Davutoğlu: Kontrol edilemeyen sınırlarımız var

Başbakan Ahmet Davutoğlu, , “Azez’deki son saldırılarda bile angajman kurallarımızı ihlal ettiklerinde üç gün boyunca YPG mevzilerine yanıtımızı verdik. Türk sınırı tehdit edilirse her şeyi yapmaya devam edeceğiz.

"Eğer daha da fazla mülteciyi Türkiye’ye gönderme girişimi olursa, elbette ki Türkiye mümkün olan her şeyi yapma hakkına sahiptir ve her türlü önlem alınacaktır. Türkiye’de daha fazla risk var çünkü diğer taraftan kontrol edilemeyen sınırlarımız var” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu,  Al Jazeera kanalında gazeteci Cemal el Şayyal’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Ankara’daki saldırının failinin 24 saat içinde belirlenmesine ilişkin bir soruya Davutoğlu, patlamanın ardından soruşturma başlattıklarını ve intihar saldırısını yapan kişinin kimliğinin belirlendiğini belirterek, “Bu YPG ve PKK’nın ortak teşebbüsüdür. Zaten YPG de PKK’nın bir uzantısı. Hiçbir şüphemiz yok” dedi.

‘KONTROL EDİLEMEYEN SINIRLAR VAR’

‘Hükümetin halkını koruyamadığı’ eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Davutoğlu, şunları söyledi:

“Bizi eleştirenler, Türkiye’nin çevresinde hükümetlerin topraklarının tümünü kontrol edemediği altı ülke olduğunu unutmamalı. Sadece Irak ve Suriye ile bin üç yüz kilometrelik sınırımız var ve Türkiye’nin etrafında bir yangın var.

“Bizi eleştirenler bu açıdan şunu da unutmamalı, Türkiye’de oldukça dinamik bir demokrasi var. Geçen yıl iki genel seçim vardı. 2014’te de iki seçim vardı ve ekonomimiz hala büyüyor. Fransa’da bir yılda iki saldırı oldu. Başka birçok ülkede terörizm tehdidi var ve biz de aynı zorlukla karşı karşıyayız. Türkiye’de daha fazla risk var çünkü diğer taraftan kontrol edilemeyen sınırlarımız var. Aynı zamanda Türkiye’de iki milyon altı yüz bin mülteci de var.”

‘YPG’Yİ REJİM YARATTI VE DESTEKLİYOR’

Davutoğlu, “Suçlu olarak silahlı Kürt grupları göstermenin yanı sıra bu grupların aslında rejim tarafından desteklendiğini ve suçlunun onlar olduğunu da söylediniz. Türkiye bunlara yanıt olarak hangi önlemleri almayı planlıyor?” şeklindeki bir soruyu, “Bu sadece bizim suçlamamız değil. Suriye’nin BM temsilcisi de YPG ile bağlantıları olduğunu söyledi. Yani bu açık bir bağlantı. YPG’yi rejim yarattı ve destekliyor” diye cevapladı.

Saldırıyı yapanların hesap vereceklerinin belirten Davutoğlu, “Ancak ne zaman nasıl olduğuna biz karar vereceğiz. Bu olduğu zaman herkes Türkiye’nin her saldırıya ve meydan okumaya yanıt verebileceğini görmüş olacak” dedi.

Davutoğlu, “Azez’deki son saldırılarda bile angajman kurallarımızı ihlal ettiklerinde üç gün boyunca YPG mevzilerine yanıtımızı verdik. Türk sınırı tehdit edilirse her şeyi yapmaya devam edeceğiz. Eğer daha da fazla mülteciyi Türkiye’ye gönderme girişimi olursa, elbette ki Türkiye mümkün olan her şeyi yapma hakkına sahiptir ve her türlü önlem alınacaktır” dedi.

Davutoğlu, Suriye’de ateşkesin sağlanıp sağlanamayacağına yönelik bir soruya “Elbette ki Suriye’de ateşkes ve barış istiyoruz. Bu konuda Türkiye kadar etkin başka bir ülke yok. Ama ne kadar iyimser olduğumu soruyorsanız; gerçekçi olmalıyız” yanıtını verdi.

‘AVRUPA GÜVENLİ BÖLGE İHTİYACINI ANLADI’

Davutoğlu, Avrupa ülkelerinin Suriye’nin kuzeyinde bir güvenli bölge ihtiyacı olduğunu anladıklarını belirterek, “Bu bizim AB ile ortak pozisyonumuz. Hem onlar hem biz gayet iyi biliyoruz ki şu an uygulanan taktiklerin amacı AB’de ve Türkiye’de bir mülteci krizi yaratmaktır” dedi.

Suriye’deki çatışmaların gidişatına ilişkin Davutoğlu, “Suriye rejimi ve destekçilerinin zafer kazanıyor olduğu algısı varsa, bu doğru değil” dedi.

Rusya’nın hava desteğine rağmen rejim güçlerinin başta İdlib ve Halep olmak üzere birçok şehir ve ilçeyi ele geçiremediğini belirten Davutoğlu, şunları söyledi:

“Eğer Suriye halkına Türk desteği yoksa kendilerini nasıl savundular? Halep’i savunabilirler miydi? Hayatta kalmaları mümkün olabilir miydi? Eğer bugün gerçek Suriye ılımlı muhalefeti varsa bu, Türkiye’nin desteği sayesindedir. Eğer bugün rejim ülkenin tüm topraklarını kontrol edemiyorsa, Türkiye’nin ve diğer bazı devletlerin desteği sayesindedir. Eğer geçen hafta Rusya’nın DAEŞ’i hedef almadan Tel Rıfat, Halep ve Azez’e 500 uçuşla yaptığı ağır bombardımana rağmen Suriye halkı hala oradaysa ve topraklarını savunuyorsa, bizim desteğimiz sayesindedir. Biz bu desteğe devam edeceğiz. Yani sadece kınamıyoruz, onları destekliyoruz”

Davutoğlu, “Hangi Arap ülkesi Türkiye’den daha fazlasını yaptı?” diyerek, şunları söyledi:

“Peki neden Türkiye Musul’u özgürleştirmek, oraya destek olmak için Musul’a gittiğinde Arap Ligi Türkiye’yi kınadı ve geri çekilmemizi talep etti? Eğer Suriye’ye askeri müdahalede bulunursak Arap ülkelerinin bizi savunacağının ve destekleyeceğinin garantisini bize kim verecek?

“Türkiye, sınırlarını ve topraklarını korumak için her şeyi yapacaktır. Türkiye’ye yönelik bir tehdit olursa kimsenin iznini de istemeyeceğiz.  İkinci olarak, Türkiye hiç kimseden destek talep etmeden Suriyeli kardeşleri için hem mülteciler hem de Suriye’nin kahraman halkı için her şeyi yapacaktır. Araplar, Türkmenler, Kürtler, Sünniler, Aleviler, Nusayriler, Müslümanlar ve Hristiyanlar…”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.