Besê Hozat'tan 'lobi' açıklaması

KCK Eşbaşkanı Besê Hozat, ANF’ye verdiği bir röportajda “milliyetçi lobi” söylemi üzerine gelişen tepkilere yanıt verdi. Hozat’ın konuyla ilgili değerlendirmesi şöyle:

Ermeni halkının 1915 soykırımı gibi büyük soykırıma, katliamlara, sürgünlere baskılara maruz kalan bir halk olduğunu belirten Bese Hozat, katliama uğratılan diğer halkları da hatırlattı. “Yahudi halkının tarihi bir bakıma katliamlar tarihidir, Ermeni halkının tarihi, bir bakıma katliamlar tarihidir. Rumlar öyledir, Türkiye’de yaşayan onların dışında da Asuriler-Süryanilerin tarihi de katliam tarihidir. Bunun dışında yaşayan birçok halk var. Türkiye çok kimlikli, kültürlü bir coğrafya, Kürdistan tarihi de öyledir. Kürtlerin tarihi de katliamlar tarihidir. Bu anlamda, sürekli katliam gören, baskı ile ezilme ile yüz yüze olan halklarda bir psikoloji, refleks, hassasiyetler gelişiyor. Psikolojileri çok hassas oluyor, duyarlılıkları çok gelişkin oluyor. Yani bunlara kuşkusuz anlam veriyoruz, çünkü biz ezilen bir halk gerçekliğini ifade ediyoruz. Diğer halklar gibi, bizim üzerimizde de soykırım politikaları yıllardır, yüzyıllardır uygulanıyor. Son 20’nci yüzyılda, birçok katliamla yüz yüze kalan bir halk gerçekliğine sahibiz.

‘KASTIM HALKLAR DEĞİL, PKK HALKLAR SEVDALISI BİR HAREKETTİR’

Benim buradaki kastım, halklar değil. Milliyetçi lobi derken, ben bunu ne Rum halkıyla, ne Ermeni halkıyla aynı biçimde ele almıyorum. Kast ettiğim kesimler, küresel sermaye ve kapitalist güçlerle birlikte hareket eden, onların politikaları ile ortaklaşan o temelde siyaset yürüten ve kendisini örgütlemeye çalışan işbirlikçi kapitalist, modernist güçlerdir. Bu benzer güçler Kürtlerin içinde de var. Yani bütün halklar içerisinde elit tabaka içerisinde, üst tabaka içerisinde işbirlikçi güçler çıkıyor. Bundan kasıt halklar değildir, biz kırk yıldır halkların özgürlük mücadelesini veriyoruz. Kürt özgürlük mücadelesi Kürtlerin olduğu kadar, Ermeni, Süryani, Rum, Yahudi halkının demokratik özgürlük mücadelesidir. PKK hareketi halklara sevdalı bir harekettir. İdeolojisi halkçı bir ideolojidir, halkların demokratik, özgür, eşit yaşamasını hedefleyen bir ideolojiye sahiptir. Demokratik ulus projesi budur. Bütün halkların demokratik, özgür yaşamını ön gören bir demokratik çözüm projesidir. Bu anlamda, yıllardır bu hareket bunun mücadelesini veriyor. Halkların özgürlük mücadelesini veriyor. Verdiği bu mücadele ile bütün halkların kendisini örgütlemesi için, demokratik haklarını talep etmesi için çok muazzam demokrasi, demokratik, özgürlük alanları açtı.

Bu hareketi, mücadeleyi abartma değil, bu bir hakikattir. Bugün eğer bu halklar, demokrasi, özgürlük talebinde bulunuyorsa, açıktan anadil istiyorsa, açıktan kendi kimliklerinin tanınmasını istiyorsa, özgürlük, demokrasi, bunun anayasal güvenceye kavuşmasını istiyorsa, bunu açıktan dillendiriyor, mücadelesini veriyorsa; bu, kırk yıllık mücadelenin açığa çıkardığı değerler sayesindedir.

Bu anlamda, PKK hareketi halkçı bir harekettir, tüm halkları kucaklayan, tüm halkların demokrasi, eşitlik mücadelesini veren bir harekettir. Bunu pratiğiyle ispatlayan bir harekettir. Bunun pratiği ortadayken, gözler önündeyken, yarattığı değerler, kazanımlar gözler önündeyken, aşikârken bu tarzda tartışmaların yapılması, değerlendirmelerin yapılması, böyle çarpıtılması, bu halkların ezilmişlikten kaynaklı oluşan hassas psikolojilerinin tahrik edilmesi, bunların da çarpıtılmaya çalışılması, çok iyi niyetli yaklaşımlar değildir. Ezilmişlik psikolojisinden gelişen refleksler var, onlara anlam veriyorum. Ama bunun karşısında yeminli PKK, Kürt düşmanları da bol bol atıp tutuyor, bol bol PKK düşmanlığını geliştirmeye çalışıyor, halkları birbirine düşürmeye çalışıyor. Bir kesim bunu bilinçli geliştirmeye çalışıyor. Yani kasıt bellidir; kasıt, kapitalist güçlerle hareket eden, işbirlikçi kesimlerdir. Rantçı kesimlerdir. Halkların değerlerini sömüren, kendi çıkarı için iktidar çıkarı, ekonomik çıkarları için mücadele eden, çok fazla halkla, halklarla ilişkisi olmayan, alakası olmayan kapitalist sistemin parçası, taşıyıcısı haline gelen kesimlerdir. Bu kesimler, bütün kesimler içerisinde de vardır. Kürtlerde işbirlikçi kesimler yok mudur?

’40 YILLIK MÜCADELEMİZ ORTADADIR’

Onlar, halkların kimliğini temsil edemez. Çarpıtma bu noktada geliştiriliyor. Halkların temsil ettiği kimlik özgürlüktür, demokrasi, eşitlik, adalet, komünal, dostluk, kardeşlik değerleridir. Bu halklar Ortdoğu’da binyıllardır birlikte yaşıyor. Kürt halkı da Ermeni, Asuri Süryani halkı, Yahudi halkı da bu bölgenin en kadim halkıdır. Araplar da böyledir. Bu bölgede yaşayan bütün halklar en eski halklardır. Bu halklar bin yıllardır birbiriyle yaşıyor ve hiçbir zaman sorunları da olmamıştır. Bu halklar, özgürce, kardeşçe birlikte yaşamıştır. PKK’nin dayandığı temel, ortaya çıktığı zemin de budur.  Halkların bu ortak komünal ve demokratik değerler üzerinden PKK hareketi ortaya çıkmıştır. PKK ideolojisi evrensel, halkçı, sosyalist, demokratik, özgürlükçü bir ideolojidir. Politikası da budur. Bu ideolojiye uygun politika yürütüyor.

Çok kasti bir yaklaşım var, uluslararası güçler, kapitalist güçler, onun örgütlemeleri, oluşumları, taşıyıcıları hiçbir zaman Kürt sorununun çözülmesini istememiştir. Kürt sorunu çözülürse, Türkiye demokratikleşecek, bölge demokratikleşecek. Kürt sorununu yaratan uluslararası güçlerdir, uluslararası bir sorundur. Kürt sorunu çözülürse, sadece Türkiye değil, bölge demokratikleşecek. Bu, halkların demokratik haklarını kazanması anlamına gelecek. Demokratik, özgür yaşaması anlamına gelecek. Bu anlama geldiği için çıkarcı güçlerin, çıkarları bozulacak, hesapları bozulacak. Kaybedecekler, o yüzden Kürt sorununun çözülmesini istemiyorlar. Bu konuda en ufak bir şey oluştuğunda sabote etmek, boşa çıkarmak için her türlü planı, komployu yapıyor, geliştiriyorlar.

‘HRANT DİNK’İN MÜCADELESİNİ VERDİĞİ HAKLAR İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ’

PKK’nin kırk yıllık mücadelesi, pratiği, siyaseti, yarattığı ideolojisi, yarattıkları, ortaya çıkarttığı değerler gözler önündedir. Herkes buna bakarak, PKK’yi, bizi değerlendirsin.

Hrant Dink’i saygıyla anıyorum. Değerli bir Ermeni yurtseveri ve Kürt dostuydu. Onun yıllardır verdiği mücadeleyi en güçlü bir biçimde PKK hareketi verdi. Bu anlamda anısını da yaşatmak gerekiyor, mücadele ile. Tabii PKK hareketi her zaman Hrant Dink’in de mücadelesini verdiği, Ermeni halkının özgürlük demokrasi değerleri için, hakları için mücadele verdi. Bu anlamda da aslında onun rüyasını da ütopyalarını da gerçekleştirmeye çalıştı. Bundan sonra da duruşu bu olacak. Aram Tigran da çok değerli bir Kürt dostuydu, çok değerli bir Ermeni yurtseveriydi. Bu kimlikler, Ermeni halkının kimliğini temsil ediyor, ifade ediyor. Değerlerini ifade ediyor, PKK bu kimliği sahipleniyor, bu değerleri sahipleniyor. Buna böyle bir anlam, değer biçiyoruz.

PKK 40 yıllık mücadelesi ile tüm ezilenlerin, sistem tarafından egemen, sömürgeci sistem tarafından ötekileştirilen tüm kimliklerin bu etnik kimlik olur, inanç grupları olur, Aleviler başta olmak üzere, bu kimliklerin en güçlü temsilini yapmıştır, mücadelesini vermiştir. Değerlerini temsil etmiştir. Bundan sonra da bu mücadelesini sürdürecektir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.