Cemil Bayık: HDP bazı marjinal yaklaşımlardan kurtulmalı

Vatan Gazetesi yazarı Ruşen Çakır, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık ile görüştü. Çakır, söyleşinin ilk bölümünü köşesinden paylaştı. Çakır'ın "Kandil’den ‘her zaman kapımız açık’ mesajı" başlıklı söyleşisi şöyle:

‘ROLÜMÜZ FARKLI’

- Çözüm süreciyle ilgili Öcalan’dan genellikle pozitif, sizdense soru işaretli açıklamalar geliyor. Bu yanlış bir okuma mı, yoksa burada bir sorun mu var?

“Yanlış okumuyorsunuz. Önder Apo’nun rolü farklıdır, bizim rolümüz farklıdır. Ne Önder Apo’nun rolünü biz üstlenebiliriz ne de Önder Apo bizim rolümüzü üstlenebilir. Bunlar birbirini tamamlayan unsurlardır. Önder Apo bir halkın önderidir ve baş müzakerecidir. Bizim konumumuz ise farklıdır. Bunların birbirine karıştırılmaması gerekiyor. Ne aynılaştırması doğru, ne de birbirinin karşısına konulması. Belki bazıları bilinçli karşı karşıya getiriyor. Çelişkili durumlar söz konusu değildir ve olamaz da. Hükümet çözüm yönünde ciddi adımlar atmadı. Bizim sunduğumuz zemini kullanıp kendini güçlendirmeye çalıştı. Önder Apo’nun ısrarlı ve tek taraflı çabaları çözümü belli bir noktaya kadar getirdi. Bunun ötesi için hükümetin de adım atması gerekiyor. Hükümet söylemde iyi şeyler söylüyor, herkesi beklentiye sokuyor ama bir türlü pratik adımlar geliştirmiyor.”

- Yasal düzenlemeler ve ona bağlı olarak yeni yol haritası, yeni müzakerecilerin gitmesi, kamu güvenliği müsteşarlığının olaya dahil olması…

“Bir çerçeve yasası çıkarıldı parlamentodan ama nasıl çıkarıldı, ne amaçla çıkarıldı ona da bakmak gerekiyor. Önder Apo dedi ki ‘Bu tarzda süreci artık yönetemem. Koşullarım değişirse bunu ilerletebilirim. Çözüm çerçevesi geliştirilemezse ben yokum.’ Hareketimiz de öteden beri bunu söyledi ve bu yönde bazı çalışmalar yapıldı. Eğer çerçeve belirlenmezse hareketin tutum alacağını söyledik. Suriye’de, Irak’ta savaş var ve Türkiye için de tehlikeli bir durum ortaya çıkmaya başlıyor. Eğer Önder Apo çekilirse, hareket de tutum alırsa ve savaşırsa bu Türkiye için hayırlı olmayacaktı. Belki de Suriye’ye ve Irak’a benzer durumlar ortaya çıkabilirdi. Hükümet bunu gördü. Bir de Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilebilmesi için ateşkesin sürmesi gerekiyor, çatışmaların olmaması gerekiyordu. İstedikleri için değil ama gelişmeler, mücadele Türkiye’ye bu adımı atmak zorunda bıraktı. Hükümet onun için o yasayı çıkarttı ama yasanın ismi ne? Terörizmi sonlandırma yasası. Savaşı sonlandırma değil, Kürt sorununu çözme değil, terörizmi sonlandırma. Bu, Türkiye’de, hükümette zihniyetin değişmediğini gösteriyor. Sorunu hiç siyasi bir sorun, bir halkın doğal hakları olarak görmediler, siyasi olarak çözmeyi önlerine koymadılar. Sorunu siyasi olarak görse yürütülen mücadeleyi doğru ve haklı görmek, onun önderini bir halkın önderi olarak görmek zorunda. Fakat hükümet görüşmelere siyasi bir içerik kazandırmıyor. Siyasilerle görüşmeyi yürütmek istemiyor.”

‘BÜTÜN HALKLARIN ÇIKARINA’

- Söylediğiniz süreç sanki şimdi başlıyor gibi bir hava var?

“Türkiye istemeyerek de olsa buraya doğru gidiyor, gitmek zorunda. Bu hükümetin isteminden bağımsızdır. Çünkü başka da bir yolu yoktur. Bu sorunu siyasi olarak kabul etmek zorunda kalacak.”

- Kalacak mı, kaldı mı?

“O aşamaya doğru gidiyor. Türkiye bunu daha fazla bu şekilde sürdüremez. Eğer Türkiye bu yönde adım atmazsa biz savaşırız ve Türkiye çok ciddi sorunlarla karşı karşıya gelir. Irak ve Suriye’de yaşanan durumlar Türkiye’de de yaşanabilir. Onun için Türkiye’nin bunu gördüğüne inanıyorum.”

- Hükümet istese de istemese de bu noktaya gelmek zorunda diyorsunuz.

“Evet, geliyor. Tabii bu şu anlama gelmez: Hükümet bu noktaya geliyorsa o zaman biz mücadele etmeyelim. Hayır, tam tersine burada daha çok mücadele ile Türkiye’nin atması gereken adımları bir an önce attırmak gerekiyor. Bu hem Kürtlerin hem Türkiye’deki bütün halkların, kültürlerin çıkarınadır.”

- O zaman Beşir Atalay’ın yeni heyetin Kandil’e gelme teklifine kapınız açık.

“Biz her zaman açığız. Herkese açık davrandık. Bugüne kadar kimseyi reddetmedik. Bu basın olabilir, heyetler olabilir, uluslararası kurumlar olabilir. İlkesel olarak reddetmeyi doğru görmüyoruz.”

HDP BAZI MARJİNAL YAKLAŞIMLARDAN KURTULMALI’

- Selahattin Demirtaş’ın aldığı oyu bekliyor muydunuz?

Beklentimiz yüzde 10-13 arasıydı. Aldığı sonuç olumludur. HDP bunu örgütlenmeye dönüştürebilirse buradan güçlü bir muhalefet ortaya çıkar. HDP’nin aldığı oy oranı üzerinde oturmaması, bunu örgüt gücüne dönüştürmesi gerekiyor. Eğer bunu yaparsa burada diyelim Kürtleri, Alevileri, demokrat müslüman kesimleri, sol ve liberalleri kucaklarsa Türkiye’nin en büyük muhalefet gücü haline gelebilir. HDP bazı marjinal yaklaşımlardan kendisini kurtarmalı.

- Örnek verebilir misiniz?

Mesela Beyoğlu’nda bir grup var…

- Cihangir’de…

İsmini vermek istemiyorum. Herhalde anlaşılıyor.

‘PARLAMENTER SİSTEM DAHA DEMOKRATİKTİR’

- Sizin hareketinizin içindeki bazı isimler Kürt sorununun çözümü için başkanlık sisteminin iyi bir seçenek olduğunu söylediler. Erdoğan’ın bu sistem değişikliği için sizin desteğinize veya en azından engel olmamanıza ihtiyacı olacak. Kendisine yardımcı olacak mısınız?

Tayyip Erdoğan hegemonya, tek adam olma peşinde koşuyor. Bunun kazandıracağı demokratik, özgürlükçü bir yan yoktur. Hatta kısıtlayabilir, tehlikeye sokabilir. Biz ilkesel olarak hegemonya peşinde koşana destek olmayız. Sayın Abdullah Gül de bir açıklama yaptı ve parlamenter sistemden yana olduğunu söyledi. Başkanlık, yarı başkanlık sistemini Türkiye için doğru bulmadığını söyledi. Bize göre de parlementer sistem başkanlık ve yarı başkanlık sistemine göre daha demokratiktir. Biz Türkiye’de demokratikleştirme için çaba harcayan bir hareketiz. Başkanlık ve yarı başkanlık sistemi bunu kısıtlayabilir, tehlikeye sokabilir. Bu açıdan parlementer sistem daha demokratik. Çünkü parlementer sistemde Türkiye’nin anti-demokratik yönde yol almasına yönelik çabalara karşı onu frenleyen mekanizmalar var.

‘Bizi AKP yandaşı göstermek vicdansızlık’

- Sizin dışınızdaki muhalif kesimler çözüm sürecinden ve Öcalan ile yürütülen temaslardan işkilleniyorlar ve karşılıklı bir al-ver ilişkisi olduğunu, sizin Erdoğan’ın önünü açtığınızı söylüyorlar.

“Biz kişileri, partileri değil ilkeleri esas alıyoruz. Türkiye ile yürüttüğümüz ilişkilerde al-ver yoktur, ilkeler ve amaçlar söz konusudur. Bu temelde görüşmeleri yürütüyoruz. Bizim açımızdan AKP, CHP, MHP fark etmiyor. Hangi parti iktidara gelse biz o parti ile çözümü tartışacağız. Biz hükümet ile, devlet ile çözümü geliştireceğiz. Devlet ve hükümetin dışında herhangi bir güç ile çözüm olamaz. Elbette bu arada halkların, kültürlerin, dinlerin, mezheplerin desteğini alarak bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Bugün AKP ile müzakereleri yürütüyorsak bu AKP’yi doğru gördüğümüzden veya AKP yandaşı olduğumuzdan değildir. Kalkıp bizi AKP yandaşı olarak gösteriyorlarsa vicdansızlıktır. Şu yanlıştır: ‘AKP’ye destek olunuyor ve AKP bu sayede başarılı oluyor.’ Bugün çoğunluğun düşüncesi de şudur: ‘PKK, AKP’yi destekleyerek, bizim demokratik haklarımızın kısıtlanmasına yol açıyor, hizmet ediyor.’ Bu büyük bir vicdansızlıktır. Bugün Türkiye’de özgürlük ve demokrasi mücadelesini en çok yürüten bu harekettir. Birçok çevre, kesim birtakım örgütlenmelere girebiliyorsa bu PKK’nin yürüttüğü mücadelenin sonucudur. En çok AKP ile mücadele eden biz olduk. Hâlâ biz mücadele ediyoruz. Türkiye’deki devlet ve hükümetin zihniyetinin değişmesi için tek taraflı çabalar yürütüyoruz.”

- Yani özerklik karşılığında demokrasiyi bir kenara bırakmış değilsiniz… Çünkü bu şekilde yorum yapılıyor.

Asla. Biz ne demokratikleşmeden vazgeçtik ne de demokratik özerklikten. Bunlar birbirini tamamlayan, geliştiren unsurlardır. Türkiye demokratikleştiği oranda Türkiye’nin Kürt sorunu çözülür. Kürt sorununun demokratik çözümü Türkiye’de demokratikleşmeyi getirir. Bazı liberal sol aydınlar diyorlar ki, “PKK AKP’ye ve Erdoğan’a destek oluyor. Erdoğan da diktatördür. PKK nasıl bunlarla çözümü geliştirebilir?” Halbuki eğer biz AKP ile sorunu çözersek Türkiye demokratikleşir. Kürdistan’da demokratik özerklik gelişir. Eğer AKP demokratik özerkliği ve Türkiye’nin demokratikleşmesini kabul etmezse müzakere etme şansımız zaten olamaz. Biz AKP ile mücadele ederiz. Geçmişte kıran kırana mücadele de yürüttük. Şimdi müzakere yürütmeye çalışıyoruz. Müzakereye gelirse müzakere ederiz, gelmezse mücadele ederiz. Biz hiçbir zaman diktatörlükle, faşizmle bir olamayız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zeki ayık 2 yıl önce

iyide beyefendi medreselere kuran kurslarına saldırmak oyunu akp yada huda para verdi diye öldürmk bir kürt kadınına silah sıkmak yaralamak sırf akpyeoy veren transitleri ki öcretle taşımışlar adamın görevi bu arabalarını yakmak hangi kürtlüğe sığıyor hdp izmirde batıda saldırıya uğruyor türkler faşist oluyor peki kürtler kürtlere saldırıp hüriyetini elinden alınırsa ne oluyor faşistlik alçaklık şerefsizlik olmuyormu hane herkesın özgülüğünden yanaydınız türkler hiç bir zaman kendi ırkına saldırmış değil ama sizin pkk hareketi kendi ırkından insanlara saldırıyor kadın öldüryor hani kadın hakları neden nesrin ayıktan özür dilenmedi bumudur özgürlüük doğrusu pkk yani size karşı sadece silahlanmaktan başka care yok ve bırakılmamış aşiret olarak karşınıza dikldik silahlandık buyur gelin darakola boyunuzun ölçüsünü alın şehitlikte ve huzur evlerında neden milet vekiliniz kactı adamlarınız kacıyordu kacmayın anca valiye gider vaveyla edersınız biz hizbullah değildik artık hizbullahiyiz .

Avatar
zeki ayık 2 yıl önce

artık kürt halkının size karşı inancı bitmiştir iş silahla çüzülüyorsa bizde bir kez daha deneyeceğiz sizin ölülerınız cehenneme bizimde cennete umuyoruz sen cehhenemden korkmıyorsan ben veya bizler neden cenneten korkalım sizin eliniz ancak kadınlara kalkar zavalılar siz dağda kürtlerın namusunu heba etiniz namusuzluluktan başka ne getrdınız memlekete bu ibnelerle kol kola asya elmas sex işçisi asya özgür hdp yönetiminde ibne travestlerle bunu nerde öğrendınız anlamış değilim ama biz sizi frnleye biliriz ne kadar berduş sarhoş esrarkeş zinakar katil hırsız saygısız benamaz be oruc din düşmanuı götveren kerxaneci varsa sizin harekete buluşmuşlar hade hayrlı olsun ama biz liceliyiz ve müslümanızbu yaptıklarınızın hesabnı bir gön tek tek vereceksınız hizbullah erteler texir eder ama asla unutmaz bunuda en iyi siz bilirsiniz ulan yüzünüzde nur yok be sanki cehennemden firar etmişsiniz ha ha ha ha hahade cemilim get yoluna

Avatar
zeki ayık liceli 2 yıl önce

size sayın bayık demiyeceyim çünkü sizler kadın ve çocuklara el kaldracak kadar alçaksınız ve beni iyi tanırsınız ben siz saygınlığınızı yitrmiş zavalı birisiniz 90 lı yılarda ben dağdaydım ve pkkliydim iyi bilirsiniz ama din düşmanlığınızı görünce hele önderlik dediğiniz maskaralığın kadın zaafiyeti ve iki bacak arasını namus görenleri öldürmenız bunu daha unutmadık masum korkmazı siz öldürdünüz ve ajan pilot necati ve aponun eşi kesire mendeburu ikiside numaralı mit ajan apo dahi kabul eti camide susada cami cemaatini kurşundan gecirecek kadar canisiniz siz beni iyi tanırsınız ve hem sizinleyken hemde hizbullah cematına katılırken ve liceli oluşumuz bizi pkk yapmaz biz bu dava uğruna ölümü şeref sayarız arsız adamcık ve pkknın kükünü kurutmaya ahdu peyvan biçmişiz ve korkmadan başı dik bu yolda yürüyeceğiz selam olsun tüm allah dostlarına lanet olsun allah düşmanlarına ya pkk deyken ben kadınların dağa cıkmasına karşı çıkmıştım az kalsın öldüryordunuz beni hey ırz düşmanı

Avatar
zeki ayık liceli 2 yıl önce

hane sizden kacıp pkknın kadına bakış acısını anlatan ve pkk den kacan kadınların elinde bi meslek fuhuş mesleği kazandrmanız hangi onurlu şeylerden bahsedildi ama ne onursuzluklar yaşandı tabiki bununla ilgili kitap bile yazdı kacan pkk li genc bayan ve kuey ırakta öldürüldü hatrlarsınız apo denen onursuz şöyle demiştı iki bacak arasını namus göreni öldürürüm 15 bin kişiyi öldürdüğü gibi işte kürtlere kazandırdığınız kandil sonrası meslekler ibnelık götverenlık hayat kadını hırsızlık kadın ticareti esrar ticareti eroin kokain bonzai.şex saide kemalisler baş örtülerini eteklerini tanklar ve toplarla cıkartamadı ama apo denen mendebur bunu halaylar zılgıtlarla başardı çünkü izet ve ar damarı bi kavmin catladımı ilahi namına orda bişi kalmaz ve bahsetiğiniz adalet beşeri bir adalet olduğu için bu meslekler kazandırdı size dolayısıyla allaha dayanmayan bir adalet canavarlıktır pişmanlıktır