'Bir çocuğum var, büyüyünce eşkiya olacak'
İstanbul - Gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener'in de yargılandığı Oda TV davasının ikinci duruşması başladı. Şık ve Şener'in arkadaşları adliye önünde bir araya geldi. Tutuklanan 36 gazetecinin durumuna dikkat çekilen açıklamada, gazetecilere özgürlük ve TMY'nin kaldırılması talepleri dile getirildi.


Gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener'in de yargılandığı Oda TV davasının ikinci duruşması Çağlayan Adliyesi'ndeki İstanbul Özel Yetkili 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Duruşma iddianamelerin okunmasıyla sürüyor.

Duruşma devam ederken Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapan Ahmet Şık ve Nedim Şener'in arkadaşları, tutuklu gazetecilere özgürlük istedi.

Tutuklu Gazetecilere Özgürlük Platformu adına konuşan TGC Başkanvekili Turgay Olcayto, adalet, düşünceye özgürlük ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasını istedi. Kürt basını ve sosyalist basın üzerinde büyük baskılar olduğunu söyleyen Olcayto, "Umarım Türkiye bu ayıptan bir an evvel döner" dedi.

Avrupa Gazeteciler Federasyonu temsilcisi ise yaptığı konuşmada, adliyedeki tablonun utanç tablosu olduğunu ifade etti, "Demokrasi manipüle ediliyor. Türkiye gazeteciler hapishanesine dönmekte. Bu durumun değiştirilmesi için Avrupalı gazeteciler olarak elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.

KCK operasyonu adı altında evi basılarak gözaltına alınan ve mahkemeye sevk edildikten sonra serbest bırakılan ETHA editörü Arzu Demir, hem Ahmet Şık ile Nedim Şener'e destek olmak için, hem de tutuklanan 36 gazeteci arkadaşına destek istemek için burada olduğunu söyledi. Demir, halkın haber alma hakkı için gerçekleri yazmaya devam edeceklerini söyledi.

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu sözcüsü Necati Abay, KCK adı altında düzenlenen operasyonla 36 gazetecinin tutuklandığına dikkat çekti. Abay, "Platform olarak bu saldırıları protesto ediyoruz. 96 gazeteci arkadaşımız cezaevinde. TMY ve Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri kaldırılmalıdır" dedi.

BDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ise "Hopa davası nasıl çöktüyse, bu dava da çökmeye mahkumdur. Basın emekçileri itibarsızlaştırılamayacak. Kürtler, sosyalistler, gazeteciler o zindan duvarlarını yıkıp çıkacaklar" şeklinde konuştu.

CHP Milletvekili Oktay Ekşi, son olarak 36 gazetecinin tutuklanmasına dikkat çekerek şunları söyledi: "O arkadaşlarımızın düşüncesi tutuklandı. Hükümet istediğine hiçbir saman ulaşamayacağını bilsin."

Halkevleri, TKP, ÖDP, Öğrenci Kolektifleri ve CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ile Binnaz Toprak'ın da katıldığı açıklamada "Özgür basın susturulamaz" sloganı atıldı.



TUTUKLU GAZETECİLERDEN MAHKEMEDE 'MANŞET' OLACAK SÖZLER

 

Ergenekon soruşturması kapsamında aralarında gazeteciler Nedim Şener ile Ahmet Şık'ın da bulunduğu 12'si tutuklu 14 sanık hakkında açılan Odatv davasının ikinci duruşması görülmeye başlandı. Duruşmaya sanık gazetecilerin sözleri damga vuruyor.

 

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma diğerlerine oranla daha büyük olan 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılıyor.

 

Davaya bakan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı Resul Çakır'ın 22 Aralık Perşembe günü, Yargıtay üyeliğine seçilmesinin ardından İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin üye yargıçlarından Mehmet Ekinci başkanlığa atanmıştı. Geçen yıl İstanbul’daki özel yetkili adliyeye tayin edilen Ekinci, şike soruşturması kapsamında operasyonların yapıldığı hafta nöbetçi yargıçtı ve tutuklamaların çoğunu yapmıştı. Ekinci, soruşturmada kapsamında Şekip Mosturoğlu, İlhan Ekşioğlu ve Bülent Uygun gibi şüphelilerden 22’si hakkında tutuklama kararı vermişti. İstanbul’dan önce Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan Ekinci, geçen yıl Beşiktaş’taki özel yetkili adliyede görevlendirilmişti.

 

'ÇOCUĞUM BÜYÜYÜNCE EŞKIYA OLACAK'

 

Duruşmaya sanıkların kimlik tespitleriyle başlandı. Dava sanıklarından Prof. Dr. Yalçın Küçük, duruşmada mesleğini soran hakime, "Dava mankeniyim" dedi. Küçük'ün sözleri, salonda gülüşmelere neden oldu. Küçük, sorgusu sırasında “Kıbrıs Havaalanı'nı, Magosa'yı ben aldım. Gaziyim. Önemli davalara beni alırlar, konu mankeniyim. Ayrıca emekli profesörüm. Sık sık hapishaneye girerim. Her askeri idare beni üniversiteden uzaklaştırır da…” dedi.

 

Küçük'ün kimlik beyanının ardından Ahmet Şık, Nedim Şener, Barış Terkoğlu ve Soner Yalçın da kürsüye geldi. Sanıklar, kimlik bilgilerine ilişkin soruları yanıtladı. Bu sırada, duruşma hakimi Soner Yalçın'a "Geliriniz ne kadar?" diye sordu. Soner Yalçın, "3 bin ile 13 bin arası" dedi. Hakim, "10 bin mi yazalım?" diye karşılık verdi. Soner Yalçın da bunun üzerine, "Kayseri usulü olsun 5'te anlaşalım" dedi. Yalçın'ın bu sözleri de salonu güldürdü.

 

"30 YILLIK GAZETECİYİM, İDDİANAMEDE TERÖRİST YAZIYOR"

 

Yalçın'ın ardından kürsüye gelen Barış Pehlivan ve Müesser Uğur'un da kimlk beyanları dinlendi. Uğur'un "Mesleğiniz nedir?" sorusuna, "30 yıllık gazetecinin ama iddianamede terörist yazıyor" şeklinde yanıt vermesi üzerine, Hakim, "Estağfurullah" dedi. Davanın tutuksuz sanığı İklim Bayraktar da kimlik beyanında, "Türk medyasına rağmen hala evliyim. Medya beni komplocu ve şantajcı yaptı" diye konuştu.

 

Gazeteci Ahmet Şık ise kimlik tespiti sırasında sorulan soruyu, "Bir çocuğum var, büyüyünce eşkiya olacak." diyerek yanıtlarken tutuklu gazetecilerden Müyesser Yıldız, "Son bir yıla kadar gazeteciydim. şimdi teröristim" dedi. Bir süre önce eşini kaybeden Doğan Yurdakul da kimlik tespiti için sorulan soruyu, "Tutuklandığımda evliydim, şimdi dulum" diyerek yanıtladı.

 

TRT SPİKERLERİ İDDİANAMEYİ OKUYOR

 

Kimlik tespitlerinin ardından Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız’ın hazırladığı 134 sayfalık iddianamenin okunmasına geçildi. İddianamede adı geçen Kaşif Kozinoğlu'nun "tutuklu" diye okunması üzerine salondan tepki gelince hakim, "Öldüğü anlaşılmıştır" diye düzeltti. Mahkemede bulunan gazeteciler, iddianamenin okunmasının 2 saat süreceğini ifade ediyor. İddianameyi okuması için iki TRT spikerinin görevlendirildiği de öğrenildi. Hakim, salondaki bazı izleyicilerin, cep telefonlarıyla iddianameyi kaydettiği şüphesiyle bir uyarı yaptı ve telefonların kapatılmasını talep etti. Salondaki gazeteciler, Twitter hesaplarından dakika dakika mahkeme salonunda yaşanan gelişmeleri kamuoyuyla paylaşıyor. Ancak salondaki sandalye sayısı sınırlı olduğu için bazı izleyicilerin çıkıp yerine başka izleyicilerin girdiği de gelen haberler arasında.

 

Çağlayan Adliyesi önünde de ciddi bir kalabalık bekliyor.

 

41 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

 

İddianamede, Nazlı Ilıcak şikayetçi olarak yer alırken, tutuklu şüpheliler Yalçın Küçük, Soner Yalçın, Ahmet Şık, Hanefi Avcı, Nedim Şener, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Doğan Yurdakul, Müesser Uğur, Coşkun Musluk, Sait Çakır ve cezaevinde geçirdiği rahatsızlığın ardından hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu ile tutuksuz şüpheliler Ahmet Mümtaz İdil ve İklim Ayfer Kaleli sanık olarak bulunuyor. Sanıklar hakkında yedi buçuk yıldan 41 yıla kadar değişen hapis cezaları isteniyor. (radikal.com.tr-ANF)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.