'Demokratikleşme Paketi' açıklandı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Başbakanlık Yeni Bina'da Demokratikleşme Paketi'ne ilişkin basın açıklaması yaptı.

İŞTE BAŞBAKAN'IN AÇIKLADIĞI DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ'NİN DETAYLARI:

YASAL DÜZENLEME GEREKTİREN REFORMLAR

SEÇİM BARAJI İÇİN ÜÇ ALTERNATİF:

Yeni seçim sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda biz bir tek seçenek sunmuyor, 3 farklı alternatifi tartışmaya açıyoruz:

-Mevcut sistemle, yani yüzde 10 barajıyla devam edebiliriz…

-Barajı yüzde 5’e çekip, 5’li gruplandırmayla Daraltılmış Bölge Seçim Sistemini uygulayabiliriz.

-Üçüncü seçenek olarak da, ülke barajını tamamen kaldırarak, Dar Bölge Seçim Sistemini getirebiliriz…

Bu 3 seçeneği önümüzdeki günlerde tartışacak, Türkiye için en doğrusu, en isabetlisi hangisiyse, o yönde düzenlemeyi Meclis’e getirecek, yolumuza o şekilde devam edeceğiz.

PARTİLERE YARDIM BARAJI:

Siyasi Haklar alanında İkinci düzenlemeyi Siyasi Partilere Devlet Yardımı konusunda yapıyoruz. Siyasi partilere devlet yardımının kapsamını genişletiyoruz.

Siyasi Partiler Kanunu’nun Ek 1’inci maddesini değiştiriyor, devlet yardımı için yüzde 7 olan mevcut oranı yüzde 3’e çekiyoruz.

Yani seçime katılan siyasi partilerden yüzde 3’ü aşan oranda oy alanlara da, Hazineden ayrılan toplam kaynak içinden devlet yardımı yapılacak.

Bu düzenlemenin de, siyasi partilerimizi güçlendireceğine, katılımcılığı artıracağına, rekabetin daha adil hale gelmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.

PARTİLERE 'ÖRGÜTLENME' KOLAYLIĞI:

Bir başka düzenlemeyle, siyasi partilerin teşkilatlanmalarına kolaylık getiriyoruz.

Siyasi Partiler Kanunu’nun 20’inci Maddesini değiştiriyor; ilçede teşkilatlanma için, beldelerde teşkilat kurma zorunluluğunu kaldırıyoruz.

Mevcut durumda, bir ilçede teşkilatlanmak için, ilçe sınırları içerisindeki beldelerin en az yarısında teşkilat kurma zorunluluğu vardı.

Bunu kaldırıyor, “Beldelerde teşkilat kurulması zorunlu değildir” ibaresini getiriyoruz.

EŞ GENEL BAŞKANLIK:

Bir başka düzenlemeyle, siyasi partilerde eş genel başkanlığın önünü açıyoruz. Bu alanda uluslar arası örnekleri inceledik, demokrasilerdeki işleyişe baktık ve ilgili yasa maddesini değiştirmeyi uygun gördük.

Seçim Kanunu’nun 15’inci Maddesi’ne bir ek yapıyor, tüzüklerinde yer almak ve 2 kişiden fazla olmamak kaydıyla, partilere, eş genel başkanı sistemini uygulama imkanı getiriyoruz.

SİYASİ PARTİLERE ÜYELİK:

Bir başka yasal düzenlemeyle, siyasi partilere üyelikte engelleri kaldırıyoruz. Siyasi Partiler Kanunu’nun 11’inci maddesinde yapacağımız değişiklikle, siyasi partilere üye olmayı daraltan, kısıtlayan bazı engelleri ortadan kaldırıyoruz.

Seçim Kanunu hükümlerine göre, oy verme hakkına sahip olan herkesin, siyasi partilere de üye olabilmesinin önünü açıyoruz.

Bu amaçla, 11’inci Maddenin B Bendindeki 6 kısıtlayıcı engeli ortadan kaldırıyoruz.

FARKLI DİLLERDE SİYASİ PROPAGANDA:

Yine Siyasi Partiler Kanunu’nda yapacağımız değişiklikle, farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda imkanını getiriyoruz.

298 Sayılı Kanunu’nun ilgili maddesini değiştirerek, siyasi parti ve adaylar tarafından yapılacak her türlü propagandada Türkçe’nin yanında farklı dil ve lehçelerin de kullanılabilmesini mümkün hale getiriyoruz.

Aynı şekilde, ön seçimlerde farklı dil ve lehçelerde propaganda imkanını getiriyoruz.

Siyasi Partiler Kanunu’nun 43’üncü Maddesindeki kısıtlayıcı hükmü kaldırıyor, ön seçimlerde de Türkçeden başka bir dil ya da lehçeyle propaganda imkanını tüm partilere sağlıyoruz.

NEFRET SUÇLARININ CEZASI ARTIYOR:

Yeni süreçte, nefret, ayrımcılık, yaşam tarzına müdahale gibi suçlarla daha etkin şekilde mücadele etmeye başlıyoruz.

Nefret saikiyle işlenmesi durumunda, belirli suçların cezalarını daha da artırıyoruz.

Belirli suçlar, kişinin, dili, ırkı, milliyeti, rengi, cinsiyeti, engelliliği, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini veya mezhebi nedeniyle işlenirse, cezası daha da ağırlaşacak. Ayrımcılıkla daha etkin mücadele etmek için, ceza miktarlarını artırıyoruz.

Kişinin, inançlarının gereğini yerine getirmesi dolayısıyla, belli haklarını kullanmasını, belli haklardan yararlanmasını engelleyenleri ceza kapsamına alıyoruz.

Bu sebeple işlenen suçun cezasını da 1 yıldan 3 yıla kadar artırıyoruz.

Türkiye’de hiç kimse, dilinden, ırkından, milletinden, renginden, inancından ve inancının gereğini yerine getirmekten dolayı ayrımcılığa maruz kalmayacak.

Ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik kurulu kuruyoruz.

Ayrımcılık yasağının ihlali halinde, konuya ilişkin görev ve yetkisi bulunan kamu makamları, ihlali sona erdirmek, sonuçlarını gidermek, tekrarlanmasını önlemek üzere gerekli tedbirleri almakla yükümlü kılınacak.

YAŞAM TARZINA KORUMA:

Yaşam tarzına saygıyı, Türk Ceza Kanunu ile güvence altına alıyoruz.

Türk Ceza Kanunu’nda yapacağımız değişiklikle, dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin engellenmesini de ceza kapsamına alıyoruz.

Dini ibadet ve ayinlerin, bireysel olarak da yapılmasının engellenmesini aynı şekilde bu kapsama alıyoruz.

“Cebir veya tehdit kullanarak, ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale edenlere, ya da bunları değiştirmeye zorlayanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getiriyoruz.

Q,W,X KULLANILABİLECEK:

Yapacağımız bir başka düzenlemeyle, Türk Ceza Kanunu’nda, belirli harflerin kullanılmasından dolayı var olan cezai müeyyideyi kaldırıyoruz.

Böylece fiilen de uygulama alanı kalmayan ihlalleri ceza kanunumuzdan çıkarıyor, bir nevi klavyelere özgürlük getiriyoruz.

GÖSTERİ VE YÜRÜYÜŞ HAKKI:

Reform Paketimiz kapsamında, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkındaki Kanunda önemli değişiklikler yapıyoruz.

Bu kapsamda, öncelikle, toplantı yer ve güzergahının belirlenmesinde katılımcılığı sağlıyoruz.

Mülki Amir, ilgili Sivil Toplum Örgütlerinin görüşlerini almak suretiyle, nihai kararını verecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin sürelerini uzatıyoruz.

Açık yerlerde, güneşin batışından bir saat önceye kadar sürebilen toplantılar, güneş batmadan dağılacak şekilde; kapalı yerlerde saat 23’e kadar süren toplantılar da, saat 24’e kadar yapılabilecek.

Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, hükümet komiseri uygulamasına son veriyoruz.

Mevcut durumda, Hükümet Komiseri tarafından üstlenen yükümlülükler, artık Düzenleme Kurulları tarafından yerine getirilecek.

Kurul, toplantının amacının dışına çıktığı veya düzen içinde gerçekleşmesinin imkansız olduğunu gördüğü durumda, dağılma kararı alacak ve durumu kolluk amirine bildirecek.

Gösteri ve yürüyüş, kanuna aykırı hale gelirse, Düzenleme Kurulu, gösteri ve yürüyüşün sona erdiğini ilan edecek ve bunu kolluk amirine bildirecek.

Düzenleme Kurulu bu görevi yerine getirmezse, o mahallin en büyük mülki amiri, toplantıyla ilgili kararını verecek.

ANADİLDE ÖZEL OKUL:

Yapacağımız yasal değişikliklerle, özel okullarda, farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açıyoruz.

Bu konuda dünya örneklerini çok yakından inceledik.

Biliyorsunuz, 2003 yılında yaptığımız değişiklikle, farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi amacıyla özel kurs imkanını getirmiştik.

Daha sonra ise, üniversitelerimizde, farklı dil ve lehçelerle ilgili birimlerin açılmasını sağlamıştık.

Geçen yıl yaptığımız eğitim düzenlemesiyle, farklı dil ve lehçelerin okullarda seçmeli ders olarak öğretilebilmesinin yolunu açmıştık.

Şimdi de, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesini mümkün hale getiriyoruz.

Ülkemizde Türkçe dışındaki dillerde eğitim ve öğretim konusu, 2923 Sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.

Bu kanuna yapacağımız bir Ek ile Özel Eğitim Kurumları Kanunu hükümlerine tabi olmak üzere, farklı dil ve lehçelerde özel öğretim kurumu açılabilecek.

Bu kurumlarda eğitim ve öğretimin yapılacağı dil ve lehçeler Bakanlar Kurulu’nca tespit edilecek.

Milli Eğitim Bakanlığımız, bu tür kurumların açılmasına ve denetimine ilişkin esasları çıkaracağı bir yönetmelikle düzenleyecek.

Programlar, Kanun’da yer aldığı gibi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenecek.

Yine mevcut Kanun’da yer aldığı gibi, bu okullarda da belli dersler Türkçe olacak.

KÖY VE KENTLERİN İSİMLERİ DEĞİŞTİRİLEBİLECEK:

Bir başka yasal düzenlemeyle, köy isimlerinin değiştirilmesinin önündeki yasal engeli kaldırıyoruz.

1949 tarihli İl İdaresi Kanunu’nun 2’nci maddesinde yer alan ve dayatma içeren ibareyi kaldırarak, köylerin 1980’lere kadar kullandıkları tarihi isimlerini yeniden almasını mümkün hale getiriyoruz.

Mevcut Kanun’da belirtildiği gibi, Köy isimlerinin değiştirilmesi, İçişleri Bakanlığımızın tasvibiyle olacak.

İl ve İlçe isimlerinin değiştirilmesi için mevcut kanun hükmünce yasal düzenleme gerekiyor.

İl ve İlçe isimlerinin değiştirilmesi yönünde talepleri Hükümet olarak dikkate alacağız.

HACIBEKTAŞ-I VELİ ÜNİVERSİTESİ:

Yine bu kapsamda, bir üniversitemizin de ismini değiştiriyoruz.

Nevşehir Üniversitesi’nin ismini, Hacı Bektaş Veli Üniversitesi olarak değiştiriyoruz.

Böylece, tarihimizin bir büyük şahsiyetinin, bir gönül dostunun, gönül mimarının ismini, kabrinin bulunduğu Nevşehir’deki üniversitemize veriyoruz.

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI:

Demokratikleşme paketiyle getireceğimiz bir başka yenilik, kişisel verilerin korunması hakkında.

Kişisel verilerin korunmasına yasal güvence getiriyoruz.

12 Eylül 2010’da yaptığımız Anayasa değişikliğiyle, kişisel verilere Anayasal güvence getirmiştik.

Şimdi, bu Anayasa maddesinin uygulamasını sağlamak için, taslağı hazır olan kanunu Meclis’imize gönderiyoruz.

Kişilerin özel bilgileri ilgisiz kişiler tarafından kullanılamayacak, ilgisiz kişilerle paylaşılamayacak.

YARDIM TOPLAMA SERBESTİSİ:

Yardım toplamada kısıtlamaları kaldırıyoruz.

Yardım toplama konusunda, zaman zaman özgürlükler sınırlama altına alınmıştı.

Kurban derisi, fitre ve zekat toplama konusunda Türk Hava Kurumu’na yetki verilmiş, aslında Anayasa ve yasalara tamamen aykırı, insan hak ve hürriyetlerine ters bir durum oluşturulmuştu.

Bununla ilgili yönetmelik geçtiğimiz hafta yayınlanmıştı.

Şimdi, yasal olarak da bu yanlış uygulamaya son veriyor, ilgili kanunun 8’inci maddesindeki söz konusu hükmü kaldırıyoruz.

Vatandaşımız, bundan sonra yardımlarını hür iradesiyle istediği yere verebilecek. 

İDARİ DÜZENLEME GEREKTİREN REFORMLAR:

KAMUDA BAŞÖRTÜSÜNE KISMİ SERBESTİ:

Kılık Kıyafet Yönetmeliğini değiştirerek, kamu kurumlarında başörtüsü yasağını kaldırıyoruz.

“Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik”, kadın ve erkekler için kısıtlayıcı hükümler içeriyordu.

Bu kısıtlamalar, çalışma hakkını, din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ediyor, ayrımcılık içeriyordu.

Yönetmeliğin 5’inci maddesinde değişiklik yaparak, kadın çalışanların giyimleri üzerindeki ayrımcı ihlalleri kaldırıyoruz.

Resmi Elbise giymek zorunda olan, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını, Emniyet mensuplarını, Yargıda Hakim ve Savcıları bunun dışında tutuyoruz.

ANDIMIZ KALKIYOR

İlkokullardaki öğrenci andı uygulamasını kaldırıyoruz.

1933 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir genelge yayınlanmış, ilk ve orta dereceli okullarda Andımız uygulaması başlatılmıştı.

Bu uygulama zaman zaman kaldırıldı, metin değişikliğe uğradı.

12 Mart ve 12 Eylül’de, bireysel girişimler neticesinde bu uygulama devam etti.

Geçen yıl, ortaokullarda bu uygulamayı kaldırmıştık.

Şimdi de, ilkokullarda bu uygulamaya son veriyoruz.

MOR GABRİEL İADE EDİLİYOR:

Mor Gabriel, diğer adıyla Deyrulumur Manastırı arazisi, manastır vakfına iade ediliyor.

Böylece, bir haksızlığı gideriyor, Süryani vatandaşlarımıza önemli bir haklarını teslim ediyoruz.

Esasen, Cumhuriyet tarihimiz boyunca, bu konuda en büyük hassasiyeti Hükümetimiz gösterdi, hakların iadesi konusunda ciddi bir çalışma sergiledi.

2003, 2008 ve 2011 yılında yaptığımız düzenlemelerle, mağduriyetlerin giderilmesi için samimi adımlar attık ve somut neticeler elde ettik.

Şu ana kadar, bu kapsamda 250’den fazla iade yaptık ve 2,5 milyar Liralık mülkü hak sahiplerine teslim ettik.

Süreç devam ediyor, incelemeler devam ediyor… Hiç kimseyi mağdur etmeden, hak sahiplerine haklarını teslim edeceğiz.

ROMAN ENSTİTÜSÜ:

Roman Dil ve Kültür Enstitüsü kuruyoruz.

Roman vatandaşlarımızın dil ve kültürleri ile, karşılaştıkları sorunlara ilişkin araştırmalar yapmak, çözüm önerileri üretmek amacıyla, bir ilimiz üniversitesi bünyesinde, Roman Enstitüsü kuracağız.

Roman vatandaşlarımızın yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve eğitim alanındaki sorunların giderilmesi için adımlar atıyoruz.

Bu amaçla, 2009 yılında Türkiye’de ilk kez gerçekleştirdiğimiz Roman Çalıştayı sonrası başlatılan çalışmaları hızlandırıyoruz.

İlgili bakanlık ve kurumlarımız çalışmalarını hızla tamamlayacaklar.

Özellikle barınma noktasında Roman vatandaşlarımız için çok önemli bir adım attık ve TOKİ eliyle Roman konutları üretmeye başladık.

Edirne, Çanakkale, Sakarya, Bursa ve diğer birçok il ve ilçemizde bu inşaatlar devam ediyor. (Radikal)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.