Boris Vian'ın Paralel Hayatları

Gökhan Gençay / Halk Bank Kültür Sanat

Boris Vian, yazıyla, yazma eylemiyle meşgul olduğu süre boyunca edebiyatın durgunluk ve uyuşukluktan sıyrılması için elinden geleni ardına koymadı. Kültür endüstrisinin pohpohladığı steril kalem erbaplarıyla da, tüm dünyada saygı duyulan angaje entelektüellerle de yıldızı bir türlü barışmadı onun; konformist anlayışla kavga etti, bireysel özerkliğinden hiç taviz vermedi.

Modernist yazını derinden etkileyen yazarlardan biri Boris Vian. Aslında onu sadece yazar olarak tanımlamak da yanlış olur. Boris Vian, kısa süren ömrüne pek çok şey sığdıran bir yaratıcı, hiç durmadan üreten bir insan. O tiyatro oyunları da yazdı ve sahneledi, filmlerde de oynadı, bale ve opera metinlerine, şarkı sözlerine de imza attı, mühendislik diploması da aldı, trompet de çaldı... İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’sının, özellikle de Paris’in, bohemlerin cirit attığı kültürel atmosferinin önemli simalarından biriydi. Zeki, yaratıcı, sivri dilli, nüktedandı ve yaşam enerjisiyle doluydu. Varlığıyla ışık saçtığı her yerde büyük ilgi gören, emek harcadığı her konuda, en az söz konusu mevzunun ileri gelenleri kadar saygınlık kazanabilen eşsiz bir insandı Boris Vian.

Boris Vian, akla hayale sığmayacak yeteneklere sahipti. Henüz 39 yaşında bu dünyadan terki diyar eylemiş bir insanın beş roman, pek çok şiir ve öykü, sayısız tiyatro oyunu ve kabare, dört yüze yakın şarkı sözü, dokuz bine varan makale kaleme almış olması, ayrıca bunlara ek olarak caz müzisyenliğiyle iştigal edip sanat yönetmeni ve müzik eleştirmeni olarak çalışması ve İngilizce romanlar çevirmesi de bunu kanıtlıyor zaten. 12 yaşından beri kalp yetmezliği çeken biri için fazlasıyla yorucu, yıpratıcı bir hayatı oldu Boris Vian’ın. Yenilikçi, radikal, cesur bir yazardı o, yerleşiklik kazanmış alışkanlıkları hiçe saymaktan çekinmediği gibi, entelektüel cemaatin konformist iç nizamından da hep tiksindi.

Her zaman sansürle ve eleştirmenlerle uğraştı. Isırgan bir alaycılıkla kaleme aldı eserlerini. Sisteme yönelik derin öfkesini, yaptığı sözcük oyunları aracılığıyla romanlarının diline içkin kıldı Vian. Bilinçaltının karanlık yönlerine uzanmayı da ihmal etmedi. Edebiyatta ve yaşamda kabul gören kuralları, değer yargılarını hınzır bir bakış açısıyla sarsmaktan vazgeçmedi. O gerçek bir yıkıcıydı. Fantastik hayal gücünün ürünü olarak sürreel durumlara kapı açardı romanlarında. Bireye, bireysel özgürlüklere çubuğu büküyordu Boris Vian; her çeşit dünya görüşünün, ideolojik tabunun bireyin yaşam enerjisini zayıflattığını, bu zayıflatma çabalarına barikat olunması gerektiğine inanıyordu. Renkli mizah anlayışını en uç noktalara kadar taşıdı; sanatsal yaratıcılığın, zihinleri aşındırmanın, yıkıcılığın ufkunu genişletti. Böylesine özgür ruhlu bir adamı herhangi bir akıma dâhil etmek, bir akımın perspektifinden değerlendirmek bu nedenle imkânsız.

Boris Vian’a göre, her zaman ”sonunda kitleler haksız, bireyler haklı çıkardı”. Ölümlü dünyada soluk alıp verildiği müddetçe, toplumsal planda kutsal addedilen her şeye saldırmaktan geri durmamak lazımdı. Lafazanlardan, fildişi kulelerden ahkâm kesen sıkıcı entelektüellerden biri olmamak için hayatın ritmini yakalamak şarttı. Vian, yazıyla, yazma eylemiyle meşgul olduğu süre boyunca edebiyatın durgunluk ve uyuşukluktan sıyrılması için elinden geleni ardına koymadı. Kültür endüstrisinin pohpohladığı steril kalem erbaplarıyla da, tüm dünyada saygı duyulan angaje entelektüellerle de yıldızı bir türlü barışmadı onun; konformist anlayışla kavga etti, bireysel özerkliğinden hiç taviz vermedi. Bu uğurda, tekniğin siyasal temayüllerin tümüne üstünlüğünü ispat etmek amacıyla, dönemin gözde akımlarından varoluşçuluğa karşı bir kitap yazmaya bile soyundu. Varoluşçuların felsefi öncüsü Jean-Paul Sartre’la kişisel ahbaplığı bile karşıt düşüncelerini cesurca ifade etmesine engel olmadı.

Boris Vian’ın kısa ama zengin hayatına vâkıf olmak isteyenler için paha biçilmez bir çalışma kitapçı raflarında yerini aldı. Noel Arnaud’nun kaleme aldığı “Boris Vian’ın Paralel Hayatları”, bizzat Vian’ın yazdığı metinler ve bu metinlerle ilgili belgelerden oluşan özenli bir derleme. Arnaud, kapsamlı çalışmasını Boris Vian’ın on parmağında on marifet yetenekleri ekseninde sahip olduğu çoklu kimliklere göre bölüm başlıklarına ayırmış. Vian’ın çocukluk ve ergenlik dönemlerini özetledikten sonra, onun dehasını yansıtan meşgalelerini, belgeler ve özel anekdotlar sunarak okurla paylaşıyor. Romancı, mühendis, müzisyen, figüran, köşe yazarı, çevirmen, konferansların adamı, şair, sosyete adamı, sanat yönetmeni Boris Vian’ı, bu kimlikler çerçevesinde ele alıyor Arnaud. Bunların yanı sıra, Vian’ın başından geçen evlilikler, çıktığı seyahatler, hastalığının ilerlemesi süreci ve trajik ölümü için de ayrı başlıklar açıyor.

Boris Vian’ın Vernon Sullivan mahlasıyla yazdığı meşhur “Mezarlarınıza Tüküreceğim” romanının yayımlanma serüveni, kitabın dünyada kopardığı fırtına tüm boyutlarıyla aktarılıyor “Boris Vian’ın Paralel Hayatları”nda. Arnaud, Vian’ın otomobil merakı, müdavimi olduğu Paris’in Saint Germain des Pres bölgesindeki bar ve kafelerin şehrin kültürel hayatında oynadığı rol, Sartre’la olan kişisel husumetinin nedenleri, patafizik anlayışının gelişimi, çalakalem birkaç dakika içinde yazdığı şarkıların Fransız rock’ının filizlenmesine yaptığı etkiler gibi Vian’ın hayatına dair pek çok ilginç bilgiyi okurlara sunuyor. “Boris Vian’ın Paralel Hayatları”nda yer verilen Vian metinlerinin hemen hemen hepsinin daha önce yayımlanmamış metinler olduklarını da belirtmek gerek.

“Boris Vian’ın Paralel Hayatları”, yirminci yüzyılın eşsiz karakterlerinden Boris Vian’ın hayatı, düşünceleri üzerine yazılmış, tanıklıklar ve belgelerle zenginleştirilmiş nitelikli bir çalışma. Arnaud, bu kitabı hazırlarkenki biricik kaygısının okurlara gerçek bir Boris Vian imgesi sunabilmek olduğunu özellikle belirtiyor. Arnaud’nun, Beat Kuşağı’nın ABD’de yarattığı sarsıntının bir benzerini Avrupa kültür ortamında yaratmayı başaran Boris Vian gibi efsanevi bir ismin “hayat dökümünü” sunma gibi zorlu bir işin altından alnının akıyla çıktığını teslim edelim. Kitabın sayfaları arasında gezinirken her satırda Bori Vian’ın sesini duyuyormuş gibi hissetmemiz de Arnaud’nun başarı hanesine yazılmalı. Vian’ın kelimelerle tarif edilemeyecek yaratıcı enerjisi karşısında bir kez daha büyülenmemize vesile olması bile “Boris Vian’ın Paralel Hayatları”nı okumak için yeterli bir neden.

Boris Vian’ın Paralel Hayatları

Yazar           : Noel Arnaud

Çeviren        : Alev Er

Yayınevi       : İletişim Yayınları

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.