Pencere Tiyatro Grubu'nun odağında 'kadınlar' var

 Ercan Jan Aktaş / Demokrat Haber

Vartolular Derneği Sultangazi Şubesinde çalışmalarını sürdüren Pencere Tiyatro Grubu’nun odağında kadınlar var.

Afife Jale'nin Hayatı, Kadınlık Bizde Kalsın, Slogan Bulamadım adlı oyunları sahneleyen Pencere Tiyatro Grubu’yla çalışmalarını konuştuk:

Ne zamandan bu yana bir araya geldiniz?

Ebru Sarıkaş: 2013 yılında Vartolular Derneği Sultangazi Şube başkanı sayın Sibel SARIKAŞ'ın girişimiyle tiyatro hocalarımız Bahar Yavuz Karaman ve Ahmet Öztürk'ün büyük emek ve çabalarıyla bir araya geldik.

Çoğunluğu kadınlardan oluşan ekibimiz içinde çalışan, evli ve öğrenci olan arkadaşlarımız var. Haftanın bir günü olan iznimizi tiyatroya ayırıyoruz. Karşılaştığımız aile, eş ve toplum baskısına rağmen bir arada kalabilmenin emeği ile bu baskıları meşrulaştırmaya çalışanlara karşı  da savaşıyoruz. Maddi hiç bir beklentimizin olmadığı bir emek ile bir araya gelen bizler, kadınlara yalnız olmadıklarını, haklı yaşam mücadelelerinde birçok sıkıntının üstesinden gelebileceklerini ve bunu başarabileceklerini oyunlarımızla anlatıyoruz. Bizi izleyenlerin bizi izlemekten öte bizlere de katılmalarını istiyoruz.

Kadına yönelik şiddetin kınandığı, protesto edildiği eylemlere katılıyoruz, kadın arkadaşlarla konuşuyor ve çalışmalarımızdan bahsediyor ve bize katılmalarını talep ediyoruz.

Bizleri bir araya getiren ve emekleri büyük olan Sibel Sarıkaş, Bahar Yavuz Karaman, Ahmet Öztürk ve ekibimizde Kadınlık Bizde Kalsın oyunumuzda yer alan ve yine kadınlara yönelik çalışmalarımızda bizleri yalnız bırakmayan arkadaşlarımız Ümit Sönmez, Mahmut Metin, Ersal Sarıkaya, Gülizar Metin, müziklerimizde bizlere yardımcı olan arkadaşlarımız Halil İbrahim Çoğan ve Kemal Balcı'ya teşekkürler ediyoruz.

Nasıl bir tiyatro grubusunuz?

Sevgi Fırat: Pencere ekibi kısıtlı koşullarla bir araya gelmiş emeğin en yalın halidir. Maddi beklentisi olmayan çağın bütün sıkıntılarını dillendiren ve bunu net tavrıyla ortaya koyan bir ekip anlayışı, ruhu ile bir aradayız.

Pencere sadece oyun çıkarmıyor hayatın kendisini oyun biçimine sunuyor, buyrun bunlar, sen, o, ben, biziz diyor bundandır devamlılığı.

Pencerenin duyarlılığı toplumu kanatan yaraların anneler üzerindeki psikolojik etkilerini anlatabilmektir.

Çalışmalarına Vartolular Derneği’nde devam eden Pencere sosyal ve siyasal sürece değinmeye çalışarak bu alandaki boşluğu doldurmayı hedefliyor.

Mahallemizde kadınların yaşamında uyanış olarak niteleyebileceğimiz çalışmalarımız oldu.

Oyunlarımızı daha çok kadınlar izlemeye geliyor ve aynı zamanda sahne dekorunda bizlere yardımcı oluyorlar. Bu dayanışma aramızda daha sıkı bir iletişim geliştiriyor.

Gününü daha çok tv izleyerek, ev işi yaparak geçiren kadınlarda bir farkındalık ve uyanış yaratmak istiyoruz. Bu farkındalık ve uyanış kadınların yaşama daha çok dahil olmalarını ve belki de hayallerini gerçekleştirme olasılığını geliştirecektir.

Bu müzikal bir eylem olur, tiyatro olur, siyasi bir çalışma olur veya bir sivil toplum örgütü olabilir. Kadınlarda bu anlamda da farkındalık yaratmaya çalışan bir ekibiz...

Şimdiye kadar neler yaptınız?

Nursel Duyan: Evli, iki çocuk annesi ve aynı zamanda çalışan bir kadınım. İki yıldır Pencere ekibiyle birlikte sosyal ve kültürel birçok etkinliğe katıldık. Toplumsal sorunlara duyarsız olmayan ekibimiz 8 Mart Emekçi Kadınlar günü etkinliği ile her yıl Vartolular Derneği Sultangazi Şubesinde oyunlarını sergilemekte.

Katıldığımız bazı etkinlikler; 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü Varto-Der, Anneler Günü etkinliği Haldun Dormen tiyatrosu, 2 Temmuz Sivas'ı anma etkinliği Gazi Şehir Parkı, Sanat Meclisi Halk Festivali Gazi Şehir Parkı, Aleviler Derneği Kemerburgaz pikniği, Gazi Dört Mevsim Kültür Sanat Girişimi Gezi'yi anma etkinliği, Pendik-Esenyalı Halk Festivali, Partizan'ın ailelerle dayanışma gecesi gibi etkinliklerde yer aldık. Şuana kadar oynadığımız oyunlar; Afife Jale'nin Hayatı, Kadınlık Bizde Kalsın, Slogan Bulamadım.

Konularınızı daha çok nereden alırsınız? Sizi bir araya getiren etkenler nelerdir?

Aysel Gülcan Çoğan: Bizler ekip olarak bir araya geldiğimiz andan itibaren sistemin, kadın ve toplum üzerindeki baskısı ile yarattığı kaosun farkındayız. Bu farkındalık duyarlılığımız ile bütünleşince dolayısıyla konularımızı toplumsal olaylardan ele almış oluyoruz.

Toplum vicdanında yara açmış olayları sorguluyor, yansıtıyor ve paylaşmaya çalışıyoruz. Yalın bir ekip ruhu olan grubumuz, oyunlarında toplumsal olarak yaralayan yaşanmışlıkları sahneye taşıyarak bulunduğu bölgede yaşama tiyatral bakış açısıyla kadını, çocukları ve güncelliğini koruyan olayları anlatmaktadır.

Özellikle kadına yönelik her türlü şiddetin en üst düzeyde yaşandığı bir süreçte yaşadığımız semt olan Gazi mahallesinde yaşamı dört duvar arasına sıkıştırılmaya çalışılan kadınlara ulaşmaya çalışarak onlara, aile olmadıklarını KADIN olduklarını hatırlatmaya çalışıyoruz.

Bu çalışmalarımızı gerçekleştirirken oyunlarımızla emeğimizin karşılığını alıyoruz ve biz kadınların yaşamında umut verici değer var ediyor. Oyunlarımızda vicdan sorgusu bizler için oldukça önemli çünkü; yaşamsal olarak bizlerinde etkilendigi ve vicdanen kayıtsız kalamayacağımız durumlar var. Roboski, Gezi, Lice, Rojava, Ermeniler, cemevleri, devlet dersinde öldürülen çocuklar, LGBTİ bireyler vb birçok konu ile ilgili olarak tiyatral anlamda iki yılı askın bir süredir devam ediyor çalışmalarımız.

İnsanın insana insanca değer verebileceği olgusuna olan inancımız bizi bir arada tutan etkendir. Bu anlamda bireysel olmaktan çok kolektif bir çalışmanın ürünü olan oyunlarımız için gündemi takip ediyor, köşe yazıları, blog yazıları ve bire bir bazı durumlara tanıklık yapmış veya yaşamış kişilerle görüşüyoruz.

Şuan devam eden oyunumuz "Slogan bulamadım" Gezi direnişi ve hemen sonrasında Ortadoğu’da gelişen sürecin travmatik boyutunu sosyal olarak anlatmaktadır. Oyumumuz özellikle kadınlara hitap etmektedir. Dünyada büyük bir yankı uyandıran Rojava Kadın Devrimiyle birlikte Kadının yaşama kattığı anlam ve değerin özü itibari ile kadını kadına ve topluma anlatmaya çalışıyoruz. Hangi sebeple olursa olsun, şiddetin her türlüsüne karşıyız. İnsanın insanı öldürmeyeceği, canlı hiç bir varlığın zarar görmeyeceği, çocukların oyun oynarken ölmeyeceği-öldürülmeyeceği, kadının yaşam hakkına yönelik bütün saldırıların son bulacağı bir dünya dileğimiz var bizimde. Çalışmalarımız bundan sonrada bu temelde olacak.

Şimdi elinizde bir çalışma var mı?

Nursel Duyan: Şuan Slogan Bulamadım oyunumuz devam ediyor. Gezi süreci ile ortaya çıkan oyunumuzu hocamız Ahmet Öztürk ile birlikte hazırladık. Oyunumuza Roboski, Rojava, Sengal, Kobani'deki gelişmeleri ekleyerek kadın olarak hissettiklerimiz ve bizlere yansıyan hali ile devam ediyoruz. Yaşanan savaşların, ölümlerin getirdiği acıları bizlerde unutmak istemiyor ve unutturmak istemiyoruz. Dileriz bu ölüm ve acıların yerini barış ve eşitlik alır, bizlerde bir gün barışı anlatan oyunlar sahneleriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali 1 yıl önce

Gurubumuzun sloganı