ve Sur katliamlarını gerçekleştirdiği için uluslararası yargı sistemi isteyecekler mi? Kuşkusuz bunu kendileri bilir. Erdoğan’ın ihtirasları ve yalanları yüzünden hiç kimse suça bulaşmamalıdır. Elini Türkiye demokratlarının ve Kürt halkının kanına bulamamalıdır. Ahmet Davutoğlu kariyer uğruna, başbakanlık için bunları yaptı. Şimdi “Cumhurbaşkanıma benden hiçbir zarar gelmez” diyor. Erdoğan, Davutoğlu’nu da suç ortağı yapmıştır. Yapabilecek bir şeyi kalmamıştır. Eğer yapabilecek bir şeyi olsaydı, girip kazandığı sözde seçimin sonuçlarına sahip çıkardı. Parti başkanlığını, hükümet başkanlığını bırakıp kaçmazdı. Öyle bir gücü yoktur. Ama düşen Ahmet Davutoğlu değil, Tayyip Erdoğan’dır. İktidarının sonu gelen Recep Tayyip Erdoğan’dır. Çünkü bütün bu politikaları Tayyip Erdoğan yürüttü ve şimdi bu politika yürümüyor.”  

Duran Kalkan’ın söyleşisinin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan dedeoğlu 8 ay önce

Eyer kürtler meclisten çıksa ipler kopacak türk kürt bir. Birinden ayrılacak bunu şimdiden söyliyorum millet vekileri halkın iradesidir halkın temsilcisidir bunu göz ününde bulunsunlar