Cumartesi Anneleri eyleminde CHP'li Tanrıkulu, Tahir Elçi'yi anlattı

Cumartesi Anneleri/İnsanları Galatasaray Meydanı’ndaki 557. buluşmasında geçen cumartesi öldürülen faili meçhullerin avukatı Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi andı. Eylemde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da Elçi’yle ilgili bir hatırasını paylaştı.

Oturmada 1993 yılında gözaltında kaybedilen İHD Elazığ Şube Başkanı Avukat Metin Can ve İHD Tatvan Temsilcisi Şevket Epözdemir'in akıbeti soruldu, katillerin cezalandırılması istendi.

Oturmanın ardından kayıp yakınları, üzerinde Tahir Elçi'nin fotoğrafı olan "İstanbul Barosu'nu suskunluğa son vermeye çağırıyoruz" yazılı pankartla İstanbul Barosu’na yürüdü.

TANRIKULU, ELÇİ’Yİ ANLATTI     

Gözaltında kaybedilen İbrahim Demir'in kızı Deniz Demir, Hasan Ocak'ın ağabeyi Ali Ocak, İsmail Bahçeci'nin kardeşi Umut Bahçeci, Diyarbakır eski Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar sırayla söz alarak Elçi’nin mücadelesini sürdüreceklerini ifade etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da Elçi’yle ilgili bir hatırasını paylaştı:

“Tahir Elçi 1991’te Dicle Hukuk’u bitirmişti.  O dönem insan hakları ihlallerinin çok yoğun yaşandığı Şırnak Cizre’de büro açtı. Çok az avukat vardı, 3-5’i geçmezdi. 6 ay avukatlık yapabildi, gözaltına alındı. Bütün dava dosyalarına el kondu. Tümü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidecek bireysel başvuru dosyalarıydı. Kendi soruşturma dosyasında da bu dosyalar suç olarak gösterildi. 30 gün ağır işkence gördü, 30 avukatla tutuklandı. Sonra serbest bırakıldı, bir daha Cizre’ye dönemdi ama Cizre’deki davaların en sıkı takipçisi oldu. Çok ciddi çalıştı, birçok başvuruyu AİHM’e taşıdı. Türkiye, tarihinin en ağır mahkumiyetlerini Elçi’nin AİHM’e gönderdiği davalardan aldı.

Ertak dosyasını da Elçi takip ediyordu, o dosyayı incelerken gözaltına alınmıştı. Ertak da gözaltında kaybedilmişti. Onun gözaltında olduğuna dair yüzbaşı imzasıyla bir tutanak vardı. Elçi bunun örneğini dava dosyasında almıştı. Çok önemli bir belgeydi.  Bürosu basılmadan da bazı belgeleri saklama gereği duyuyor. Bu belgeyi de bürosunun demir kapısının kenarındaki boruya saklamış. Davada AİHM bu belgeyi istemiş ancak devlet vermemişti. Elçi bu belgeyi sunmuştu. Türkiye  de yine Ertak dosyasında en ağır mahkumiyetinden bir tanesini aldı. Bu sırrı bana anlatmıştı, bende kalmasın artık istedim.

"Üzgünüz. Onu korumalıydık. 25 yıl boyunca mağdur oldu, avukat oldu ama maktul olmamalıydı. En güzellerimizi alıyorlar bizden ama bilsinler ki, arkadan gelen ince Tahir Elçiler var."

‘ELÇİ’NİN DÜŞÜ GERÇEKLEŞECEK, CEASIZLIĞA SON VERECEĞİZ’

Bu haftanın basın açıklamasını avukat Zeynep Derin Boztoprak okudu.

“Tahir Elçi'yi cezasızlıkla mücadelenin ısrarlı takipçisi olduğu için, barışı kazanmanın yolunu ve kararlılığını gösterdiği için hedef gösterip ardından katlettiler. Bu cinayetin sorumlusunun topluma dayatılan 'şiddet düzeni' olduğunu, iktidarlarını sürdürmek için şiddeti bir araç olarak kullananlar olduğunu biliyoruz" ifadelerine yer verilen açıklamada, soruşturmayla ilgili endişeler olduğu dile getirildi.

"Bunu söylemek çok kahredici olsa da sıra bizde Tahir Elçi; şimdi sen bizim vicdanımıza emanetsin. Biz de senin davanın takipçileri olacağız. Bizim için, insanlık için yaptıklarını unutmayacağız. Düşünü gerçekleştirecek, cezasızlığa son vereceğiz. Vazgeçmeyeceğiz; avukatlarımız Metin Can, Şevket Epözdemir ve Tahir Elçi'nin bıraktığı yerden insan hakları, demokrasi ve barış mücadelesini yükseltmeye devam edeceğiz."

(Kaynak: Bianet, Foto: Twitter)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.