‘Adını koymamak gibi bir durumumuz yok’

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, partisinin Diyarbakır İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "faşizmi ve ırkçılığı tetikleyen" olarak tanımladığı Erdoğan'a yanıt verdi. Yaşananların "terör" değil, "hak isteyenlerle vermeyenler arasındaki bir savaş" olduğunu vurgulayan Kışanak, "Gençleri ölüme sürüklüyorlar" diyerek, ölümlerden hükümeti sorumlu tuttu.

BDP Diyarbakır İl Örgütü 2. Olağanüstü Kongresi başladı. Demirok Tesisleri'nde yapılan kongreye, BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

"Tecrit değil özgürlük, savaş değil müzakere" ve "Demokratik Özerkliği inşa ediyoruz" pankartlarının asıldığı kongrenin açılışını yapan BDP İl Başkan Yardımcısı Mehmet Aksünger, yaşanan gözaltı ve tutuklamalara dikkat çekerek, "Bizi yıldırmadı ve yıldırmayacaktır" dedi. Aksünger, "Düşünceyi ifade etmek suçsa gelin buradaki herkesi alıp tutuklayın" dedi.

GENÇLERİ ÖLÜME SÜRÜYORLAR

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, "Kürt halkı tarihi boyunca kahramanları ve öncüleriyle bedel ödeyerek bugünlere geldi. Onları saygıyla anıyor ve önlerinde eğiliyorum" diyerek konuşmasına başladı. "Zor günlerden geçiyoruz" diyen Kışanak, "Her gün canlarımızı toprağa verdiğimiz günlerden geçiyoruz. Birileri insanları esir almaya, onurumuzu esir almaya çalışıyor. Birileri bu halkı çaresizliğe itmeye çalışıyor. Her şeye inat ayakta olacağız, direneceğiz ve her tutuklanan arkadaşımızın yerine yüzlerce kişiyle geçeceğiz" dedi.

"Siyasi soykırımı her gün yeniden yaşıyoruz" diyerek sözlerini sürdüren Kışanak, "'Birileri demokratik siyaset kapılarını kapatın gelin sisteme teslim olun' diyor. Bunu söyleyen AKP, Başbakan ve devlet aklıdır" diye konuştu. Yaşanan çatışmalara ve can kayıplarına dikkat çeken Kışanak, "Gençleri ölüme sürüyorlar" dedi.

BAŞBAKAN FAŞİZMİ VE IRKÇILIĞI TETİKLİYOR

Kışanak, "Başbakan faşizmi ve ırkçılığı tetiklemek için televizyonların karşısına geçip konuşuyor. O konuştukça partilerimize saldırılar oluyor, öğrenciler linç ediliyor. Başbakan ırkçılık ve nefret suçu işliyor. Başbakan bunun hesabını er geç verecek" dedi.

TERÖR DEĞİL, HAK İSTEYNLERLE VERMEYENLERİN SAVAŞI

Başbakan Erdoğan'ın partilerine yönelik eleştirilerine yanıt veren Kışanak, şöyle devam etti: "Başbakan diyor ki bu olayı terör olarak ifa edin. Bizim adını koymamak gibi bir durumumuz yok. Yıllardır her yerde net bir biçimde ortaya koyuyoruz. Bir halkın temel hak ve özgürlüklerini elinden aldığınız için yaşanan bir savaştır. Bunu bize dayatmayın. Talepleri şiddetle bastırmak için savaş yaşanıyor. Savaş uçaklarının operasyona katıldığını söylüyorlar. Savaş uçaklarını kullandığınız bu savaşı nasıl 'terör' diye bize yutturursunuz. Bu savaşın ve kayıpların nedeni sizsiniz. Bu süreçten vazgeçmediğiniz sürece bu halk, hak ve özgürlüklerinden vazgeçmeyecek. Hak isteyenler ile vermeyenlerin arasında yaşanan bir savaştır bu."

SÜREÇ KIRILMAYA YOL AÇABİLECEK KADAR KRİTİK

Abdullah Öcalan'ın avukatları ile görüştürülmemesine de değinen Kışanak, "Sayın Öcalan 11 yıldır tek kişilik hücrede tutulmasına rağmen, rehine muamelesi görmesine rağmen, barışçıl çözüm için yoğun emek harcıyor. Demokratik öneriler sunuldu. Ama bunu kabul etmeyen AKP hükümeti bu ülkeyi savaşa sürüklüyor. Bu süreç kırılmaya yol açabilecek kadar kritiktir. Savaş bir oyun değildir. Tüm zulme rağmen demokratik siyasette, barışta ısrar ediyoruz" şeklinde konuştu.

BAYDEMİR ZULME KARŞI BİRLİK ÇAĞRISI YAPTI

Kışanak'tan sonra konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, "Zulme karşı birlik" çağrısı yaptı. Baydemir, Kürtlerin şiddetle özgürlük sevdasından vazgeçirilemeyeceğini belirterek, Şeyh Sait, Seyit Rıza ve 12 Eylül dönemlerini örnek gösterdi. Belediye başkanlarının tutuklanmasına vurgu yapan Baydemir, "Arkadaşlarım özgürleşmedikçe, özgürlük bana haramdır" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aslı 5 yıl önce

Madem ki temel hak ve özgürlükler savaşla elde ediliyor, o zaman BDP niye bu kadar mücadele verdi mecliste olmak için? Mecliste mücadele sürerken, aynı zamanda şiddet uygulamak, kitlelere öfke tohumu ekmek çelişki olmuyor mu o zaman? Bu bana zamanında soykırıma uğrayan ancak şu anda Filistinlilere zulmeden İsrailleri hatırlattı. Kaç kişi, geçmişte yaşadıklarından dolayı şimdi bu insanları haklı görüyordur? Geçmişte olanlar şiddeti meşrulaştıramaz, tam tersi haklıyken haksız konuma düşürür.