Orhan Pamuk, politikacıların gazetecilere karşı tehditkar olduğunu söylerken “Gazeteciler dayak yiyor, hapse atılıyor, öldürülüyorlar. Baş muhalif gazetenin genel yayın yönetmeni, yakın arkadaşım hapse atıldı. Ne söyleyebilirim ki? Çok kızgın ve üzgünüm” dedi. Pamuk, Tahir Elçi'nin öldürülmesi için "“Korkunç bir eylemdir, çünkü barışçıl bir adama, Kürt meselesinin seçkin bir temsilcisine karşı yapıldı" dedi.

Orhan Pamuk, İtalyancaya “La stranezza che ho nella testa” adıyla çevrilen “Kafamda bir tuhaflık” romanının tanıtımını, önceki akşam Torino kentindeki Carignano Tiyatrosu'nda gerçekleştirdi.

Pamuk, Türkiye'de son zamanlardaki siyasi olayların ise korkunç olduğunu dile getirdi.

“Politikacılarımız daha da toleranssızlar, özellikle gazetecilere karşı tehditkarlar” ifadelerini kullanan ünlü yazar, “Gazeteciler dayak yiyor, hapse atılıyor, öldürülüyorlar. Baş muhalif gazetenin genel yayın yönetmeni, yakın arkadaşım hapse atıldı. Ne söyleyebilirim ki? Çok kızgın ve üzgünüm” diye konuştu.

ELÇİ'NİN ÖLDÜRÜLMESİ KORKUNÇ BİR EYLEMDİR

İl Mattino gazetesine özel açıklamalar da yapan Pamuk, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesine yönelik tepkisini ise, “Korkunç bir eylemdir, çünkü barışçıl bir adama, Kürt meselesinin seçkin bir temsilcisine karşı işlendi ve aynı zamanda entelektüel sınıfa bir saldırıdır” sözleriyle ortaya koydu.

Geçmişte de bu tür cinayetlere tanık olduklarını ve bunların faillerinin bulunamadığını anlatan yazar, “Bunlar kesin bir politik stratejinin parçasıydı ve ne yazık ki o dönemlere dönüyor olduğumuz hissine sahibim, tam da Kürt azınlıkla barış girişiminin iflas ettiği zamanda” dedi.