Cemil Çiçek: Anayasa'nın 138. maddesi ölmüştür!

Türkiye'de yasama organı TBMM'nin Başkanı Cemil Çiçek, "Anayasa'nın 138. maddesi ölmüştür" dedi. Çiçek ayrıca tutuklu vekillerle ilgili sorunun yasal zeminde çözülmemesi halinde 2015 seçimlerinde büyük sorunlar çıkabileceği uyarısında bulundu.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yılın ilk açıklamasında yüze yakın gazeteciyle bir araya geldi iktidardan muhalefete, yargıdan, iş dünyasına kadar önemli mesajlar verdi. TBMM Tören Salonu’nda kahvaltılı basın toplantısı yapan Çiçek’in açıklamalarından önemli satırbaşları;

"Anayasa'nın 138. maddesi bu memlekette ölmüştür, Hukuk, adaletin enstrümanıdır. Siyasetin enstrümanı değildir."

Mahkemelerin bağımsızlığını düzenleyen Anayasa'nın 138. maddesi şöyle;

"MADDE 138- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."

TUTUKLU VEKİLLER KONUSU

Tutuklu vekiller serbest olsun bırakılsın. 5'i tutuklu diğerleri ne olacak? Meclis Başkanlığı şapkadan tavşan mı çıkaracak? Meclis Başkanı kurallara uyacak, kanun neyse onu yapacak.

5 milletvekili için Anayasa mahkemesinin aldığı karar neyse o yapılacak. Hükmü kesinleşen vekillerin durumu ne olacak? Ne düşünüyorlar?

Bu işi böyle flu boyutta bırakırsanız bakın bu basın toplantısını hatırlayın. 2015 seçimleri açısında bu kurallar böyle devam eder. Anayasa Mahkemesinin gösterdiği yoldan çözüm bulmaya çalışırsak bu ferdi çözümdür, toplumsal çözüm değildir. 2015 adaylıkları söz konusu olduğunda yargıyla problemi olacak herkes aday gösterilecek, yeni bir kanal açılacak.

Gelin bu kuralları değiştirelim, bu elimizde. Şu işin doğru kuralı koyalım. Çıkan çıktı geri kalan ne yapsın dersek. 2015'te fırtına olur, bunu söylüyorum. Daha fazla Türkiye'ye bedel ödetmeyelim. İsterse bir kişi daha olsa ortada çok ciddi bir problem var. Sözlerimi beğenmeyen daha edepli şekilde, kırmayacak bir üslupla açıklama yapsın.

Sadece Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karardan yola çıkarsak, bu şahsi bir çözümdür. Ben daha kapsamlı sorunlardan bahsediyorum. 2015 seçimlerinde yargıyla sorunu olan herkesin durumu belirsiz olacak.

Bunu değiştirmek elimizde. Kuralları değiştirmek bizim elimizde. İsterse bir kişi dahi olsa ortada çok ciddi bir sorun var. Çıkan çıktı gibi bakarsak 2015 seçimde büyük sorunlar çıkabilir. Buna imkan vermeyelim.

Umarım görüşlerimi beğenmeyenler uygun bir üslupla cevap verirler.

ÇÖZÜM İÇİN UZLAŞI GEREK

Demokrasi sadece çoğunluğun dediğinin olduğu bir sistem değildir. Bazen çoğunluğa karşın çözüm için uzlaşmak gerekir. Bazen bulduğunuz çözümün bazı bölgelerdeki alıcısı başka şeyler isteyebilir. Uzlaşı havasında olayı çözersek zoru kolaylaştırmış oluruz.

Uzlaşı neden olamıyor diyenler baksınlar şu son üç yılda kim kimle kaç kere görüştü. Görüşemedik. Uzlaşı kültürü için bir araya gelmek gerek.

Anayasa'nın oturacağı ana kolonlarda sorun var. Biz pencerede, çatıda uzlaştık. Ana konular her partinin varlık sebebidir. Her partinin ana konularda görüş birliği olmadı.

RESMEN UYGULANAN İÇ TÜZÜK YOK

1973 tarihli iç tüzükler hala geçerli. Resmen uygulanan bir iç tüzük yok, fiilen uygulan bir iç tüzük var.

Gelin şu siyasal partiler yasasını değiştirelim diyoruz. En soldan en sağa hepsi tek tip elbise giyiyor.

Yeni seçim yasası yapalım diyoruz o da olmadı. Ortak bir irade olması lazım ama o da yok. En büyük sıkıntı çağrının yapılmasında oluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.