Bern Parlamentosu adayı Walpoth: Göçmenlerin oy kullanma yüzdesi sadece %22

Belinda Nazan Walpoth göçmenlerden destek istiyor

Bern Parlamentosu adayı Walpoth: Göçmenlerin oy kullanma yüzdesi sadece %22

Ş. Murat Özten / Demokrat Haber İsviçre

İsviçre’nin başkenti Bern’de Kanton Parlamentosu seçimlerinde Türkiye kökenli güçlü adaylardan biri de Belinda Nazan Walpoth. İlk seçim deneyimi olmasına rağmen hayli dinamik bir seçim kampanyası yürütüyor. Bernli seçmenler onu bu dinamik seçim kampanyası sayesinde son aylarda sık sık görür oldular. Oysa o aynı zamanda eski bir Bernli, deneyimli bir hekim ve akademisyen. Pek çok Bernli onu kalp sağlığı konusunda yapmış olduğu çalışmalarla, geniş kitlelere yönelik sunumlarıyla tanıyor. Ancak sağlık politikaları kadar göçmenlik konusu da ilgilendiriyor Nazan Hanım’ı.

Sosyal medyada da hayli aktif. Sosyal ve kültürel etkinlikleri yakından takip ediyor, duyurularını yapıyor ve katılıyor.

Yani on parmağında on marifet.

Haşim Sancar gibi o da bu seçimin favorilerinden. Bu nedenle Demokrat Haber okurlarının ve Bernli seçmenlerin merakını gidermek için kendisine başvurduk. Bizi kırmadığı için teşekkür ediyoruz.

Bern Kanton Parlamentosu'na adaysiniz. Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

27 yıldır İsviçre`de yaşıyorum. Kökenim İzmir, mübadil bir ailenin çocuğuyum.

Dağcı olduğum ve dağ tıbbı ile ilgilendiğim için İsviçre‘de Crans Montana’da bir dağ tıbbı kongresine katılmıştım. Burada tanıştığım arkadaşların beni çalışma gruplarına davet etmeleri üzerine Bern’e geldim. Geliş o geliş.

Bern Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalında öğretim üyesiyim. Bu üniversitenin Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 25 yıldır çalışmaktayım. Daha önce de bir National Fonds projesine dahil olmuş ve iki yıl süresince bu araştırma grubunda çalışmıştım. Aynı zamanda İsviçre Türkiye Hekimler Derneği STAV’ın başkanlığını yürütüyorum. Üniversite öğrencisi ve müzisyen (R&B) olan yetişkin bir oğlum var.

Politika ile hep ilgilendim. Zaten bizim coğrafyadan gelip politik olmamak mümkün değildi. Hep eşitlikçi, uzlaşmacı, dahil eden, yapıcı olan ve tarafları anlamaya çalışan bir yapım oldu. Bu yüzden „Hocam siz necisiniz?“ dediklerinde insan olmaya çalışıyorum demişimdir. İnsan haklarına üniversal anlamda bakarım. Göçmen soydan gelen, göçen anne babası olan ve de kendi de göçmen olan biri ile muhatapsınız. Sanırım göçün ne olduğu artık genlerime işlemiştir. İnsanların sınıfladırılması, ayrımcı muamele görmesi hekim olan birinin zaten kabul edemeyeceği bir durumdur.

İsviçre‘de çok beğendiğim Konsens Hükümeti modelini gerek özel yaşamımda gerekse politik faaliyetlerimde hep yaşadım, yaşıyorum. Birbirimizi dinlemeden, saygı duymadan nasıl çözüm üreteceğiz? Muhalefetsiz demokrasi olur mu?

Aktif ya da pasif tüm insanların politikaya katkı sağlamasının her yerde bir vatandaşlık görevi olduğunu düşünüyorum.

Uzun zamandır Sosyaldemokrat Parti (SP)’de politika yapıyorum. SP Holligen Bern‘de yönetim kurulundayım, SP Göçmenler Seksiyonu’nun Kanton Bern’deki eş başkanıyım. SP Göçmenler, Toplum ve Din, Kadınlar, Eşitlik, Eşit Ücretlendirme komisyonlarında görevliyim. Şimdi de SP Kanton Bern’in Bern Şehir merkezinde (yani Posta Kodu 3000-3030 arası olan seçim bölgesinde) kanton milletvekilliğine adayım.

Seçilirseniz hangi çalışmaları yapmayı planlıyorsunuz? Hedefleriniz neler?

Hedeflerimin ağırlık noktası sağlık politikası. İsviçreli ya da göçmen herkesin gelir düzeyine bakılmaksızın en üst düzeyde sağlık hizmetlerinden faydalanması gerektiğini düşünüyorum. Bununla birlikte sağlık politikasında koruyucu hekimliğe ağırlık vermek gerekiyor. Yani hastalıklar oluşmadan müdahale edilmeli. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımındaki sağlıklı olma halini hedef almak gerekiyor. Bu tanıma göre sağlık, kişininin bedensel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik halinde olmasıdır. Bu noktada gelir düzeyi düşük olan insanlara maksimal desteği vermek dayanışmacı toplum modelinin de bir gereğidir. Göçmenler maalesef  bu grupta yüksek yüzdeli bulunmakta. Bu nedenle göçmen sağlığı fokuslu çalışmalara destek olmak gerekiyor.

Kadın erkek eşitliği konusunda İsviçre‘de malesef ücretten tutun istihdama kadar şaşırtıcı ve eşitsiz uygulamalarla karşılaşıyoruz. Bunlarla mücadele etmek gerekiyor.

En önemli konulardan biri de şüphesiz ki göçmenlik. Hem var olan göçmenlerin sorunlarının irdelenmesi, hem de ileriki yıllarda gelecek olan göçmenlerin yaşayabilecekleri olası sorunların tespit edilmesi gerekiyor. Seçilirsem öncelikli olarak göçmenlerin eğitim denkliği, çalışma hayatına kazandırılması, göçmen çocuklarının eğitim sorunları ve geleceği konusunda ayrımcılığa uğramadan bu ülkenin olanaklarından yararlanabilmeleri konusunda çalışacağım.

Mevcut Kanton Meclisi maalesef sağ partilerin milletvekillerinin ağırlıklı olduğu bir meclis. Tüm hedeflerimizin gerçekleşmesi mücadelesinde şu anki bileşenleriyle soldan gelen milletvekillerini çok zorlayacak bir meclis. Kasım 2017’de sözde tasarruf paketleri ile en zor durumda olan insanları göçmen, engelli, sosyal mağdur demeden daha da mağdur eden bu meclise girip oradaki dengeleri değiştirmek için tüm enerjimi kullanmak istiyorum.

Aday olmamı partim uzun zamandır istemekteydi. Zamanım çok kısıtlı olduğu için adaylığa sıcak bakmıyordum. Ama artık bu gidişe dur demek, yukarıda saydığım temel noktalarda gerçek sosyal politikalar için çalışmak, hedeflerimizin  gerçekleştirilmesi için uygun ortam yaratmak istiyorum. Bu da ancak alacağım oylarla ve seçilmemle mümkün olacaktır. Seçilememek hedeflerim için mücadeleden vazgeçeceğim anlamına gelmiyor. Her koşulda çalışmaya devam edeceğim. Sağlığım ve enerjim yettikçe çalışırım. Yıllardır zaten gönüllü kalp vakfı temsilcisi olarak 2300’den fazla insana direkt sağlık konulu sunumlar yaptım. Ben kolay kolay yorulmam.

„GÖÇMENLERIN OY KULLANMA YÜZDESI SADECE %22“

Güçlü adaylardan biri olarak öne çıkıyorsunuz. Türkiye kökenli seçmenlere bir mesajınız var mı?

Bizim Türkiye kökenli seçmenlerimiz oy kullanma konusunda biraz motivasyonsuz görünüyor. Göçmenlerin oy kullanma yüzdesi sadece %22. Türkiye kökenli seçmenlerde  bu sayı daha da düşük. Hele lokal seçimlerde seçim pusulalarının zarfları daha açılmadan çöpe atılyor. Bir şeyleri değiştirmek istiyorsak pasif ya da aktif politik seçimlere katılmak zorundayız. En azından oy kullanmak şart.

Seçim sistemini ve oy vermeyi bilmeyen vatandaşlarımız bize gelip danışıyorlar.

Boş listeleri kullanır, liste numaralarımızı yazarsanız tüm göçmen adayların her birine 2 oy verebilirsiniz. Göçmenler bu ülkenin nüfusunun %30’unu oluşturmakta ve ne yazık ki onların sorunlarına ses getirecek, sessizliklerinin sesi olacak temsilcileri çok az. Yani nüfusun neredeyse üçte birini oluşturan göçmenler politikada aynı oranda temsil edilemiyorlar. Bu nedenle göçmenlerin aday olmaları ve göçmenlerin göçmenleri seçmeleri konusunda çok çaba sarfediyoruz.

„Bu konuda bizlere destek olunuz. Partimize katılıp eşbaşkanı olduğum  SP-Göçmenler’de bizimle çalışın, birlikte geleceği belirleyelim“ diyorum.

Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2018, 16:47
YORUM EKLE
YORUMLAR
Muhim Sarıoğlu
Muhim Sarıoğlu - 1 ay Önce

Nazan Hanımı bir sağlik konusu sunumunda tanımıştım.Gerek Türkçe'ye olan hakimiyeti,gerekse doğru konuları tespit edip bunları en ayrıntısına kadar anlama maharetine sahip bir şahsiyet.Zaten on parmağında on marifeti olan ve Hatipliği de parmak sayısını aşmış durumda.
Kendisini destekliyorum ve tanıdıklarımada Nazan Hanımı desteklemeleirini söylüyorum.
Kendisinin başarılı olacağına inaniyor,şimdiden kutluyor ve başarılar diliyorum.