‘Azdan az ölür, çoktan çok ölür’

Diyarbakır'da BDP'liler Hatip Dicle'nin YSK tarafından milletvekilliğini düşürülmesini oturma eylemiyle protesto etti. Kararı değerlendiren Altan Tan, "Azdan az ölür, çoktan çok ölür. İki testiyi çarpıştırdığınız zaman biri çatlarsa diğeri de kırılır" dedi.

DİYARBAKIR'da toplanan yaklaşık 1000 BDP'li, Hatip Dicle'nin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından milletvekilliğinin düşürülmesini oturma eylemiyle protesto etti. Kalabalığa konuşan, BDP'nin desteğiyle Diyarbakır'dan milletvekili seçilen Altan Tan, "Eğer sizde zerre kadar onur, vicdan, insaf varsa bu hırsızlığa 'Hayır' deyin. Hırsız milletvekili istemiyoruz. Benim oyumu çalarak sokakta yürümemeliler. Halkımız, bu hırsızlara, utanmadan bir koltuğa oturanlara selam vermemeli. Bütün AK Parti Diyarbakır milletvekilleri de bugün bunu kınamalı, eğer düzeltemiyorlarsa istifa etmeli" dedi.

BDP'nin desteğiyle Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili seçilen Hatip Dicle'nin YSK tarafından vekilliğinin düşürülmesi Diyarbakır'da BDP'liler tarafından oturma eylemiyle protesto edildi. Merkez Yenişehir İlçesi BDP önünde toplanan yaklaşık 1000 kişi, sık sık 'Yaşasın başkan Apo', 'AKP şaşırma, sabrımızı taşırma', 'PKK halktır halk burada' sloganları attı.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Filiz Koçali ile Tunceli'den bağımsız milletvekili seçilemeyen sanatçı Ferhat Tunç'un konuşmalarından sonra söz alan Diyarbakır bağımsız milletvekili Altan Tan, AK Parti Diyarbakır milletvekillerine çağrıda bulundu. İkindi ezanının okunması üzerine ara verdiği konuşmasına daha sonra devam eden Altan Tan, "Yarabbi bu ezanın yüzü hürmetine, bu sahtekarların sahtekarlıklarına bir son ver Yarabbi" deyince kalabalık "Amin" diyerek karşılık verdi. Dersim isyanının lideri Seyit Rıza'nın asılırken söylediği, "Ben sizin hile ve oyunlarınızla baş edemedim bu bana dert oldu, ama siz de bize boyun eğdiremediniz bu da size dert olsun" sözüne atıfta bulunan Tan, "İnanın biz bunların yalanlarından, sahtekarlıklarından, hilekarlıklarından bıktık usandık. Ama sizlerin bu direnişiniz de bunlara dert oldu. Zehir zıkkım olsun inşallah" dedi.

SAVAŞ İSTEYENLERLE BARIŞ İSTEYENLERİN KAVGASI

Tan, Kürt siyasetçisinin tutuklanmasının nedeninin halkın demokratik siyasal temsil çıkarmasını engellemeye dönük olduğunu iddia etti. Tan, şöyle dedi:

"Seçimlerde 'Sandıkları patlatacağız' dediler. Ama seçimde sandıklar başlarına çaldı. Bu onları korkuttu. Bilgili, kültürlü, yetenekli ve kararlı 36 kişinin Ankara'ya gelmesi maalesef savaş isteyenleri bu sorunun çözümünü istemeyenleri korkuttu. Hadise budur. Bu savaş isteyenlerle barış isteyenlerin kavgasıdır. Temelinde bu var. Mesele Türkiye'nin artık Kemalizmi tasfiye etmesi gerekenlerle eski rejimin devamından yana olanların kavgasıdır. Bunlar Ankara'ya gidip TBMM çatısı altında yeni bir anayasal mücadelenin verilmesini istemiyorlar. Bugün Hatip beydir. Yarın bir başkasıdır. Gaye bu meseleyi çözüm yoluna sokmamak, Kürtleri çatışmaya ve silaha mecbur etmek. Türkiye'yi demokratik bir hukuk devleti haline getirmemek. Yani meselenin esası bu.  Biz de diyoruz ki bakın bunu böyle yapmayın."

KÜRTLER KAVGADAN, SAVAŞTAN KORKAN BİR HALK DEĞİLDİR

Kürtler'in savaştan ve kavgadan korkacak bir halk olmadığını söyleyen Tan, şöyle devam etti:

"Ama savaşın, kavganın kimseye faydası yok. Gelin bütün dünyadaki demokratik devletler, milletler gibi bizde 21'nci Yüzyıl'da artık insanca yaşayabilmenin yolunu bulalım. Ama Ankara'daki bu savaş baronları asla buna izin vermiyorlar. Başbakan, Cumhurbaşkanı da diyorlar ya 'Yargı kararlarına müdahale edilemez.' Dün akşam Mehdi Eker'e sordular o da dedi ki 'Ben buna doğru da diyemem yanlış da diyemem.' E peki ne diyorsun? Bugün Başbakan birinci dereceden mesuldür bu işlerden. Sen 9 senedir siyasi partiler kanunu ve seçim kanunu değiştirmemişsin, ısrarla değiştirmemişsin. Ne kadar 'Bu anti demokratiktir' demişsek de ısrarla hiçbir şeyi değiştirmedi. Bir demokratik oyunu oynuyorlar bir cemaatle el ele kendilerine lazım olan ne varsa değiştiriyorlar. Millete lazım olan, Kürtler'e lazım olan, Müslümanlar'a lazım olan ne varsa bunları değiştirmiyorlar."

'MAZBATAYA DÖKÜLEN KAN YERDEYKEN AKP'YE 6. MİLETVEKİLİNİ VERDİLER'

Hatip Dicle'nin YSK tarafından milletvekilliğinin düşürülmesinin tartışıldığı sırada Diyarbakır'dan AK Parti'ye 6'ncı milletvekilinin verilmesini eleştiren Tan, "Daha sevgili Mehmet Hatip Dicle'nin 77 bin küsur oyla mazbatasına dökülen kan yerdeyken AK Parti'ye 6'ncı milletvekilliğini verdiler burada. Diyarbakır milletvekillerine sesleniyoruz; Eğer sizde zerre kadar onur, vicdan, insaf varsa bu hırsızlığa 'Hayır' deyin. Hırsız milletvekili istemiyoruz. Benim oyumu çalarak sokakta yürümemeliler. Halkımız, bu hırsızlara, hırsız yani bizim oyumuzu çalarak utanmadan bir koltuğa oturanlara selam vermemeli, meşru kabul etmemelidir. Bütün AK Parti Diyarbakır milletvekillerin bugün bunu kınamalı, eğer düzeltemiyorlarsa istifa etmeli. Yoksa bir yandan hırsızlık malı oyları cebine indirme bir yandan da timsah gözyaşları dökmek hiç birimiz kandıramayacak"

Konuşmaların ardından bir süre oturma eylemini sürdüren gruptakiler, ardından dağıldı.

HABER E KOLAY

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.