Gürsel Tekin: Sarıgül Arınç'a neden yanıt vermedi?

Hava Bakaç / Demokrat Haber

Cumhuriyet Halk Partisi yine gündemin merkezine oturdu.

“CHP barış sürecinin neresinde” diye tartışılırken “barıştan yana tutum almalı” diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç’ın istifası geldi.

Barış yanlısı olarak bilinen diğer bir Genel Başkan yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’na da Uşak milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın ‘CIA Ajanı’ dediği iddia edilmişti.

Tüm bu sıcak gelişmeleri ve elbette İstanbul Belediye Başkanlığı tartışmalarını yoğun gündemi arasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’e sorduk.

Gürsel Tekin’e göre CHP tabanında barış isteyenler yüzde 65 değil, yüzde 100 olmalı…


“BARIŞ SÜRECİ ELBETTE DESTEKLENMELİ”

En sıcak gelişmeden başlayalım. 'CHP tabanının yüzde 65'i barış sürecini destekliyor' açıklamasında bulunan CHP Genel Başkan Yardımcılarından Gülseren Onanç görevinden istifa etti. Bu istifayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sosyal Demokrat bir partinin seçmenine, tabanına barışı destekliyor musunuz diye sorulunca yanıtı yüzde 65 evet ise büyük bir sıkıntı var demektir. Yüzde 100’ün çıkmaması büyük bir eksikliktir. Barış süreci elbette desteklenmeli, buna kim itiraz edebilir. Barışın karşısında olmak aklın, zihnin karşısında olmak demektir. CHP gibi bir parti, barışın bedelini ödemiş bir siyasi partidir.

Gülseren Onanç’ın 'CHP tabanının yüzde 65'i barış sürecini destekliyor 'açıklamasından sonra gelen istifa bir tesadüf mü?

Gülseren Onaç’ın istifası yaptığı açıklamalardan dolayı değildir. Siyasi partilerde bir disiplin mekanizmasının işlemesi gerekiyor. Bu bir tesadüftür ve önümüzdeki süreçte neler olduğunu göreceğiz.


"BAŞBAKAN’IN KAFASINI ÇOK İYİ BİLİRİZ"

CHP sürece nasıl bakıyor?

Bu süreç tartışılmazken, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan ile görüşme talebinde bulunmuştu fakat Sayın Başbakan “CHP ile görüşmek zaman kaybıdır” demişti. Başbakan’ın kafasında demokrasi yok, özgürlük yok. Sayın Başbakan’ın kafasını çok iyi biliriz. Bunlara rağmen Sayın Genel Başkanımız “ben geleyim” dedi ve süreçle ilgili taleplerimizi ilettik.

Bu kadar hassas bir süreçte Akıl insanların devreye girmesi doğru bir metot değil mi?

Akil insanlar CHP’nin projesidir. CHP akil insanlar projesini gündeme getirdiğinde Sayın Başbakan “kim bu akil insanlar” demiştir. Ne çabuk unutuyoruz bunları. Biz bu projeyi gündeme getirirken parlamento asli görevini yapacaktı, parlamento görevini yaparken altında da böyle bir komisyonun oluşması gerekiyordu. Siyasi partiler yasasını değiştirmek için akil adamlara mı ihtiyacımız var, yüzde 10 barajını indirmek için, faili meçhul cinayetlerin araştırılması için akil adamlara mı ihtiyacımız var?

“BÖYLE BİR BARIŞ OLUR MU?”

Gürsel Tekin süreçten umutlu mu?

Süreçten hiç umutlu değilim, keşke umutlu olsam, keşke sağlıklı yürüse… Eğer Türkiye’de barış isteniyorsa, öncelikle yapılması gereken birkaç şey var. Yasaksız bir Türkiye yaratacağız, demokrasi ve özgürlüklerin önündeki bütün engelleri kaldıracağız. Parlamento’daki 4 partiden 3 tanesinin milletvekilleri tutuklu. Nasıl barıştan söz edeceğiz? Böyle bir barış olur mu, kim kimi aldatıyor?

Parti içerisinde sular bir türlü durulmuyor. Dilek Akagün Yılmaz’ın, Sezgin Tanrıkulu için “CIA ajanı” suçlaması…

Herkes haddini bilmeli… Gereği yapıldı ve sayın genel başkanımız disipline sevk etti.

“BARIŞ TARTIŞMASI VAR YASAL HİÇBİR TARTIŞMA YOK”

Türkiye’de her vatandaş biber gazının tadını alacak mı?

Parlamento'ya demokrasinin önündeki bütün engelleri kaldıralım diye kanun teklifi veren bir siyasi partiyiz. Bir barış tartışması var ama temelinde yasal hiçbir tartışma yok. Neye göre barış? Polisin jopuna, polisin gazına, devletin baskısına rağmen mi barış?

Uludere katliamının gerçek failleri ortaya çıkarılmadan barıştan, çözümden, demokrasiden bahsedilmesi ne kadar doğru?

Uludere’deki annelerin dramını parayla mı kapatacaksınız? Bir katliam var, CHP sorumluluk hissedip Uludere’ye gidiyor ve Başbakan onu bile kullandı. Uludere’nin hesabını vermeden bu ülkede barıştan söz edilemez.

“SAYIN SARIGÜL BÜLENT ARINÇ’A NEDEN YANIT VERMEDİ?”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığında Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül en çok öne çıkan isimlerden biri… Siz de yerel seçimlerde İstanbul için “ben de varım” demiştiniz...

Kimin aday olması önemli değil, ben İstanbul’u CHP’nin almasını istiyorum. Sayın Sarıgül aday olursa yanında dururum. Bülent Arınç, Sayın Sarıgül’le ilgili “İstanbul’da aday olamaz” dedi. Sayın Sarıgül neden yanıt vermedi? Mesela bir CHP’li söyleseydi, “Mustafa Sarıgül bizde aday olamaz” deseydi, defalarca cevap verilirdi. Mustafa Sarıgül’ün Arınç’a, “haddini bileceksin, aslanlar gibi aday olurum” demesi gerekiyordu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.