Pınar Öğünç 'Radikal'in Ardından' yazdı

Radikal Gazetesi’nin kağıdı bırakıp digitale geçmesiyle işine son verdiği çalışanlardan biri de Pınar Öğünç oldu.

Ötekilerin sorunlarına yer veren yazılarıyla bilinen Pınar Öğünç, pinarogunc.com sitesinde yazdığı değerlendirmede hem medyanın içinde bulunduğu durumu ele aldı, hem okurlarına bir mesaj yolladı.

İşte o yazı:

RADİKAL’İN ARDINDAN...

Uzun lafın kısası, sekiz senedir çalıştığım Radikal’den atılmış olmamdır. Bu vesileyle uzatıp biraz kişisel, biraz da hiç kişisel olmayan birkaç kelam etmek isterim yine de. Şurası net ki, Radikal’in kâğıt baskısına bugün itibarıyla son vermesi teknik bir yöntem değişikliğinden çok daha fazlasını işaret ediyor. Dijital yayınla birlikte, 2006’dan beri farklı servislerde ve konumlarda sürdürdüğüm işime son verilmesinin de beni aşan bir mânâsı var. Son görüşmede Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can’ın söylediği iyi bir özet; dijital Radikal artık üretimi finanse edemeyecek. Bu, içerik üretimi için ayrılan kaynağın asgariye indirilmesi, ‘havuz’ denilen şirket içi paylaşım formüllerinin işletilmesi, özetle öncelikli olarak üretime dayanmayan bir gazetecilik anlamına geliyor.

Saydıklarım sadece Radikal’in meselesi de değil. Türkiye’de dijital medya, daha çok okunma arzusuyla etik kaygıları ihmal etmenin normalleşebildiği, kâğıda basılmaması tercih edilecek haberleri ‘kaldıran’, editöryal denetimin hız ve insan eksikliğinden dolayı daha da gevşediği bir mecra olarak serpildi. Sektörün bildik sömürü yöntemlerine yenilerini ekleyen bu yeni medya âleminin, şu ara dönemde işveren açısından kârlı olmamasının ceremesi de çalışana kaldı. Kadro giderek daraltıldı, esnek çalışma koşulları dayatıldı (kalan arkadaşlar bununla boğuşacak), internet medyası güvencesizliğin sistematik olarak teşvik edildiği bir alan haline geldi, ‘Parasız yazar mısın?’ diye sorabilme cüreti gelişti. Tüm bunları haktan, emekten yana durarak eleştirdiğinizde de, size açıktan ya da örtük biçimde dünyada medyanın gittiği yeri göremeyen, ‘çağdışı’ gazeteci muamelesi yapılabildi. Dünyada gazeteciliğin gittiği yer, dijitalin imkânlarıyla zenginleşmiş özgün içeriğin, dilin, inceliğin velhasıl üretimin kıymetli hale geldiği yer oysa ki. Zaten basın özgürlüğü konusunda tarihinin en sancılı dönemlerinden birini yaşayan Türkiye de bunu keşfedecek diye ümit edelim.

Kâğıtsız hâli ‘Yine bildiğiniz Radikal’ diye tanıtılıyordu, aklıma takıldı. ‘Bildiğiniz Radikal’ nasıldır? Kuracağınız iyi cümleler vardır, muhtemelen tartışılacak yanı da çoktur. İçindeyken eleştirel durmaya gayret eden biri olarak büyük kısmına iştirak de edebilirim. Şahane insanlarla birlikte çalışma fırsatı bulmam, her şeye rağmen Radikal’in hayatımdaki mühim duraklardan biri olması buna engel değil. Diyeceğim şu ki, ‘bildiğimiz Radikal’i tartışalım ama birbirimizi de kandırmayalım, bundan sonrası başka bir yer.

Bu sekiz yılda yazdıklarıyla, söyledikleriyle bana güç veren, berbatlıkların ortasında yalnız olmadığımı hissettiren (ki dünyada inandığım değerlerin en büyüğü, insani ve de politik dayanışma duygusunun özüdür bu kanımca) okurlara teşekkürümü hakkıyla anlatmayı becerebilsem keşke. Yazmaya işte bu güçle devam edeceğim.

21 Haziran 2014
Pınar Öğünç

Not: pinar.ogunc @ radikal.com.tr hesabı bir süre sonra kapanacaktır. Bundan sonrası için: pinar @ pinarogunc.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.