Demirtaş: Ankara sesimizi duyana kadar sesimizi yükseltmeliyiz

İstanbul'dan Viyana'ya giden HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gazetecilere açıklamada bulundu. Demirtaş, "Saray sesimizi duyana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz" dedi.

HDP Eş genel başkanı Selahattin Demirtaş son yaptığı barış çağrısından sonra ne gibi tepkiler aldığı konusunda sorulan bir soruyu ise şöyle cevapladı:

"Bunlar tabi ki partimizin, halkın sesine, halkın taleplerine, halkın duygusuna tercüman olmasıdır. Bu sadece kişisel görüşlerimiz, çağrılarımız değil. Türkiye toplumu barış istiyor. Türkiye toplumu herkesi aklı selime davet ediyor. Yapılan barış çağrılarına, şehit cenazelerindeki isyanlara, maalesef Ankara'dan aklı selim bir cevap gelmiyor. Hakaretler geliyor, tehditler geliyor. Sonuna kadar evlatlarımızı feda edeceğiz, savaşı sürdüreceğiz cevapları geliyor. Fakat biz yine de barış çağrılarımızı sürdüreceğiz. Çünkü Kandil açıklama yaptı, 'Biz müzakereye karşılıklı ateşkese hazırız' dedi. 'Biz sorunu konuşarak çözmeye hazırız. Biz zaten Dolmabahçe mutabakatına bağlıyız' dedi. Fakat Ankara'dan çıkan sesler savaş tam tamları dışında bir mesaj olmadı. Ama ısrar etmeliyiz. Halk olarak toplum olarak, Ankara sesimizi duyana kadar. Saray barış sesini duyana kadar sesimizi yükseltmeliyiz."

SEÇİM STARTI VİYANA'DA

Viyana'da yarın Avusturya Cumhurbaşkanı ile de bir araya geleceklerini söyleyen Selahattin Demirtaş, seçim startını da Viyana'da vereceklerini belirterek şunları söyledi:

"Partimizin çözüm politikalarını anlatmak üzere bir çalışma planlanmıştı. Bu çerçevede geçen hafta İsveç'teydik. Bu hafta Belçika ve Avusturya'da olacağız. Viyana'da Avusturya Cumhurbaşkanı ile bir araya geleceğiz. Arkasından Belçika ve Almanya'da bazı temaslarımız olacak. Bütün temaslarımızın temel amacı HDP'yi partimizi uluslar arası kamuoyunda birinci elden tanıyabileceği, çözüm önerileri anlatabileceği bir zemin yaratmak. Aynı zamanda bu yurt gezilerimizde yurt dışı seçmenlerimizle de buluşuyoruz. Halk toplantıları, mitingler gerçekleştiriyoruz. Yarın Viyana'da seçimin startını vereceğiz. Kampanyamızı orada başlatacağız."

HDP OYLARI ARTTI MI?

Demirtaş, "Bugün Türkiye'de bir çatışma, şiddet varsa sokaklarda terör uygulanıyorsa bunun kararını alan, uygulayan HDP değil. Kararı veren hükümetin kendisidir. Halk bunu okuyor, görüyor. Bu yaşanan çatışmalı ortama Türkiye'nin mecbur olmadığını herkes biliyor. Bu bir zorunluluk değil. Yani bu bir zorunluluk olmuş olsaydı, bunun hiçbir çaresi olmasaydı Türkiye'nin herhalde toplumun refleksi farklı olurdu ama herkes şunun farkında. Şu an hükümetin verdiği savaş kararı çaresizlikten mecbur kalınmış bir karardan kaynaklı değil. Özel bir tercihtir ve kendi iktidarını güçlendirmeye dönük bir karardır. Bunu herkes gördüğü için toplum tabi ki Halkların Demokratik Partisi'nin buradaki çözüm ve barış niyetini, samimiyetini iyi okuyor. Bu kararları biz vermiyoruz. Biz tam tersine verilen savaş kararlarından geri dönülsün diye barış çabalarımızı sürdürüyoruz. Toplum da bunu okuyor. Bu oya dönüşüyor mu dönüşmüyor mu biz bunu hesap etmiyoruz. Barış olsun da oya dönüşüp dönüşmemesi halkın kendi iradesi, takdirindedir ona saygı duyarız" diye konuştu.

''YÜZDE 50 OY ALSAK BİLE KOALİSYON''

Selahattin Demirtaş seçimde yüzde 50 oy alsalar bile koalisyona gideceklerini belirterek sözlerine şu şekilde devam etti:

"Seçimin, sandığın sonuçlarına saygı duyulmamasından başladı bu iş. Saygı duyulmuş olsa Türkiye toplumu geniş bir koalisyonla toplumu rahatlatacak. Kutuplaşmayı durduracak gerilimi tansiyonu düşürecek bir koalisyonla yoluna devam etseydi her şey daha iyi olabilirdi fakat tek başına iktidar olamamak birileri açısından felaket gibi görünüyor. Bu doğru bir yaklaşım değil.

Bakın şu çok önemli daha öncede açıkladım. Partim bu seçimde yüzde elli oy alırsa bizim de 400 milletvekilimiz olursa. Hani bu bir hayal gibi düşünmesinler. Bu olsa biz yine koalisyon yaparız. Tek başımıza anayasayı değiştirecek gücümüz bile olsa bırakın tek başına hükümet kurmayı bu koşullarda koalisyon yapmayı tercih ederiz. Çünkü birlikte yönetmek, egemenliği, yönetimi paylaşmak toplumu rahatlatır.

Bazı işleri doğru yapma açısından da çok büyük fırsatlar sunar. Ben şuna şaşırıyorum yani Türk devlet yöneticileri tarihten hiç mi ders çıkarmıyorlar. İttifak dediğiniz şey koltuk pazarlığı değildir. Tarihsel ittifaklar vardır. Gerişe dönüp tarihimize baksınlar. Selçukluya, Osmanlıya, Cumhuriyetin kuruluş dönemlerine baksınlar. Kim ki hangi devlet yöneticisi akıllı davranıp toplumla, halkla, Kürtlerle, farklı kesimlerle ittifak yapmışsa oradan büyük bir güç çıkmıştır. Şimdi bunlar ittifak meselesine basit koalisyon pazarlığı olarak bakıyorlar. Biz böyle bakmıyoruz. Ortadoğu'da büyük bir toplumsal ittifak gücünden söz ediyoruz. Hükümet basit yaklaşıyor, basit düşünüyor ve bütün bu ittifaklardan doğru sonuçlar çıkarmıyor. Çıkarmadığı için toplumu çözüm sürecini buzdolabına koyup çatışmayı dayatacak noktaya getiriyor. Nedeni budur."

Selahattin Demirtaş son olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü için "İnşallah 1 Eylül'e kalmadan toplumun barış isteğine cevap bulabilecek bir noktaya geliriz" ifadesini kullandı. Demirtaş ile birlikte milletvekili Osman Baydemir'de Viyana'ya gitti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dimitri 1 yıl önce

iste direkt demokrasi bu iste isvicre standartlarinin üstünden demokrasi zihniyeti

Misafir Avatar
dimitriye 1 yıl önce @dimitri

isviçrede polis öldür bak gör demokrasiyi dimitri

Beğenmedim! (1)