Bilgisayar başındakiler dikkat!

Özellikle saatler boyu bilgisayar kullananlarda, el gücü gerektiren işlerde çalışanlarda, tığ gibi uğraşlarla meşgul olanlarda görülen bir rahatsızlık, elde sinir sıkışması. Rahatsızlığın erken fark edilmesi, tedavi açısından önemli.

El bileğinde sinir sıkışması ya da tıptaki adıyla karpal tünel sendromu, özellikle el bileğine fazla yüklenerek çalışan ev hanımları ve işçileri vuruyor. Eldeki medyan sinirlerin bant benzeri bir yapı tarafından sıkıştırılmasıyla ortaya çıkan bu hastalık, elde duyu kaybı, şiddetli uyuşma ve ağrılarla seyrediyor. Erken safhada hastalar ilaç tedavisi ve fizik terapiyle rahatlatılırken, ilerlemiş sıkışmalarda lokal anestezi altında cerrahi işlem gerekebiliyor.

Hastalık hakkında bilgi veren Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Mehmet Metin Güler, “Karpal tünel sendromu bir sinir sıkışması hastalığıdır. İnsan vücudunda beyinde ayrılan omurilik sinir, yaklaşık olarak 33 çift olarak ayrılıyor. Bunun ilk sıkışması boyunda, belde ya da sırttaki fıtıklara bağlı sıkışmalar oluyor. El ve kolları çalıştıran sinirlerin sıkıştığı iki bölge var. Biri dirsek, diğeriyse el bileği. Dirsekten geçen elektrik kablosu gibi olan sinirler çok yumuşak, hatta bir yere çarptığımızda elektrik çarpmış hissi oluyor. Bunlar ulnar sinirler. İkinci sıkışmaysa bilekten geçen medyan sinirlerde olur. El bileğini saran saat kemeri benzeri bir bant var. Alttan damar ve sinirleri bir nevi paketliyor. Zamanla çeşitli nedenlerle bu bant kalınlaşıyor ve bu sinirleri sıkıştırmaya başlıyor.” sözleriyle anlatıyor sebebini.

Özellikle el bileğine fazlaca yüklenen ev hanımları ve işçiler bu hastalıktan muzdarip. Hastaların en büyük yakınmaları elde oluşan hissizlik ve geceleri uyutmayacak şiddette ağrılar. Uyuşma da hastalığın diğer belirtilerinden.

HAMİLELİKTE YA DA TRAVMA SONRASI DA OLABİLİYOR

Bilek kanalı yapısal olarak dar olan kişilerde daha sık görülüyor. Şişmanlarda, şeker hastalığı ve damarsal hastalıklardan muzdarip olanlarda da rastlanılması olası. Karpal kanal denen kanaldaki iç basıncın el bileğindeki bant benzeri yapıyla sıkıştırılması sonucu artan baskı nedeniyle bir ödem meydana geldiğini söylüyor Op. Dr. Mehmet Metin Güler.

“Özellikle örgü tığ gibi el işi yapan kadınlarda ve el gücü gerektiren işlerde çalışan işçilerle, bilgisayar başında saatler boyu bileğini bükerek fareyi kullanan beyaz yakalılarda sık görülüyor.” diyor.

Hamilelikte ya da el ile ilgili çeşitli travma kırık vs. durumlarında da sıklıkla ortaya çıkabiliyor. İlk yapılması gereken ellere fazla yüklenmemek bu durumda. Hamilelikte bu rahatsızlıkla ilgili doktor kontrolü de şart. Karpal tünel sendromu ne kadar erken fark edilirse o kadar iyi Mehmet Metin Güler’e göre. Zira iyileşme de o oranda hızlı sağlanıyor.

Op. Dr. Mehmet Metin Güler eldeki sinir sıkışması sonucu sinirler üzerindeki baskının arttığını ve iltihabi olmayan bir şişlik (ödem) oluştuğunu söylüyor. Bu ödemse sıkışmayı daha da ağır hale getirebiliyor. Bu nedenle hafif vakalarda bu ödemi atmaya yönelik çeşitli ilaç tedavilerinin mevcut olduğunu söylüyor Güler.

Kimi zaman buna fizik tedavi de eklenebiliyor. Ancak sıkışmanın çok yoğun olduğu vakalarda ameliyat şart. Ancak ürkütücü bir yönü yok zira lokal anestezi altında yapılan geçmişe göre nispeten rahat bir işlem olduğunu anlatıyor. İyileşme süreci de hastalığın seyrine göre değişiyor. Eli kuşak gibi saran, sertleşmiş sinir kesilerek açılıyor ve altından geçen sinir rahatlatılıyor. Bu bandın hayati bir fonksiyonu olmadığı için kesilmesi bir zarar vermiyor. Aksine sinirler üzerindeki baskı kalkmış oluyor.

Mehmet Metin Güler kendi geliştirdiği yöntemle yapıyor ameliyatlarını. El bileğini fazla açmadan, sinir hattı boyunca dimdik değil de yatay şekilde bir santimlik bir kesi yapıyor. Bu da hem iyileşme sürecini kolaylaştırıyor hem de estetik açıdan yarar sağlıyor. Zira çok daha ufak bir yara iziyle hasta büyük bir rahatlama yaşıyor.

Merve Tunçel / Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.