Demirtaş: 'Bize gelince yasak, beyefendi Paris'te yürüyor'

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Tekirdağ İl Başkanlığı kongresinin yapıldığı Çorlu İlçesi’ne geldi. Çorlu Spor Salonu'nda partililerin yoğun ilgisiyle karşılanan Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve AKP’nin politikalarını eleştirdi.

Kongreye yaklaşık 2 bin 500 kişi katılırken, Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Paris’te düzenlenen 'teröre karşı yürüyüş'e katılmasını ikiyüzlü bulduğunu belirtti.

Demirtaş, şunları söyledi:

 "Hani sokaktan medet umulmazdı? Hani siyaset parlamentoda yapılırdı. Bak şimdi Paris’e gitmiş, sevsinler seni. Bize gelince yürüyüş yasak ve haram, provokasyon. Beyefendi gitmiş Paris’te yürüyüş yapıyor. Dedim ya ikiyüzlü. Bunların iki yüzlülüklerine aldanmayın. Her şey onlara mubahtır, haktır, bize yasak. Ülke özel mülkleri, tapulu malları ya. Biz de onların köleleriyiz ya, sessiz kalacağız. Her gün bizi aldatacak kandıracaklar, sessiz kalacağız. Bir kez daha sesleniyorum bugün Paris’te yürüyen sayın Davutoğlu’na; Türkiye’nin sokakları da bizimdir her bir sokağı meşrudur, her bir meydan alanı asla sokağı terörize etmene izin vermeyeceğiz. Sizler Türkiye’nin bütün halkları kardeşçe koyun koyuna yaşama konusunda bir birine söz verdiyse bizde onun gereğini yapmaya hazırız. Türkiye’nin bütün ezilenlerinin yoksulluklarının partisi olarak bu seçimlerde inşallah sizlerin yüzünü ağırtacak bir sonuçla çıkma sözünü veriyoruz."

'TÜRKİYE’DE DE OLABİLİR'

Paris’te yaşanan katliama değinen Demirtaş, dünyanın birçok yerinde aynı saldırıların yaşanabileceğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Paris’te yaşanan katliam daha çok tartışılacak gibi görünüyor. Bu ve benzeri katliam girişimleri dünyanın birçok yerinde de yaşanabilir. Allah korusun Türkiye’de de olabilir. Çünkü Türkiye’nin de AKP hükümetinin de içinde bulunduğu dünyanın birçok hükümeti bu konularda yanlış politikalar uyguluyor. Ya IŞİD benzeri örgütleri desteklediler, ya bölgedeki kaosu desteklediler. Şimdi ortaya çıkan kaotik durum bütün dünyayı tehdit edecek aşamaya geldi.

Elbette şu hususa katılıyorum. Burada İslamifobi çıkarmak, İslam karşıtı bir olay çıkarmak büyük bir yanlıştır. Yanlışa, yanlışla yaklaşmak olur. Ama bu benzeri barbarlığa karşıda Türkiye başta olmak üzere Müslümanlar yeterli tepkiyi göstermezlerse bunun altından da sorunlar çıkar. Toplumu tedirgin eden sorunlar çıkar. Özellikle yorumları okuyoruz, medyada köşe yazılarını birçok insan Paris’teki katliamdan mutluluk duyuyor. Sevinç duymuş duyguyu veriyorlar Türkiye’ye bundan daha yanlış bir şey olamaz. İnsanlar düşüncelerinden dolayı kütlediklerinde siz bundan sevinç duyuyorsanız insanlığını yitirmiş bulunursunuzdur. Bunun Müslümanlıkla alakası yok ki. Sen dinini değil sen insanlığını kaybetmişsin. Türkiye’de bu ayrımcı duyguyu 12 yıldır körükleyende AKP hükümetidir."

'AKP’YE AİT BİR DİN VARBU ÜLKEDE'

AKP hükümetine yönelik eleştirilerini sürdüren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye’nin toplumsal barışına katkı sunmaya devam edeceklerini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"AKP hükümeti toplumda AKP dinine inanmayanı neredeyse vatan haini düşman ilan etti. AKP’ye ait bir din var artık bu ülkede. Bunun adı İslamiyet değil, AKP dinine göre hırsızlık, rüşvet mesela günah değil. Çocukların gençlerin sokakta katledilmesi günah değil. Adaletsizlik, toplumsal gelir dağılımı günah değil. Maden işçilerinin yer altında iş cinayetinde katledilmesi günah değildir. Ama bunların hepsi İslam’a göre hem günah hem de yasak. AKP kendisine göre din yarattı bu dini kabul etmeyen diz çökmeyenleri de katletme fetvası verdi. İşte Işid bunun bir örneği. Bunları düzeltmelinin yolu bütün bu bağnazlıkların kurtulmaktır. Bir arada eşit özgür kardeşçe yaşamanın temellerini atmak gerekir. Biz HDP olarak Türkiye’nin toplumsal barışana katkı sunmaya devam edeceğiz."

Çözüm sürecine ilişkin yapılan tüm görüşmeleri günü geldiğinde kamuoyuyla paylaşacaklarını anlatan Demirtaş, daha şeffaf, daha açık halkın her aşamadan bilgisinin olduğu sürecin yürütülmesi gerektiğini söyledi.

AKP’nin süreci kapalı kapılar ardında sürdürdüğünü kaydeden Demirtaş, "Açılım ile ilgili olarak heyetimizi gitti, bununla ilgili olarak kapsamlı bir açıklama yaparlar. Önümüzdeki dönemlerde daha yoğun bir görüşme trafiğinin olmasını bekliyoruz. Seçime az bir süre kaldı. Hükümet nasıl bir adım atacaksa çıkıp bunu kamuoyuna açıklaması lazım. HDP Eş genel başkanı olarak hükümetin çözüm müzakeresi sürecini bu kadar kapalı kapılar ardında tutma girişimini doğru bulmuyorum. Bize kalsa daha açık, daha şeffaf daha açık halkın her aşamadan bilgisinin olduğu süreç yürütmek gerekir. Biz bu konuda ısrarcı olacağız. Hükümet ile arkadaşlarımız bu konuda görüşmeler yapıyorlar. Bunları günü geldiğinde kamuoyuna açıklayacağız. Açıklanmazsa halk tedirgin olur" dedi.

'2 KOL SAATİNİ SATIN ÇOCUKLARIN PARASINI VERİN'

Hükümetin bedelli askerlikle ilgili belirlediği ücretleri de eleştiren HDP’li Demirtaş, iki bedelli askerlik ücretleri arasındaki farkın hükümet tarafından geri ödenmesi gerektiğini söyledi.

Demirtaş, "Bugüne kadar hükümetin yaptığı hangi iş adil oldu ki bedelli askerlikte adil olsun. Bedelli askerliğe biz zaten karşıyız. Vicdanı ret olmalıydı. İsteyen askere gider isteyen gitmez. Gitmeyenler başka bir kamu işlerinde gönüllü görev alabilirlerdi. Bedelli çıkardılar aradaki farkta hem yaş hem de bedelli miktarı da çok yüksek. Öncelikli dönem de bedelinin miktarını ödeyenlerle 18 bin lira farkı hükümetin iade etmesi gerekiyor. 2 yıl içerisinde bu kadar haksızlık olur mu? Ne değişti 2 yıl içinde. 2 yıl önce bedelli yararlanma zorunda kalanların suçu günahı neydi? Bence hiç Anayasa Mahkemesi’ne gerek kalmadan bunu kesinlikle insanlara iade etmelilerdi. Bakın hırsızlıkla suçlanan kişilerin paralarının faizini biz ödüyoruz. Bu bedellide 30 bin lira ödeyenlerin suçu günahı ney? Paramız yok diyorsanız 2 kol saatini satın çocukların 12’şer bin lirasını geri verin" diye konuştu.

Kaynak: Cumhuriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.