İnternet Medyası: Daha Katılımcı, Daha Özgür

"Sosyal Ağlardan Sosyal Devrimlere-LabourStart Küresel Dayanışma Konferansı"nda bir araya gelen alternatif medya organlarının temsilcileri internet medyası ve olanakları üzerine konuştular.

 

"İnternet Medyası: Daha katılımcı, daha demokratik" başlıklı oturuma Ali Ergin Demirhan (Sendika.Org), Aris Nalcı (Ermenistan Bağımsız Gazeteciler Ağı -Epress), Mehmet Göcekli (Demokrat Haber) ve Gökhan Biçici (Emek Dünyası) konuşmacı olarak katıldılar.

 

İnternet medyasının toplumsal muhalefete ve özellikle emek hareketine sunduğu olanaklara ve medya tekelinin kırılmasındaki önemine dikkat çekildiği oturumda ilk sözü SendikaOrg editörü Ali Ergin Demirhan aldı.

 

'İNTERNETTE GÖRÜNEN BİR HABERİ ANA AKIM MEDYA GÖRMEZDEN GELEMEZ'

 

SendikaOrg'un kuruluş öyküsünü anlatan Ali Ergin Demirhan, "Bizim kavrayamadığımız kesimler, internet üzerinden bizi bulmaya başladı. Bizim mail kutumuza sürekli  "bizden aidat alıyorsunuz ama bizim derdimize derman olmuyorsunuz" gibi mailler geliyor, biz de bu mailleri sendikalara gönderiyoruz. Sendikalar bu maillere cevap verip iletişim kurduklarında  örgütlenme gerçekleşiyor" dedi.

İnternetin binlerce insanla bir araya gelme olanağı sunduğunu ve bunun örgütlenmenin en önemli koşullarından biri olduğunu söyleyen Demirhan sermayenin medya üzerindeki tekelinin internet üzerinden delinebildiğini çünkü internette görünen bir haberi ana akım medyanın görmemesinin mümkün olamadığını söyledi.

 

Sendikal hareketin yeni işçi kitlesini kavrayamadığı yerde internetin  bu kısıtlılıkların ötesinde bir mecraya ulaştığına dikkat çeken Demirhan "Geleneksel kalıba uymayan işçinin mücadelesini örgütlemekte iletişime geçmekte internetin iyi bir örgütlenme aracı olduğunu belirtti.

 

'DOĞAN MEDYAYI SUSTURDUKLARI KOLAYLIKLA İNTERNETİ SUSTURAMAYACAKLAR'

 

22 Kasım'da uygulanmaya başlayacak olan internet filtresini hatırlatan Ali Ergin Demirhan, "Sendika.org kimi yerde engellenmiş olarak karşınıza çıkabilir. Bu yeni dönemle bunlarla da cebelleşeceğiz. Ben Doğan medyayı susturdukları kolaylıkla internetin susturulabileceğini düşünmüyorum" dedi.

 

Ermenistan Bağımsız Gazeteciler Ağı adına konuşan Aris Nalcı üç yıl önce Ermenistan ve Türkiye arasında haber alışverişi ağı kurduklarını anlattı.

 

Nalcı, Ermenistan'da çok fazla gazete dergi vb. yayın olduğunu fakat bu yayınların bir parti ya da örgütün yayın organı olduğunu ve bu nedenle bir biçimde otosansürlendiğini söyledi. Ermenistan’da internet sansürünün olmadığını belirten Nalcı, Ermenistan ve Türkiye arası haber alışverişinde internetin kendilerine büyük olanaklar sağladığını belirtti.

 

KİŞİYE ÖZEL BİR MİLYON İÇERİK ÜRETİLİYOR

 

Üç yıldır blogerlık yaptığını söyleyen Nalcı blogırlığın Türkiye'de yükselmeye başladığını fakat nasıl kullanılacağının bilinmediğini belirti. Banu Güven'in kendi bloğundan Van'da yaptığı röportajların videolarının binlerce kişi tarafından izlendiğini söyledi. Kişisel içerik yaratmanın bazı şeyleri görünür kıldığını belirten Nalcı içerik yaratmak kadar onu seçmenin ve edit etmenin de önemli olduğunu belirtti.

 

Günde ortalama kişiye özel bir milyon içerik üretildiğini söyleyen Aris Nalcı, internet sansürüne ilişkin, "Nasıl televizyonlarda saat dokuzda çocuklarınızı uyutun deniyorsa internette de bize saat onda hadi yatın diyecekler" dedi.

 

DAYANIŞMA AĞINA İHTİYAÇ VAR

 

Demokrat Haber editörü Mehmet Göcekli, alternatif, bağımsız ve katılımcı bir medya olabilmek için 10 ay önce yayın faaliyetine başladıklarını anlattı. Katılımcılık iddiasıyla ortaya çıktıkları için yaptıkları her haberde okurlarının eleştiri ve uyarıları ile karşılaştıklarını söyleyen Göcekli, haberlerinin içeriğini, başlığını değiştirmek, bazı haberleri kaldırmak durumunda kaldıklarını, okurların da alternatif medya üretimine bizzat katıldıklarını, bunun çok önemli olduğunu anlattı. Hangi haberin, hangi yazının içerikte yer alması konusunda da okurların aktif katılım sağladığını söyleyen Göcekli, “gazeteler size ertesi gün yiyeceğiniz bir sofra kuruyor, ancak internet medyasında sofrayı hep birlikte kurup, birlikte üretip, o gün yine birlikte tüketiyorsunuz” dedi.

 

İnternetin avantajları ve dezavantajları olduğunu söyleyen Göcekli, "İnternet sesini duyuramayanlar için çeşitli kolaylıklar sağlıyor ama egemenler bize göre interneti daha iyi kullanıyorlar. Etkimiz onlar kadar fazla değil, okunurluğumuz onlar kadar çok değil. Onların etkileriyle bizim etkimiz kıyaslanamaz, arada çok büyük bir uçurum var. Yaptıklarımızla kendimizi avutmamalıyız. Çünkü olanakları, kaynakları çok güçlü. Biz de daha nitelikli yayınlar yapmalı, kendimizi geliştirmeliyiz. Doğru bir pozisyonda olmak yetmez. Politik tavrın doğru diye slogan atarak yayıncılık yapmamak gerekiyor. Okurların da desteğiyle alternatif medyanın daha etkili, daha güçlü hale gelmesi için çalışmalıyız" dedi.

 

Ana akım medyanın savaş çığırtkanlığı yaptığına değinen Göcekli, hepsinin siperlere koştuğunu, neredeyse Kandil'e bayrak dikeceklerini söyledi. Özellikle Başbakan’ın medya yöneticileri ile yaptığı toplantı ve ardından ajansların hizaya sokulmasıyla alternatif medyanın öneminin daha da arttığını belirten Göcekli, “interneti, sosyal medyayı, blogları, haber yorumlarını, her şeyi çok daha fazla kullanmalıyız. Daha fazla alternatif medyayla gerçekleri ortaya çıkarmak için elimizden geleni yapmalıyız” dedi.

 

Alternatif medya olarak daha fazla okunmak, daha fazla haber yapmak gerektiğine vurgu yapan Göcekli,  Türkiye'de alternatif medyanın dayanışma ağına büyük bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

 

UMUTLU OLMAK İÇİN YETERİNCE SEBEP VAR

 

Emek Dünyası Net adına konuşan  Gökhan Biçici, sermaye medyasının sahip olduğu gücü ve rolü abartmamakta fayda olduğunu belirterek, "Ne kadar büyük olanaklara sahip olurlarsa olsunlar bu toplum sınıflardan oluşuyor ve bu ülke nüfusunun yüzde 60’ı işçi, bu aynı zamanda sermaye egemenliğinin nesnel sınırlarını da çiziyor. İstediğiniz kadar hegemonyanızı kurmaya çalışın orada bir halk hareketi varsa onun duvarlarına çarpıyorsunuz. Umutlu olmak için yeterince sebep var bunun olanakları da var" dedi.

 

EMEK HABER AJANSI

 

Gündeme getirmeye çalıştıkları “Emek Haber Ajansı” projesini anlatan Biçici, işçileri sadece haberlerinin öznesi ve haber kaynağı olmaktan çıkaran aynı zamanda bir haberi üreten bir anlayışın olanaklarının oluşmaya başladığını söyledi.  Emek Haber Ajansı projesinin kendi muhabirlerini yetiştiren ve "alternatif bir emek haber ağı" oluşturan bir çalışma takvimi izleyeceğini belirten Biçici bununla ilgili çalışmalara başladıklarını duyurdu.

 

Türkiye'de 30 milyon civarında internet kullanıcısı olduğuna dikkat çeken Gökhan Biçici,  İnternetin gençler arasındaki yaygınlığının, Türkiye'nin genç işçi nüfusu ile birleştiğinde daha da anlam kazandığını söyledi. Biçici, işçilerin internetle daha politik bir ilişki kurmasını sağlamanın Emek Haber Ağı'nın en önemli hedeflerinden biri olduğunu belirtti

 

DOĞRU ÖRGÜTLENMİŞ BİR EMEK AĞININ OLANAKLARINA HERHANGİ BİR PARAYLA ULAŞAMAZSINIZ

 

Emek Haber Ağı projesi kapsamında işçilere kendi haberlerini yapabilme olanağı sağlayacak internet medyası, gazetecik eğitimleri vermeyi planladıklarını açıklayan Biçici, kısa sürede bu eğitimlere başlanacağını söyledi.

 

Aralık ayında sendikalar  ve alternatif medya kanallarının katılacağı bir çalıştay düzenleneceğini duyuran biçici son olarak  " Hegomanya bir vakadır ama doğru örgütlenmiş bir emek ağının olanaklarına herhangi bir parayla ulaşamazsınız" dedi.

 

BU UZUN BİR YOL AMA UMUTSUZLUĞA DÜŞECEK DURUMDA DEĞİLİZ

 

Sunumların ardından  katılımcıların söz aldığı oturumda konuşan Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Dr.Özgür Uçkan, çevre, kadın alanlarında haber ağları olmasına rağmen emek alanında böyle bir ağın olmamasının ciddi bir eksiklik olduğunu emek alanında bir haber ağına çok ciddi bir ihtiyaç oluğunu belirtti. Dünyada da emek ağı gibi örneklerin yeni yeni var olmaya başladığını belirten Uçkan Emek Haber Ajansı projesinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

 

Arap baharında internet alanının önemine dikkat çeken  Dr. Uçkan emek örgütlerine, sendikalara bu anlamda sosyal medyanın etkisi, internetin örgütçü kullanımı konusunda farkındalığı arttırmak için önemli görevler düştüğünü belirtti.

 

İnternetin emek hareketi içerisinde kullanımını etkin hale getirmenin uzun bir yol olduğunu söyleyen "umutsuzluğa düşecek durumda değiliz" dedi.

 

İnternet sansürü hakkında da konuşan Uçkan, halen 60 bin sitenin yasaklı olduğunu söyledi. Bülent Arınç'ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı internet medyasını  basın kanununa bağlama çalışmalarını aktaran Uçkan, internete çok ciddi bir devlet kontrolü getirilmeye çalışıldığını ve  basın kanunuyla  muhalif gazetelere çok ciddi para cezaları verildiğini, bu tür cezaların internette yayın yapan alternatif medya kanalları için de gündeme geleceğine dikkat çekti.

 

İSTANBUL-EmekDunyasi.Net

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.