Cemil Bayık'tan 'Demirtaş ve seçim' değerlendirmesi

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Yeni Özgür Politika ve Azadiya Welat gazetelerinde çıkan Kürtçe köşe yazısında "HDP’nin önemi, Demirtaş’ın adaylığının anlamı ve etkisine" ilişkin bir değerlendirme yazısı kaleme aldı.

Bayık, Türkiye’de tüm kötülüklerin kaynağının Kürt sorununun çözümsüzlüğü olduğunu belirttiği yazısında, “Türkiye bu çözümsüzlüğün mahkumu olmuştur. Kürt sorununun çözümsüzlüğü Türkiye’nin ayağındaki zincirdir. İlk defa HDP şahsında Türkiye’nin ayağındaki zincir kırılacaktır” dedi ve "bu fırsatın tepilmemesi" gerektiğini söyledi.

ANF'nin yer verdiği Bayık'ın yazısının Türkçe çevirisi şöyle:

HDP, Türkiye’nin geleceği olacağını daha şimdiden göstermektedir. Türkiye’de emekçiler, aydınlar, yazarlar, sanatçılar, Aleviler HDP adayı Selahattin Demirtaş’ı desteklerken, Kürt halkı da coşkuyla karşılamaktadır. HDP’nin siyasi çizgisi dışında demokrasi getirecek ve Ortadoğu kaosunda Türkiye’yi düzlüğe çıkartacak başka bir parti yoktur.

Türkiye’de şu anda bir umutsuzluk vardır. İç politikada kutuplaşma, dış politikada kamplaşma var. Türkiye ve dışarıdaki kutuplaşma ve çatışmalar; hak, adalet, eşitlik üzerine değildir. Türkiye’de iktidar kavgası, dışarıda da hegemonya savaşı vardır. Türkiye’de HDP dışındaki muhalefet ‘al birini vur ötekine’ denilebilecek düzeyde, iktidar kadar antidemokratik ve kirlidir. Zaten Türkiye’nin çıkmazı esas olarak muhalefettir. Demokratik ve özgürlükçü bir muhalefet olmadığı için AKP ve Erdoğan demagojiyle, yalanla, dolanla iktidarını sürdürüyor. Türkiye’de AKP kadar kolay iktidar olan ve bu kadar uzun süre iktidarda kalan başka bir siyasi güç olmamıştır. Tayyip Erdoğan ve AKP, yetenekleri ve doğru politikaları sayesinde değil de, muhalefetin bir seçenek haline gelememesi nedeniyle iktidarda kalmaktadır. Bu nedenle yazar Oya Baydar, 'Selahattin Demirtaş benim umutsuzluğuma umut oldu' diyerek bu gerçekliğin değişeceğini ifade etmiştir.

Şimdi Türkiye’de HDP şahsında demokratik ve özgürlükçü bir muhalefet seçeneği ortaya çıkmıştır. Selahattin Demirtaş’ın ortaya koyduğu program ve ilkeler bunu göstermektedir. Aydınlar, yazarlar, sanatçılar, emekçiler, Aleviler, farklı etnik ve inanç topluluklarının HDP adayını desteklemesi bunu göstermektedir. Dengir Mir Mehmet Fırat’ın kurucusu olduğu AKP’den ayrılması ve HDP adayını destekleyeceğini açıklaması, AKP’nin karşısına bir muhalefet gücü çıkmasının sonucudur.

Türkiye Kürt sorununu çözmeden ne Türkiye’de ne Ortadoğu’da doğru politika sahibi olabilir. Dış politikadaki çıkmaz da Kürt sorunu çözülmediği için yaşanmaktadır. Çünkü dış politikada tercihler doğru ve yanlış olduğu için değil, Kürt karşıtı olduğu için yapılıyor. Kürt karşıtı politikalar da Ortadoğu’da her zaman Türkiye’yi yanlış saflarda yer almaya götürüyor. Türkiye içinde de Kürtler yararlanır kaygısıyla köklü demokratikleşme adımları atılmıyor. Devletin bu Kürt karşıtı politikasının acısını ve sıkıntısını Türkiye halkı çekiyor. Aslında Türkiye’de tüm kötülüklerin kaynağı Kürt sorununun çözümsüzlüğüdür. Türkiye bu çözümsüzlüğün mahkumu olmuştur. Kürt sorununun çözümsüzlüğü Türkiye’nin ayağındaki zincirdir.

İlk defa HDP şahsında Türkiye’nin ayağındaki zincir kırılacaktır. Selahattin Demirtaş bu zinciri kıracak politikanın adayı olduğu için büyük destek görmektedir. Bu gerçek, Türkiye halklarının, aydın, yazar ve sanatçılarının Türkiye’nin nasıl düzlüğe çıkacağını gördüklerini ortaya koymaktadır. Türkiye halkları AKP’nin Türkiye’yi içeride ve dışarıda uçuruma doğru götürdüğünü gördüklerinden HDP adayını desteklemektedirler.

Türkiye halklarının Selahattin Demirtaş’a verdikleri destek, barış, istikrar ve huzuru nerede gördüklerini ortaya koymaktadır. Bu tutum, Türkiye’de demokratikleşme eğiliminin gücünü göstermektedir. Bu destekler Türkiye’de toplumun zihniyetini esir alan devlet politikalarının kırıldığının da göstergesidir. Artık toplum eskisi kadar tek devlet, tek millet, tek vatan ve tek bayrak demagojine kulak vermeyeceğini gösteriyor. Bu, Türkiye için olumlu bir gelişmedir. Bu eğilim bundan sonra daha fazla gelişecektir. Kürt düşmanlığının değil, Kürtlerle kardeşliğin Türkiye’yi kurtaracağını göreceklerdir.

Kürt halkı da Selahattin Demirtaş’ı heyecanla desteklemektedir. Selahattin Demirtaş’ı destekleyen kampanya seçim yaklaştıkça daha da yükselecektir. Kürtler ilk defa bir Kürt’ü Cumhurbaşkanı seçtirmenin heyecanını yaşayacaklardır. Bu, aynı zamanda Türkiye’deki Kürt inkarcılığını kırmada yeni bir adım olacaktır. Kürt olduğu bilinen ve açıkça Kürt olduğunu söyleyen bir adayın var olması Türkiye’deki zihniyet değişikliğinde de olumlu rol oynayacaktır.

Türkiye’de bir Kürt cumhurbaşkanı olursa bu durum tüm Ortadoğu’yu değiştirecektir. Irak’ta bir Kürt’ün Cumhurbaşkanı olması Irak’ın değişimi ve dönüşümü için önemliyken, Türkiye’de bir Kürt’ün Cumhurbaşkanı olması Ortadoğu’da yeni bir dönem başlatacaktır. Çünkü demokratik Türkiye demokratik Ortadoğu anlamına gelecektir.

Bu seçimin Kürdistan için de önemi çoktur. Her fırsatta tek millet, tek vatan, tek devlet ve tek bayrak diyen Erdoğan’a karşı demokratik ulus ve ortak vatan diyen, Kürdistan ve Türkiye’nin tüm bölgeleri için Demokratik Özerkliği savunan Selahattin Demirtaş’ın yarışması olacaktır. Türkiye’yi batıran, Kürtleri köle edip varlığını ortadan kaldırmak isteyen zihniyet ile Kürtleri özgürleştirecek ve Türkiye’yi kurtaracak zihniyet arasında mücadele sürecektir.

Selahattin Demirtaş’a verilen her oy; tek millet, tek devlet, tek vatan ve tek bayrağa ret oyu olacaktır. Selahattin Demirtaş’a verilen her oy, Kürtlerin özgürlüğüne ve Türkiye’nin demokratikleşmesine verilen oy olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.