Cemil Bayık, Davutoğlu’nun tasfiyesinin sonuçlarına ilişkin konuştu
KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti Genel Başkanlığı’ndan tasfiye edilme süreciyle başlayan siyasal krize ilişkin ANF’ye açıklama yaptı.

Cemil Bayık, Erdoğan ve AK Parti’nin izlediği politikaların, AK Parti içerisinde çatlaklıklara, sorunlara yol açtığını savundu. Bayık'ın açıklamalarından öne çıkan kısım şöyle:

“TÜRKİYE KORUNACAKSA ERDOĞAN VE AKP POLİTİKALARINDAN KURTARILMASI GEREKİYOR”

“Türkiye’de sadece siyasi bir kriz yaşanmıyor. Bununla birlikte diplomatik, ekonomik, toplumsal, kültürel, kimliksel krizler de yaşanıyor. Bu krizlerin hepsi birbirini derinleştiriyor. Bu Türkiye’yi oldukça tehlikeli bir yöne doğru götürüyor. Bu krizleri derinleştiren, buna yol açan Erdoğan ve AKP olduğu için, bu krizler aynı zamanda Erdoğan ve AKP’yi de, genel olarak Türkiye’yi de kendileriyle birlikte oldukça tehlikeli bir yöne doğru götürüyor. Bu durum hem Türkiye’de sorunlara, çatışmalara, tartışmalara yol açıyor; hem de uluslararası alanda tartışmalara yol açıyor. Erdoğan ve AKP’nin izlediği siyaset, uluslararası alanda kuşkuyla karşılanıyor. Onun için birçok güç Türkiye’nin bu gidişatının kendilerine de zarar vereceğini düşünüyor. Çünkü Türkiye bir NATO ülkesidir. Dolayısıyla Türkiye’deki bütün gelişmeler, olumlu ve olumsuz anlamda hem NATO’yu, hem kapitalist modernist sistemi etkiliyor. Hem de Ortadoğu bölgesini etkiliyor. Bu siyasetin uluslararası alana,  Ortadoğu’ya Avrupa’ya, Amerika’ya yansımaları olumsuzdur. Onun için uluslararası alanda, sadece KDP, DAİŞ, Katar, Suudi Arabistan, Erdoğan ve AKP politikalarını destekliyor. Bunun dışındaki güçler Türkiye’yi korumaya çalışıyor. Erdoğan ve AKP ile yürütülen siyasetle çelişkileri olmalarına rağmen Türkiye’yi korumaya çalışıyorlar. Çünkü Erdoğan ve AKP politikaları Türkiye’ye büyük zarar veriyor. Ortadoğu’ya, NATO’ya, kapitalist sisteme zarar veriyor. Onun için Türkiye’yi korumaya çalışıyorlar. Türkiye’yi korumak da Erdoğan ve AKP siyasetlerine karşı mücadele etmeyi gerektiriyor. Çünkü bu siyaset Türkiye’yi tehlikeye götürüyor, sistemi tehlikeye götürüyor. Eğer Türkiye korunacaksa, sistem korunacaksa, o zaman Türkiye’nin sisteminin Erdoğan ve AKP politikalarından kurtarılması gerekiyor. Başka türlü ne sistem, ne de Türkiye korunamaz. Bu konuda uluslararası güçlerin çok ciddi sıkıntıları var. Bu zaman zaman kendisini ortaya koyuyor. Erdoğan ve AKP’nin açıklamalarında bundan dolayı duyulan rahatsızlıklar dile getiriliyor. Bu ciddi bir sorundur. Bu açıdan bu çelişkili, çatışmalı durum böyle devam edemez.”

AKP'NİN TABANDAN KOPTUĞU TARTIŞILIYOR

“İç politikada uygulanan politikalar da giderek toplumun bir kesiminde rahatsızlıklara, tepkilere yol açıyor. Erdoğan ve AKP politikalarının Türkiye’yi tehlikeye götürdüğünü görüyorlar. Bütün demokrasi güçleri, Erdoğan ve AKP politikalarından rahatsız olan güçler; Türkiye’yi bu politikalarından nasıl kurtarabiliriz, bunu tartışıyorlar. Giderek bu tartışma gelişiyor, güçleniyor. Hatta Erdoğan ve AKP’nin izlediği politikalar, AKP içerisinde bile çatlaklıklara, sorunlara yol açıyor. Artık AKP’yi iktidar yapan İslami kesim, halk kesimi taban, Erdoğan ve AKP politikalarının İslamiyet’le alakalarının kalmadığını, İslamiyet’e zarar verdiğini tartışıyorlar. Erdoğan ve AKP’nin bu tabandan koptuğunu, İslamiyet’ten koptuğunu, onu tahrip ettiğini ve ona zarar verdiğini düşünüyor ve tartışıyorlar. Onun için AKP de ciddi sorunlar yaşanıyor. Dikkat edilirse Erdoğan’la birlikte AKP’yi kuran kurucular, önde gelen, kamuoyunca tanınan kurucularının hiç biri şu anda AKP’de yer almıyor. Hepsi AKP’den dışlandı. Hatta bazılarının kuruculukları bile silindi. Bunlara karşı da Erdoğan, AKP yönetimi, basını teşhirler yaptı. Bütün olumsuzlukları onlara yüklemeye çalışıyorlar, kendilerini bu temelde temize çıkarmaya çalışıyorlar. Onun için AKP’de çatlaklıklar ve sorunlar giderek derinleşiyor. Hem parti içerisinde, hem de parti politikası, yönetimiyle, tabanı arasında çelişki ve çatışmalar derinleşiyor. Davutoğlu, bu çelişki ve çatışmaların sonucu olarak dışlandı.”

“DAVUTOĞLU, ERDOĞAN’IN TALİMATLARINI UYGULAMIŞTIR” 

“Davutoğlu, Erdoğan’ın talimatlarını uygulamıştır. Hem de Erdoğan’ın istediği tarzda uygulamıştır. Ama buna rağmen sonuç alamadıkları için, bundan Davutoğlu’nu sorumlu görerek Davutoğlu’nu dışlamıştır, harcamıştır. Onun için Davutoğlu bir tarafa atılmıştır. Erdoğan herkesi kullanıyor, artık kullanamayacak duruma gelince onları dışlıyor. Bu Erdoğan’ın siyaset tarzıdır. Bu diktatörlerin siyaset tarzıdır. Her şeyi kendilerine kurban edenlerin siyaset tarzıdır. Uluslararası alanda ‘kardeşim’ dediği hatta birlikte ortak toplantılar yaptığı güçleri bir çırpıda sattı. Irak’ta, Suriye’de, Libya’da bunu herkes biliyor. Yine Türkiye’de bir dönem ittifak yaptığı Fethullah Gülen’i sattı. Yine AKP’de birlikte yola çıktığı birçok arkadaşını dışladı, ezdi. Bu Erdoğan’ın siyaset tarzıdır. Kullanabildiğini kullanıyor, artık kullanamaz duruma gelince bütün suçları onlara yüklüyor, kendini temize çıkarmak için onların hepsini satıyor, eziyor, dıştalıyor, etkisiz hale getirmeye çalışıyor. Bütün diktatörlüklerin dünyada yaptıkları da benzerdir. Erdoğan belli ki, M. Kemal ve Hitler’i çok iyi araştırmış. Onlardan epeyce sonuçlar çıkarmış, kendini o temelde eğitmiş. Geliştirdiği bütün taktikler, onların uyguladığı taktiklere benziyor. Yine Abdülhamit’i iyi incelemiş, Abdülhamit’in geliştirdiği taktikleri uyguluyor. Onun için Erdoğan’ın zihniyetinde demokrasi ve İslamiyet yoktur. İslamiyet’i de, demokrasiyi de kendi diktatörlüğünü gerçekleştirmek için kullanıyor. Bir dönem herkesi aldattı. Uluslararası alanı aldattı, Ortadoğu’yu aldattı, Türkiye toplumunu aldattı. Kendisine oy veren, İslamiyet’e gönül verenleri, hepsini aldattı. Ama yürütülen Kürt Özgürlük mücadelesiyle artık bütün gerçekliğiyle ortaya çıkıyor. Hani ‘Kral çıplak’ derler ya, Erdoğan bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Artık kimseyi aldatamamakta, kendini gerçeğini gizlememektedir. Açık açık, herkesi baskı altına alıyor, eziyor, tutukluyor, susturuyor. Açıkça, ya benim dediklerimi kabul edersiniz, ya da düşmansınız, hainsiniz, deyip üzerine gidiyor. Herkesin kendisine boyun eğmesini istiyor. Dediklerinin tartışmasız herkesçe kabul edilip uygulanmasını istiyor. Herkesin kendisine hizmet etmesini istiyor. Hizmet etmeyen, birazcık muhalefet eden kim varsa, eleştiren kim varsa, hepsine hain damgasını vurup etkisizleştiriyor. Sürekli şunu tekrarlıyor; tek dil tek millet, tek devlet, tek din diyor ve bunu gerçekleştiriyor. Yaptıkları budur aslında.”

Öte yandan Bayık, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecride dikkat çekerek CPT’nin bu zamana kadar İmralı ziyaretine gitmemiş olmamasının uygulanan konseptle ilgili olduğuna vurgu yaptı. Bayık, “Eğer görüşme gerçekleşmişse, bu tecride karşı halkımızın ve dostlarımızın yürüttüğü mücadele sayesinde olmuştur. CPT bu görüşme ve Önderliğimizin durumuna ilişkin bir açıklama yapmamıştır. CPT’nin açıklama yapması için eylemsellikler gerçekleştirilmelidir” dedi.

Cemil Bayık’ın açıklamalarının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.