Ahmet Nesin: Sana HDP'yi anlatayım Ataol Behramoğlu!

Ahmet Nesin, HDP'ye oy vermeyi "moda olarak" nitelendiren Ataol Behramoğlu'na HDP'yi anlatan bir yazıyla yanıt verdi.

Ataol Behramoğlu, Cumhuriyet'teki yazısında, "Şimdilerde bir moda var: Önümüzdeki genel seçimlerde HDP’yi desteklemek. Nedeni, eğer bu parti barajı aşamazsa ona verilecek oyların AKP’nin hanesine yazılacak olması," demiş ve "Ben, kendi payıma, HDP’ye oy vermek için hiçbir neden ve gerek görmüyorum. Barajı aşamazsa, oylar AKP’ye gidecek ve ülkede demokrasinin kökü bütünüyle kazınacakmış. Böylesine zavallı, teslimiyetçi, edilgen bir gerekçe, bana sadece utanç verici görünüyor," demişti. Ahmet Nesin, Behramoğlu'nun bu yazısına yanıt niteliğinde bir yazı kaleme aldı. Nesin, "Sana HDP’yi anlatayım Ataol Behramoğlu!" başlıklı yazısında, "Hadi şimdi koyu bir ulusalcı ve Kemalist oldun da kimi şeyleri anlamıyorsun, eski sözümona marksistliğinden bir damla kalmadı mı beyninin bir köşesinde Ataol Behramoğlu," derken, "% 10’luk baraj seni mutlu ediyordur… Faşizme ortaksındır…" dedi.

Ahmet Nesin'in yazısının tamamı şöyle:

Bu yazıda işimin zor olduğunu biliyorum ama ben yine de deneyeceğim. Neden zor, çünkü Ataol Behramoğlu’nun önceki gün yazdığı “HDP’ye Oy Vermek” başlıklı yazısının iler tutar tarafı yok da ondan… Çünkü Behramoğlu yazısına HDP’yi desteklemeyi moda olarak görmüş. Haklı olarak “Bir partiye oy vermeyi moda olarak gören birine ne anlatacaksın Ahmet…” diyebilirsiniz ama ben esasında bu yazımda söylemek istediklerimi Behramoğlu’na anlatmıyorum. Ulusalcılık ve rant moda olduğundan onun üzerinden başkalarına anlatıyorum…

Bu yazıya başlamadan önce babamdan bahsetmem gerekiyor. Aziz Nesin kendi özyaşamöyküsünü 1960’larda “Böyle Gelmiş Böyle Gitmez” adlı kitabıyla yayınlamaya başladı. En büyük amacı o kitabı 8-9 cilt olarak devam ettirmekti. Ölene kadar 2 kitap yayınlandı, ölmeden 1 hafta önce hastahaneye onu götürdüğümde elinde bir dosya vardı ve bana başucundaki dosyayı göstererek “Oğlum, bu Böyle Gelmiş Böyle Gitmez’in 3. Cildi, sabah ölürsem bunu öğlen baskıya verin…” dedi.

Büyük bir hevesle 8-9 cilt yapmak istediği kitap neden 3. ciltte kalmıştı, herkes bunu merak ediyordu. Büyük bir olasılıkla Ataol Behramoğlu da merak ediyordu ve sormuştu. Bana “Oğlum çocukluğumu ve gençliğimi yazdım, bunlarda insan kendine dürüst olabiliyor ama ondan sonrasını nasıl yazayım, bunca rezili nasıl anlatayım…” demişti.

Odadan çıktım ve düşünmeye başladım, o mücadele arkadaşlarının nelerden korkup Aziz Nesin’i yarı yolda bıraktıklarını anımsadım. Türkiye Yazarlar Sendikası olarak Kürt sorununu sempozyum yapmak istediğinde bunu engelleyen Kürt yazar geldi usuma, kendilerine “Vatan haini” diyen faşist Kenan Evren’e dava açamayan aydın ve yazarlar. Yaşananları saysam bu sayfalar yetmez. Ama en önemlisi cenazesiydi, tören istemiyordu, Nesin Vakfı’na gömülmek istiyordu. Bunun nedenini şöyle açıklıyordu: “Dini inancım olmadığı için islami şekilde gömülmek istemiyorum, insan ateistse gereklerini yerine getirmeli. Ama bu yasayla bağlantılı bişey. Cenaze istemiyorum, çünkü benim sevmediklerim ve beni sevmeyenler cenazeme gelip konuşmak için kuyruk oluşturacaklar. Bu ikiyüzlülüğü belki ölünce görmeyeceğim ama yine de istemiyorum…”

Çok iyi anımsıyorum, Aziz Nesin’in naaşını İstanbul Çapa Hastahanesi’ne getirdiğimizde Ataol Behramoğlu’da gelmişti ve TYS olarak merasim istiyordu, ben karşı çıkıyordum. Behramoğlu Aziz Nesin’in istemediğini ama artık ölü olduğunu söyleyince ben de “Evet ama ben onun vasiyetini yerine getirmekle mükellef oğluyum…” diyerek tartışmayı kesmiştim…

Neyse, gelelim konuya, Behramoğlu yazısının devamında “İnce hesaplara, yüksek entelektüel usavurmalara benim aklım pek ermiyor. Bu konuda da bunlardan önce bazı basit sorulara yanıt bulmaya çalışıyorum. Öncelikle, HDP kime ve neye güvenerek seçimlere parti olarak girme kararı aldı? Bir başka deyişle, barajı aşacağı güvencesini nereden alıyor? Barajı aşamayıp parlamento dışı kalırsa ülkede neler olabileceğinin hesabını yaptı mı? Bu ve benzer sorulara yanıt aramaksızın, aman oyumuzu HDP’ye verelim, yoksa AKP başkanlık sistemi getirecek telaşı ve çağrısı bana anlamsız görünüyor.” diyor.

Hadi şimdi koyu bir ulusalcı ve Kemalist oldun da kimi şeyleri anlamıyorsun, eski sözümona marksistliğinden bir damla kalmadı mı beyninin bir köşesinde Ataol Behramoğlu, bir parti seçime katılmamak üzere mi kurulur? Kime güvenirmiş, kime güvenecek, doğal olarak tabanına ve seçmene güvenir. 70’lerde Beria Önger aday olduğunda neye güvenmişti, sen belki o dönemi anımsamak istemezsin ama ben söyleyeyim, sana güvenmişti, TKP’ye güvenmişti, partinin tabanına güvenmişti, bizim gibi TKP dışındaki sosyalist ve devrimcilere güvenmişti, bundan daha doğal ne olabilir ki!..

Barajı aşmak için nereden güvence aldığımızı merak ediyorsun ya, böyle merak da ilk kez duyuyorum. Faşist bir yasa var, biz bu yasanın üstüne gidiyoruz, o yüzden onlarca örgüt ve sivil toplum örgütü bir araya gelmişiz, faşizmi yıkmaya çalışıyoruz, sen güvence soruyorsun. Biz siyasi bir partiyiz Behramoğlu, şirket değiliz, çek-senet güvencesi altında çalışmıyoruz, siyasetin güvencesi olmaz, bunu sana veremem, faşizme karşı mücadele ederken ölmeyeceğimin, hapsedilmeyeceğimin, işkence görmeyeceğimin güvencesi olmaz, bu bir inanış savaşımıdır, inanıyor ve maçan yiyorsa içinde olursun, yemiyorsa susar oturursun. O zaman bu % 10’luk baraj seni mutlu ediyordur… Faşizme ortaksındır…

Yazının II'incisini okumak için tıklayınız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
nizamettin Aktaş 2 yıl önce

sayın ahmet nesin. kendinizi yorarak zihni nefretle donanmış,evrensel değerleri insani tasnif ederek hakkıdır,değildir noktasına taşıyanlara evrensel değerlerin bir bütün olduğunu anlatmak için kendinizi yormayın. bir aydın 34 yıldır darbe anayasasına sözü yoksa ona cevap vermek insana züldür.90 yıldır yaşadığı ülkede sivil bir anayasa yazılıp halklara sunulmamaşsa bu zat bir kelam etmemişse buna cevap vermek züldür.kendinizi yormayın.

Avatar
harun teke 2 yıl önce

şu pislik behranoglu'na cevap vermeye değer mi?

Avatar
Ali Haydar 2 yıl önce

''yetmez ama evet,oh daha daha '' diyenleri listelerine alan hdp halkın unutkanlığından medet umuyor olabilir ama unutmayan onurlu insanlar da var.

Avatar
Ali Haydar @nizamettin Aktaş 2 yıl önce

sayın aktaş ,yaşınızı bilmiyorum ama sayın behramoğlu'nun 12 eylül darbe anayasasına destek verdiğini ima etmek bile büyük haksızlık

Avatar
Ali Haydar 2 yıl önce

hdp asıl kendi mv listelerine baksın. 12 eylül darbe anayasasına, o anayasanın tarihinin bir yerinde ''evet '' deme onurunu !! taşıyanlar bugün seç,lebilecek yerlerden mv adayıdırlar.

Avatar
cenko 2 yıl önce

Ataol Bey beni bu kadar sığ yorumlar yaparak hayal kırıklığına uğrattı. Ne demek Hdp barajı aşmazsa neler olacağını hesap etti mi? Bu sorunun muhatabı bence o barajı yaratanlardır. Hdp siyasi bir partidir. O barajı aşmaya çalışması normaldir. Asıl barajı kabullenmesi anti demokratik bu uygulamayı meşrulaştırmaz mı. Taktik gereği şimdiye kadar bağımsız adaylıkla aşılmaya çalışıldı baraj. Ama şimdi bambaşka bir süreç. Barajı yıkıp geçmesi içib Hdp'yi desteklemek her demokratın görevi olmalı.

Avatar
imsel 2 yıl önce

yazik sana, ne aziz nesine ne bu ulkeye yakisiyorsun. sen bir ahmaksin, ya da bati usagi, ahmet nesin.

Avatar
Av. Ersin albuz 2 yıl önce

Faşist yasaların, % 10 barajın üstüne üstüne yürüyeceğiz