29 Temmuz 2011 Cuma 19:56
Taraf’ın haberi asparagas çıktı

DEMOKRAT HABER

Taraf’tan Mehmet Baransu’nun haberinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı için sıradayken Balyoz’dan tutuklanan Korgeneral Ziya Güler hakkında MİT yazısı olduğu, buna göre 1972’de THKP-C’den yargılandığı, 1989’da TBKP’li olduğu iddia edilmişti…

Taraf bu bilginin doğru olduğunu kabul edip uzun uzun THKP-C, TBKP, MİT, Ergenekon, Ordu, Balyoz karışı bir haber yaptı.

Oysa bizzat Taraf’ın yazarları arasında, yazarı olmasa da çok yakınında ulaşabileceği insanlar arasında ilgili örgütlerin en üst yöneticileri vardı.

Taraf’ın hatasını eski TBKP delegesi Aziz Çelik ortaya çıkardı.

Aziz Çelik’in ilgili açıklaması şöyle:

‘Yoldaş Genaral’ haberi tam bir asparagas...

Taraf ve Baransu’nun ‘Yoldaş Genaral’ başlıklı haberinin asparagas olduğu ortaya çıktı

MİT ve Emniyetin servis ettiği bilgileri gazetecilik süzgecinden geçirmeden sansasyon için kullanan gazeteciliğin düştüğü hazin durum bu.

Haberde yer alan Korgeneral Ziya Güler ile TBKP Politbüro'ya rapor yazan Ziya Güler bambaşka kişiler.

Ziya Güler TKP yöneticilerinden Feridun Gürgöz'ün parti adıdır.

TÜSTAV Sarı Defter Dizisinden çıkan ‘Saat Geri Dönmüyor’ adlı anılarında Ziya Güler'in Gürgöz'ün parti adı olduğu yazılı.

Taraf ve Baransu MİT belgesini süzgeçten geçirmeden sansasyon amacıyla, solu ve komünistleri karalamak için kullanmış.

Taraf ve Baransu'ya göre TSK'nın bir generali kendi adıyla TBKP Politbürosu’na rapor yazabiliyormuş.

Oysa birazcık solu bilen biri bu gibi parti ve yazılarda müstear ad kullanıldığını bilir.

Ama bu ‘salak general’ müstear değil kendi adını kullanmış!

İşin daha tuhafı MİT bu raporu bir partilinin takma adla yazmış olacağını anlamıyor ve bunun generalin kendisi olduğunu sanıyor.

Ve bu rapor bir insanın yargılanması ve tutuklanması için belge oluyor ve sonra haber oluyor.

Şu saçmalığa bakar mısınız?

Ve şu gazeteciliğe bakar mısınız?!

Polis ve MİT'ten servis edilen belgeleri olduğu gibi yayınlayan ünlü ve sansasyonel gazeteci kendi gazetesinde yazan TBKP eski Genel Sekreteri Nabi Yağcı'ya sorma gereği bile duymuyor. Çünkü o gazeteci MİT ve polise herkesten çok güveniyor.

Karala solu, karala komünistleri bunun adı gazetecilik olsun.

Ülkemiz çok MİTçi gazeteci gördü. Şimdi onların foyası meydana çıktı.

İleride de bugünün MİTçi gazetecilerinin foyası meydana çıkacak.

Taraf ve Baransu'nun sola ve komünistlere bir özür borcu var.

Bu asparagas haberden dolayı özür dilesinler!



NABİ YAĞCI DA AÇIKLAMA YAPTI

Burada >>>


TARAF 'IN DİĞER BELGESİ DE YALANLANDI

Burada >>>



Merak edenler için Taraf'ın ilgili haberi burada:


YOLDAŞ GENERAL - MEHMET BARANSU - Istanbul -

Hava Kuvvetleri Komutanlığı için sıradayken Balyoz’dan tutuklanan Korgeneral Ziya Güler hakkında MİT yazı yazdı: 1972’de THKP-C’den yargılandı, 1989’da TBKP’liydi... 

Taraf, Balyoz soruşturması kapsamında tutuklanarak Hasdal Kışlası’ndaki askeri cezaevine gönderilen Hava Eğitim Komutanı Korgeneral Ziya Güler’le ilgili çok ilginç iki belgeye ulaştı. MİT’in, Ergenekon soruşturmasını yürüten özel yetkili savcılara gönderdiği belgelerde Korgeneral Ziya Güler’in, 1972 yılında yasadışı sol örgüt THKP Cephesi mensubu olduğu için tutuklandığı belirtiliyor. 1989 tarihli bir başka belgede ise Güler, “Değerli Yoldaşlar” diye seslendiği Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) Polit Büro’nun aldığı kararları değerlendiriyor.

Ergenekon’da da takibe alınmış

Taraf’ın ulaştığı iki belge 6 Şubat 2009 tarihinde MİT’ten Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildi. Gölcük Donanma Komutanlığı’ndan çıkan yeni Balyoz belgelerinden sonra tutuklanan Korgeneral Ziya Güler‘in böylece Ergenekon’da da takibe alındığı ortaya çıktı.

Anarşik eylemlere karışmış

Adı Hava Kuvvetleri Komutanlığı için geçen Ziya Güler’le ilgili ilk belge 1972 yılına ait. Bu belgede Güler’in Mahir Çayan’ın lideri olduğu THKP C’ye mensup olduğu kaydediliyor. Belgede şu ifadeler yer alıyor: “Ziya Güler, baba adı Ali, anne adı Zehra. 1952-Bandırma doğumlu. Hava Harp Okulu öğrencisi.

1- İstanbul Hava Harp Okulu 3. sınıf 2302 nolu öğrenci.

2- T.H.K.P. ve Cephesi mensubudur.

3- T.H.K.P. ve Cephesi adlı illegal örgüt mensuplarınca meydana getirilen anarşik eylemlere adı karıştığı iddiasıyla, İstanbul Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nce 29 Haziran 1972 günü tutuklanmıştır. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi‘nde açılan Mahir Çayan davası ile ilgili olarak yargılanmaktadır.”

Değerli Yoldaşlar

Altında Ziya Güler’in adı bulunan ikinci belgede ise “13.10.198” tarihi var. Belgenin altındaki tarihin son rakamı belli değil, ancak belgenin içeriğine bakıldığında 1989 yılına ait olduğu tahmin ediliyor. Güler, binbaşı ya da yarbay rütbesindeyken ele aldığı yazıda TBKP Polit Büro’nun aldığı kararları değerlendiriyor. İki sayfa tutan yazıda Güler, “Değerli Yoldaşlar” diye başlıyor. Yazıda şu noktalar dikkat çekiyor:

İktidar yasal komünistlere razı

“Sizlerin de karar tasarısında belirttiğiniz gibi, ülkemizdeki geldiğimiz aşamada iktidarın komünistlerin fiili bir yasallığı razı olması yönünde tavır içine girdiği izlenimimizin olduğunu söyleyebiliriz. Bunun somutta az da olsa belirtileri vardır. Örneğin, son ülkeye dönen iki yoldaşın TBKP üyeliğini deklere ettiği halde bunların serbest bırakılması herhalde bu göstergelerden biri oluyor diye düşünüyorum. Bu noktaya nasıl gelindi? Kazanımlarımızın iyi bir değerlendirilmesi gerekiyor. Geldiğimiz noktadan sonra nasıl ileriye adım atacağız, geçirdiğimiz iki sene içindeki nesnel ve öznel yanları olan bu tutukluğumuzdan nasıl kurtulacağız?

Yasala çıkma çizgisi geliştirilmeli

Birlik-yasallık-yenilenme perspektiflerimizle uyum içindedir, katılıyorum. Böylesi bir faaliyetle birlikte TBKP kurucular hareketinin hazırlanması da doğrudur. PB’nin şu saptamasına ‘yasallaşma mücadelemizin özü komünistlerin ülkede demokrasinin yerleşmesine ve rejim sorununun çözülmesine katkılarını koymalarıdır’ katıldığımı da belirtmek isterim. Bu saptamaya bağlı kalarak önümüze koyduğumuz S.ve K. yoldaşların dönüşü ile başlayan ve nesnel, öznel nedenlerle geç olarak da olsa yurtdışından dönüşlerle yeni bir aşamaya gelen yasala çıkma çizgimizi kararlı bir geliştirmeliyiz.

S. ve K. yoldaşlar rejimi zorladı

S ve K yoldaşların başlattığı adım o günkü rejimi zorlama eylemimizdi, kazanımları tüm demokrasi güçleri açısından bugün biz daha iyi görebiliyoruz, bizim dışımızdaki maksist çevrelerde inanıyorum ki bu görüşlerimize katılıyorlardır. (en azından bir bölümü). Bu anlamda TBKP kurucular hareketinin başlamasıyla rejimi zorlamanın yeni evresi yaratılabilir ve yaratılmalıdır da diye düşünüyorum. Bu faaliyette şimdiye kadar, özellikle geri dönüşlerdeki ataletin içine düşülmemesi dikkat merkezimizde olmalıdır diye düşünüyorum.

Marksist güçler farklı yorumlayabilir

Biz, yasallaşma sürecimizin değişik variyantlarını düşünüp “adımlar kompleksi” hazırlamak zorundayız diye düşünüyorum. Örneği, yığınsal TBKP üyeliğinin açıklanması, başka bir adım, bu üyelerin davaya dahil edilmelerini isteme gibi bir girişim vb... Tüm bunların sonucu geldiğimiz noktada TBKP’nin yasallığı girişimimiz yine de marksist güçler arasında farklı yorumlanabilir, bunu göğüslemeliyiz, diye düşünüyorum. Demokratikleşme yönündeki mücadeleye bizim özgün katkımız, geçmişin günahları ve bazı önyargıları kapsayarak marksist çevreler arasında hemen kabul görmüyor. Bunu bir süreç içinde aşacağız diye düşünüyorum.

Gözlerinizden öperim

Karar tasarısında son bir yol içinde yenileme anlayışına ve yasallaşma ve birlik hedeflerine uygun bir eylem hattının ortaya konamaması, alınan kararların da uygulanamamasıdır. PB bu saptamayı yapıyor. Bu saptamaya katılıyorum.

Şimdi bu noktadan çıkarak MK bu hedeflere bağlı somut kararlar alabilmeli önümüzde ki 4-5 aylık pratik faaliyetimizi, atılacak adımları somutlamalıdır. Özetlersem, PB’nun karar tasarısına katılıyorum. Böylece MK, TBKP 1. Kongre kararlarını yaşama geçirme yönünde somut bir adım daha atmış olacaktır düşüncesindeyim.

Çalışmalarınızda başarılar diler, gözlerinizden öperim.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.