Kurtulmuş: Geçmişle kıyaslandığında olabildiğince açık ve özgür bir medyaya sahibiz

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Ordu 19 Eylül Gazeteciler Cemiyeti tarafından Büyükşehir Belediyesi Meclisi salonunda düzenlenen “Yılın Medya Mensupları Ödül Töreni”nde konuştu.

Kurtulmuş, 64. Hükümet ile birlikte Türkiye’de medya kuruluşları ile ilgili Başbakan Yardımcısı olarak görev aldığını hatırlatarak, “Bu alanda göreve geldiğim günden itibaren çeşitli meslek kuruluşlarıyla birlikte bu sektördeki sorunların aşılması için toplantılar düzenliyoruz.” diye konuştu.

“AÇIK VE ÖZGÜR BİR MEDYAYA SAHİBİZ”

Türkiye’de medyanın çok hızlı bir şekilde hem çeşitlendiğini hem yaygınlaştığını ifade eden Kurtulmuş şunları söyledi:

“Bir dönem birkaç tane güçlü grubun tekelinden ibaret medya vardı. Çok şükür şimdi, bugün çok sayıda farklı grubun rahatlıkla gidip kendi mesleğini icra edebildiği, rahatlıkla herhangi bir medya kuruluşuna sahip olabildiği, eski dönemlerle kıyaslandığında olabildiğince açık ve özgür bir medyaya sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Ama yeter mi? Daha ileri gitmemiz lazım. Standartlarımızı daha yukarı götürmemiz lazım.”

“ÜÇ TEMEL NOKTA”

Nasıl bir basın istenildiğini, üç temel noktada açıklanabileceğini aktaran Kurtulmuş, şunları ifade etti:

“Bunlardan birisi basın meslek ilkelerinin etiğinin kurallarına bağlı olan ilkeli ve özgür bir basının olması şartıdır. Bunun yerine getirilmesi için herkes üzerine düşeni yapacak, herkes ciddi bir şekilde sorumluluklarını yerine getirecek.

“İkincisi, medyanın insan haklarına ve onuruna sahip çıkması… Ben şöyle söylüyorum, medyanın değerinden eğer bahsediyorsak bir medyanın değerli olduğu insana ne kadar değer verdiği ile ilgilidir. Herhangi bir yayın kuruluşunun değerini başkalarının ona verdiği, sadece ona verdikleri reklamlar ya da ticari ürünlerle, desteklerle belirlenmez. Bir basın kuruluşunun hangi nitelikte yayın yapıyor olursa olsun bir medya grubunun değeri bireye ne kadar değer veriyor, değer veriyorsa kendi değerini arttırıyor. Eğer değer vermiyorsa aslında o medya kuruluşu kendi değerini de azaltıyor.

“Üçüncüsü ise medya kuruluşlarının bütünü o ülkenin milli ve manevi değerlerine, o ülkenin kültürel birikimlerine en azından saygı duymak mecburiyetindedir. Ülkenin büyük çoğunluğunun değerlerine, kültürüne, medeniyetine, onların birikimlerine, geleneklerine herhangi bir şekilde saygı duymayan, bunları tahfif eden, bunlarla dalga geçen, bunları yok sayan herhangi bir medya kuruluşu tabii ki kendi de değerli olmayacaktır.

“Dolayısıyla bu üç temel hususta özgür basın, insan değerini koruyan basın ve milli geleneklerimize, göreneklerimize, medeniyetimize, değerlerimize sahip çıkan bir basın istediği şekilde farklı kanaatler sergilesin, bu ülkenin zenginliğidir” değerlendirmesinde bulundu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.