Demirtaş: Savaşı durdurmak birinci görevimizdi ancak başaramadık

HDP 1. Olağan Konferansı'nda konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, savaşı durdurmanın HDP olarak birinci görevleri olduğunu ancak bunu gerçekleştiremediklerini ve çatışmaların yükseldiğini söyledi.

HDP 24 Ocak'ta yapılacak kongre öncesi Ankara'da iki gün sürecek konferansını başlattı.

“Yarını bugünden kuruyoruz” sloganıyla gerçekleşen konferansta konuşan, Demirtaş, partilerinin çıktığı her basamakta bedeller ödemek zorunda kaldığını dile getirdi.

Çözüm konusunda AKP ve HDP'nin de farklı düşünebileceğini belirten Demirtaş, “Ancak bir cenazeye işkence yapılması konusunda ayrı düşünüyorsak ya biz insan değiliz ya da sen insan değilsin. Aylardır ülkede çözülmemiş bir cenazeye işkence sorunu var. Akademisyenlere yapılan baskıları aklımız almıyor diyoruz. Benim de asıl bunu aklım almıyor. Böyle bir ortamda fikir özgürlüğünden bahsedebilir miyiz?” dedi.

Savaşı durdurmanın HDP olarak birinci görevleri olduğunu kaydeden Demirtaş, ancak bunu gerçekleştiremediklerini ve çatışmaların yükseldiğini söyledi.

Bu nedenle konferans sürecinde yapılan eksikliklerin ele alınması gerektiğini belirten Demirtaş, “Bizim siyasi geleneğimizde cesaret rakiplerimize karşı aldığımız tutum değil, kendi içimizde eksiklerimizi cesurca ortaya koyabilme cesaretidir.

Türkiye toplumunun bizden haklı beklentilerini boşa çıkarmadan bu kongreyle önceki başarılarımızı kat be kat arttıran bir irade ortaya koymalıyız” diye konuştu.

Ülkenin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu kaydeden Demirtaş, anayasanın bir toplumsal sözleşme olduğu ancak zorla imzalatılan bir sözleşmenin de hükümsüz olduğunu ifade etti.

TBB'NİN ANAYASA ÖNERİSİNİ HATIRLATTI

Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) salonunda olduklarına dikkat çekerek TBB'nin öz yönetim taleplerini sert bir dille eleştirdiğini belirten Demirtaş, “Önceki yıllarda TBB'nin bir anaysa önerisi var. Özyönetimi vatan hainliğiyle suçlayan bu kurum, o dönem Türkiye yerel yönetimlerinde 25 meclisi öneriyor. Özel yetkileri olması gerektiğini söylüyor. O zaman yeterince tartışma zemini olmadığı için dikkate alınmıyor. O dönem yayınlandığında kimse bu öneriye vatan hainliği, bölücülük demedi. Onların önerisi ile bizimki arasında ne fark var? Bir öneriyi Kürtler verdiği, Türkler verdiği için biri bölücülük diğeri demokratik talep oluyorsa; burada bölücü olan Kürtler değildir” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.