AB'den barış sürecine dönün çağrısı
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, AB Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komiseri Johannes Hahn, Türkiye-AB Üst Düzey Siyasi Diyalog Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

MOGHERİNİ: TÜRKİYE'NİN BARIŞ SÜRECİNE DÖNÜŞÜNÜ DESTEKLİYORUZ

Toplantının ardından gerçekleştirilen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunan AB Yüksek Temsilcisi Mogherini, Türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgelerinde yürütülen terörle mücadele kapsamındaki operasyonlara değindi. 

Türkiye'nin barış sürecine dönüşünü desteklediklerini belirten Mogherini, "Türkiye'nin güneydoğusundaki iç problemleri ele alma fırsatımız oldu. AB her türlü terörist saldırıyı kınamaktadır. PKK'nın saldırıları olsun ya da başka terörist faaliyetler olsun biz hemen bir ateşkes ve geçen senelerde başlatılan barış sürecine dönüşünü destekliyoruz. Türk makamlarının son derece cesur vizyonuyla başlatılan bir barış süreciydi bu. Bu süreç bizce hala barış ve istikrarın ülkede sağlanabilmesi için tek çözüm" diye konuştu.


ÇAVUŞOĞLU: YPG MÜZAKERE HEYETİNİN İÇİNDE OLMAMASI GEREKİYOR

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ortak basın toplantısında, Suriye'yle ilgili Cenevre'de yapılacak toplantının PYD'den katılımın olması sebebiyle ertelendiği yönündeki iddialara ilişkin konuşarak "Terör örgütleri müzakere heyetinin içinde olmamalı" dedi. YPG'nin muhalefetin içinde yer almasını istemenin süreci akamete uğratacağını savunan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Cenevre'de başlayacak rejim ve muhalefet arasındaki müzakerelerin bir an evvel başlamasında fayda var. Çünkü ateşkesin bir an evvel sağlanması gerekiyor. Şu anda rejim güçlerinin İran'ın da desteğiyle ve Rusya'nın da havadan desteğiyle sivillere yönelik saldırıları çok sayıda çocuk ve kadın dahil sivillerin ölümüne neden oldu. Suriye'de kesin çözüm siyasi çözümdür. Bu konuda hepimiz hemfikiriz. Bu süreçte özellikle muhalefeti sulandırmaya yönelik bazı ülkelerin çabaları var. Biz buna karşıyız. Muhalefet de buna karşı. Özellikle YPG gibi terör örgütlerinin de muhalefetin içinde yer almasını istemek bu süreci akamete uğratmaktır. Bunu isteyen bazı ülkeler olabilir ama bunun son derece tehlikeli olduğunu söylememiz lazım. Rejimin kuklası olan diğer önerilen isimler çok istiyorlarsa rejim tarafından heyete katılabilirler. YPG için de bu geçerli. Suriye'de kontrol ettiği alan bakımından YPG önemliyse o zaman DEAŞ da bir terör örgütüdür o da Suriye topraklarının yaklaşık yüzde 40'ını kontrol ediyor. Dolayısıyla terör örgütleriyle ılımlı muhalefet arasındaki ayrımı çok iyi yapmak lazım. Terör örgütlerinin müzakere heyetinin içinde olmaması gerekiyor."

(Kaynak: Radikal)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ferhat 11 ay önce

Turk Devletinin tarihten gelen barbarligi Teror deyilde kurd ozgurluk mucadelesimi terorist yani insan piskin olurda bu kadarda piskin olmaz Barbarlikta sinir tanimiyan Tc Kurdlerin kazanimlarini terorize etmek istiyor .Bence Artik Kurdler bu Cani Tc yoneticilerine Meydani Birakmamali ve Tc yoneticilerine ve Ailelerine karsi Caydirici Eylemlere Baslamali Yoksa bu Haytutlar Kurd kanini dokmeye devam edecek yoksa bu Adiler Kutdlerin kazanimlarina Saldirmaya devam edecek .yukarida soyledigim gibi Caydirici onlemlerin Zamani Coktan geldi tepelerdeki hedef olmalidir.

Avatar
Deli dumru 11 ay önce

La Allahsis kitapsız seni ypg hiç birgün bir tane siwili oldurmusmu