Başbakan Cumartesi Anneleri’yle görüştü

Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, toplantının mücadeleleri sonucunda gerçekleştiğini, kimsenin buradan çıkar sağlamaması gerektiğini söyledi. Yıldız, "Bu toplantı 16 yıldır yürüttüğümüz mücadele sonunda gerçekleşti. Kimse buradan, biz görüştük, demesin. Bunu siyaset malzemesi yapmasınlar. Adalet ve hak için orada oturmaya devam edeceğiz" dedi.

Başbakan Erdoğan geçtiğimiz aylarda, "Onlar kim, arkalarında kimler var biliyor musunuz?" diye hedef gösterdiği Cumartesi Anneleri'yle buluşmasında 103 yaşındaki Berfo Ana’nın arkasında kim olduğunu yüzüne sordu mu bilmiyoruz.

Cumartesi Anneleri, Başbakan'dan komisyon istedi...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kayıp ve faili meçhul yakınlarını bulabilmek için 306 haftadır Galatasaray Lisesi önünde eylem yapan 'Cumartesi Anneleri'ni kabul etti. Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde yaklaşık 2 saat süren görüşmede, Cumartesi Anneleri Başbakan Erdoğan'a taleplerini içeren bir dosya iletti. Erdoğan'ın tek tek tüm anneleri dinlediği görüşmede, Cumartesi Anneleri, Başbakan Erdoğan'dan kayıp yakınlarının bulunması için komisyon kurulmasını talep etti.

Başbakan Erdoğan, kayıp yakınlarını bulabilmek için her Cumartesi eylem yaptıkları için kamuoyunda 'Cumartesi Anneleri' olarak bilinen kayıp ve faili meçhul yakınlarını kabul etti. Saat 17.30'da başlayan görüşmeye 12 kayıp ve faili meçhul yakını katıldı.

Görüşmede kayıp ve faili meçhul yakınlarını tek tek dinleyen Başbakan Erdoğan, kendisine iletilen sorunları da not aldı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa ve İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arcan'ın da katıldığı görüşmede, Cumartesi Anneleri, Başbakan Erdoğan'a taleplerini içeren bir dosya sundu.

ÖÇ DEĞİL ADALET PEŞİNDEYİZ

Görüşmede kayıp ve faili meçhul ailelerinin Başbakan Erdoğan'a, "öç almak istemediklerini sadece adalet peşinde olduklarını söyledikleri" öğrenildi. Görüşmede, kayıp ve faili meçhul yakınlarının bu konuların TBMM'de kurulacak bir komisyonda incelenmesi ve zaman aşımının kaldırılmasını talep ettikleri; ayna zamanda Birleşmiş Milletler Minesota Protokolü'ne imza atmasını talep ettikleri belirtildi.

Görüşmede, Başbakan Erdoğan'ın ise 8 yıldır hükümet olarak faili meçhul cinayetleri engellediklerini ve bu konuda kararlı olduklarını vurguladığı belirtildi.

Erdoğan'ın, kayıp yakınlarının acılarını dindirmek için hükümet olarak her türlü çabayı gösterdiklerini belirttiği; ancak üzerinden 30 yılı aşkın zaman geçmiş vakalarda sonuç almanın o kadar da kolay olmadığını söylediği aktarıldı.

Erdoğan'ın görüşmede bunun yine de mazeret olmayacağını ve gereken her türlü çabanın gösterileceğini belirttiği öğrenildi. Görüşmede söz alan bazı ailelerin ise, bu konuşma üzerine ilk kez bir Başbakan tarafından kabul edildiklerini ifade ederek, teşekkür ettikleri belirtildi.

BOĞA: ÜÇ TALEPTE BULUNDUK

Görüşme sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa, Başbakan Erdoğan'ın görüşmede faili meçhul cinayet ve gözaltında kayıp olayının bir insanlık suçu olduğunu söylediğini belirtti.

Başbakan Erdoğan'ın konunun kendisinin ve hükümetinin bir sorunu olduğunu söylediğini belirten Boğa, "Üç talepte bulunduk. Özel bir yasayla kurulacak akademisyenlerden, aydınlardan, doktorlardan, hukukçulardan, antropologlardan oluşacak komisyonunun bu olayları araştırması gerektiğini söyledik. Gerçekleri ortaya çıkarmak için bağımsız ve tarafsız bir komisyonun oluşturulması gerektiğini ifade ettik. Kürt coğrafyasını açılan birçok mezarlar olduğunu ifade ettik. Bunun için BM Minesseto Protokolü çerçevesinde kazıların yapılması gerektiğini, savcıların bu protokol çerçevesinde eğitilmelere gerektiğini, kazılarda arkeolog ve antropologların bulunması gerektiğini ifade ettik." diye konuştu.

SOMUT ADIM YOK, SEÇİMDEN SONRA GEL

Başbakan Erdoğan'ın talepleri inceleyeceğini söylediğini belirten Boğa, "Başka bahara kaldı. Yani somut bir adım atılması konusundaki ısrarımıza herhangi bir cevap verilmedi. Anayasa seçimden sonraya ertelendi. Sunduğumuz dosya ve taleplerimiz Haziran sonrasına ertelendi. Taleplerimiz gayet insani talepler. Annelerimiz hiçbir öç alma duygusu hissetmeden gayet insani bir şekilde bir mezar taşı arıyorlar. Gözaltında kaybolan çocuklarının faillerinin yakalanmasını talep ediyorlar. Biz hükümetten, Başbakan'dan, tüm siyasi partilerden, kamuoyundan bu sorunu ortadan kaldırılması için bir önce somut adımların atılmasını bekliyoruz." dedi.



CEYLAN: UMUTLANDIK

Kayıp Tolga Baykal Ceylan'ın annesi Kadriye Ceylan da, Başbakan Erdoğan'dan böyle bir görüşme beklediğini söyledi. Daha önce Başbakan Erdoğan'a ulaşmak istediğini; fakat başaramadığını aktaran Ceylan, Başbakan Erdoğan, "Telefonumu adresimi aldı. Şimdiden sonra oğlumun kaybedilişiyle ilgili olaya yaklaşımı daha farklı olacak. Bekliyorum, umut ediyorum. Oğlumun bedenin bulunarak bana teslim edileceğini umut ediyorum. Bütün kayıp anneleri olarak birazcık umutlandık; ancak bekleyip göreceğiz." dedi.

EREN: ÇOCUĞUMU BULMAK İÇİN EVİMİ SATTIM

Kayıp Hayrettin Eren'in yakını Elmas Eren ise, "30 senedir oğlum kayıp. Başvurmadığım yer kalmadı. En sonunda buraya başvurduk. İnşallah bir çözüm bulunur. 30 senedir iki katlı evim vardı, onu sattım çocuğumu aramak için. Araba gitti, çocuk gitti, ev gitti. Ama gene ayaktayız. Çocuğumu bir tek kemiğini bulsam razıyım. Ne bir mezar ne bir kemik var. Ne ölüsü belli ne dirisi. Her sene bir kere kapım çalınıyor askerlik için. Bir hafta evvel kaymakamlıktan tebligat geldi -oğlumun nüfus kağıdının yenilenmesi için. Nasıl yenileyeyim, çocuğumun nerede olduğunu bilmiyorum. Ben yanıyorum, benimle dalga mı geçiyorlar anlamadım. Derdim çok büyük. İşin aslı pek umursanmadık. Kafa sallandı, not alındı. İnşallah o notlardan bize bir fayda olur." diye konuştu.

KIRBAYIR: KENAN EVREN VİCDANIN SIZLASIN

12 Eylül askeri darbesinde gözaltına alınıp kaybolan Cemil Kırbayır'ın kardeşi Fatma Kırbayır ise, konuşmasında Kenan Evren'e tepki gösterdi. Kardeşini darbe sonrası kaybeden acılı abla, "Adalet istiyorum. Adalet, adalet. Çocuklarımız bizim gibi ağlamasın. Kenan Evren... Vicdanın sızlasın. Lanet okuyorum. Bu kadını buralara kadar getirdim, yeter daha. Kardeşimi istiyorum." dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kayıp ve faili meçhul kurbanı yakınlarını bulabilmek için 17 yıldır her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı'nda eylem yapan Cumartesi Anneleri'ni kabul etti. Saat 17.30'daki görüşmeye Cumartesi Anneleri 17.00 sıralarında geldi. Bazı kayıp ve faili meçhul yakınları kendi araçlarıyla Başbakanlık Ofisi'ne gelirken, bir gurup Cumartesi Annesi de yürüyerek ofise geldi. Erdoğan'ın kabulüne kayıp oğlu Cemil Kırbayır'ın bulunmasını isteyen 103 yaşındaki Berfo Kırbayır da katıldı. Özel araç içinde gelen Kırbayır basın mensuplarının yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Başbakan Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde bu kez Cumartesi Anneleri ile görüştü. Cumartesi Anneleri'ni bu kez "Tüzel" olarak tanıyan Erdoğan, görüşmede not aldı, dinledi ama yorum yapmaktan kaçındı.

Cumartesi Anneleri, görüşmede Başbakan'a, taleplerini içeren dosya sundu. Görüşme sonrasında basın mensuplarına açıklama yapan İHD İstanbul Şube Başkanı Abdülbaki Boğa, Başbakan'a bir an önce, sivil toplum örgütlerinin de içinde bulunabileceği Hakikatleri Araştırma Komisyonu'nun kurulması ve faillerin açığa çıkarılarak bir an önce cezalandırılmasını talep ettiklerini söyledi.

Başbakan'ın talepleri karşısında herhangi bir yorum yapmamasını eleştiren İHD İstanbul Şube Başkanı, "Görüşmenin sonucundan anladığımız, taleplerimiz başka bir bahara kaldı. Tıpkı Anayasa'daki değişiklikler gibi kayıplarla ilgili gelişmelerinde seçimlerden sonraya bırakılacağını düşünüyoruz" dedi.

'ANNELERİN GÖZYAŞLARIYLA SİYASET YAPMAYIN'

Abdülbaki Boğa siyasi parti temsilcilerine seslendi: "Özellikle seçim sürecinde annelerin gözyaşları üzerinden siyaset yapmayın. Çözüm bulun" dedi.

İHD Şube Başkanı toplantıya 103 yaşında katılan Berfo Kırbayır'a dikkat çekti. "Berfo Ana'ya bakın. 103 yaşında buraya gelmek zorunda kaldı. Berfo Ana'nın yüreğindeki acıyı anlayabiliyorlar mı? Neden vicdanları bunu anlamıyor. Vicdan çatladı artık. 30 yıldır acı çekiyor. Bu çektiği acı karşısında siz ne yaptınız? Bizim somut talebimiz, adım atılmasıdır. Bu ancak çözüm ve barış için katkı sağlar" dedi.

Cumartesi Annelerinin çocuklarının kemiklerine ve mezarlarına ulaşabilmek için mücadele ettiklerini hatırlatan Abdülbaki Boğa, 17 bin faili meçhulle ilgili yargıya başvurduklarını ancak yargıdan bir sonuç alamadıklarına dikkat çekti: "15 yıldır Galatasaray Meydanı'nda adalet arıyoruz. Çözüm alıncaya kadar da Galatasaray Meydanı'nda olmaya devam edeceğiz" dedi.

'TOPLANTI MÜCADELEMİZ SONUCUNDA GERÇEKLEŞTİ KİMSE ÇIKAR SAĞLAMASIN'

Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, toplantının mücadeleleri sonucunda gerçekleştiğini, kimsenin buradan çıkar sağlamaması gerektiğini söyledi. Yıldız, "Bu toplantı 16 yıldır yürüttüğümüz mücadele sonunda gerçekleşti. Kimse buradan, biz görüştük, demesin. Bunu siyaset malzemesi yapmasınlar. Adalet ve hak için orada oturmaya devam edeceğiz" dedi. Hanife Yıldız, Başbakan'a şu sözlerle seslendiğini açıkladı: "Ya bizim kayıplarımızı versinler ya da bizi Galatasaray Meydanı'na gömsünler."

BAŞBAKAN'A 'KARDEŞİMİ İSTİYORUM' DİYE HAYKIRDI

Toplantıya 103 yaşındaki annesi ile birlikte katılan Devrim Kırbayır ise, Başbakan'a "103 yaşındaki annemi yatağından kaldırıp buraya getirdim. Vicdanları sızlasın, lanet olsun, kardeşimi istiyorum" diye haykırdığını söyledi.

103 YAŞINDA ACILARI İLE BAŞBAKAN'A BAKTI

103 yaşındaki Berfo Anne'nin, toplantı sonunda, ayakta güçlükle durabildiği, hayli yorgun olduğu ve konuşmalar boyunca ağladığı görüldü. Berfo Ana, acısını ve öfkesini söze dökmek istese de, konuşması esnasında sesi çıkmadı. Öte yandan, Başbakan Erdoğan, ailelerin, basına açıklama yaptığı sırada, eskortları ile bu kez, sessiz, sirensiz Dolmabahçe'den ayrıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.